Akif Arslan’ın Haberhayat ile Röportajı

Akif Arslan’ın Haberhayat ile Röportajı

Arslan ailesinden Bafra’ya işletme fakültesi
Kuyumcu Akif Arslan, babası Selahattin Arslan’ın okul yaptırma vasiyeti üzerine, Bafra’ya işletme fakültesi kazandırmak için çalışmalara başladı. Babasının vasiyeti üzerine annesi Fevziye Arslan adına fakülde yaptıran Arslan, hem babasının vasiyetini yerine getirmenin hem de hayır projesi içerisinde yer almanın mutluluğunu yaşıyor. Projeyi hayata geçirmek için azami çaba gösteren Akif Arslan ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Rıdvan Kızılkaya ile önümüzdeki eğitim- öğretim döneminde tamamlanacak olan Hacı Fevziye Arslan İşletme Fakültesi’nin tüm detaylarını konuştuk.

HABERHAYAT: Sizi tanıyabilir miyiz? Kendinizden biraz bahseder misiniz?
ARİF ARSLAN:
 1971 yılı Bafra doğumluyum. Aslen Trabzonluyum. Evli ve 3 çocuk babasıyım. Tekstil, kuyumculuk ve inşaat işiyle ilgileniyorum. Tekstilde ARS markalı patentli ürünler olan okul ve iş elbiseleri, eşofman takımları ve penye yapıyoruz. Tekstil firmamızın adı Arslan Tekstil. 1996’dan bu yana Kuyumcu Akif adında kuyum işletmemiz var. Aynı zamanda ARS İnşaat markasıyla inşaat sektöründe de yer alıyoruz.

HABERHAYAT: Üç ayrı sektörde yer almak zor olmuyor mu?
ARİF ARSLAN:
 Zor oluyor tabii ki fakat ailemiz kalabalık. Kuyumculukla ve inşaat ile ben, tekstille yeğenlerim ilgileniyor. Zor ve yorucu ama severek yaptığım için yorulmuyorum.

HABERHAYAT: Bafra’da yapımına başlamış olduğunuz Hacı Fevziye Arslan İşletme Fakültesi’nden bahseder misiniz?
ARİF ARSLAN:
 Rahmetli büyük babam, babam ve amcamdan bir şey istemiş. Diyor ki; “Cami yaptırın.” Amcam 1983 yılında vefat ediyor, babam Selahattin Arslan bir yıl sonra camiyi yaptırıyor. Caminin adı benim ismim olan Hacı Akif. Babam eğitimi çok destekleyen birisidir. Ölmeden 6-7 ay önce, “ Bu memleketin ekmeğini yiyoruz. Cami yaptık bir de okul yaptıralım devlete” dedi. Babam vefat ettikten sonra vasiyetini unuttum. Rüyalarıma giren babam, benimle konuşmuyordu. Arkadaşıma rüyamı anlattığımda bana: “ Babanın vasiyetini yerine getirdin mi?” dedi. Vasiyeti yerine getirmediğimi fark ettim, durumu ailemle paylaştım ve üniversitenin inşaat çalışmalarına başladık.
Fakülte, 70’er kişilik kapasiteli 8 sınıftan oluşuyor. 600 kişilik öğrenci kapasitesi olan fakültenin, laboratuvarları ve seminer salonları da bulunmakta. Sınıfların alanı çok geniş. İstenildiği takdirde sınıflar ikiye bölünerek de kullanılabilir.
RIDVAN KIZILKAYA: 8 Nisan 2016 tarihinde Resmi gazetede Bafra İletişim Fakültesi duyuruldu. Projenin yürürlüğe girmesi için, üniversitenin de ücreti karşılaması gerekiyordu ki bu konuda Akif bey de yardımcı oluyor. Akif bey, üniversitenin fiziki ihtiyacını karşılayınca, üniversite olarak bize düşen de buradaki eğitim-öğretim faaliyetlerini gerçekleştirmek adına adım atmak oldu. Fakültede yapı itibariyle dört bölüm yer alacak. Önümüzdeki günlerde iki bölümün açılışını yapacağız.

HABERHAYAT: Peki, Hacı Fevziye Arslan İşletme Fakültesi ne zaman tamamlanacak?
ARİF ARSLAN:
 Üniversitenin mimarisini Numan Kama yapıyor. Çalışmalar şu an çok iyi ilerliyor. Fakülteyi 30 Haziran 2018 tarihine kadar bitirmeyi planlıyoruz.

HABERHAYAT: Fakülde yer alacak dört bölümün ismi nedir?
RIDVAN KIZILKAYA:
 Fakültede dört bölüm olacak. Bu bölümlerden ikisi Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik ile Ekonomi ve Finans. Diğer iki bölüm YÖK’te ve resmi gazetede Sağlık Kurumları İşletmeciliği ve İşletme olarak geçiyor ama hangi bölümleri açacağımıza Bafra’nın sosyal dinamikleriyle oturup karar vermemiz lazım. Bafra’da bir üniversite açılıyorsa, bunun ilçeye bir katma değerinin olması lazım. Üniversite öğrencisi okulunu bitirdikten sonra işsiz kalacaksa, bu doğru bölüm açma tarzı olmayacak. Bölgenin ya da ilçenin dinamiklerini göz ardı ederek bölüm açmayı düşünmüyoruz. Yavaş yavaş gidelim, her yıl bir bölüm açalım ama ayakları yere basan bölümler olsun istiyoruz. Sigortacılık ve Sosyal Güvenlik bölümü, devlet üniversitelerinde olmayan özel üniversitelerde olan bölümler. Yükseköğretim sisteminde amaç, sadece teoride derslere giren öğrencinin okulu bitirdikten sonra diploma alması ise; bu fakültenin Bafra’da, Çarşamba’da ya da kampüste olması hiçbir şey değiştirmiyor. Ama amaç yükseköğretim sisteminde öğrenciyi yetirmek olmalı. Üniversite sadece eğitim-öğretim alanlarının yönetildiği bir yer değil. Aynı zamanda Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüldüğü bir alan. Yani fakülte açıldığında orada bulunan akademik çevre Bafra’ya bir şeyler sağlamalı.

HABERHAYAT: Babanız özellikle okul yapmanızı vasiyet etmiş. Neden özellikle okul yaptırmak istemiş?
ARİF ARSLAN:
 Büyük babam çocuklarının okumasını istemiş. “Okumasanız bile okuyana yardım edin” demiş. Babam da okumayı ve okuyanı çok severdi.

HABERHAYAT: Proje ile ilgili destek gördünüz mü?
ARİF ARSLAN:
 Projeyle ilgili yurt içi ve yurt dışından büyük geri dönüşler aldık. Projemizde Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin büyük desteğini gördük. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sait Bilgiç’e proje ile ilgili bilgi verince, proje ile yakından ilgilenmesi için dekan atadı.

HABERHAYAT: İleride de yardım projelerinde yer almayı düşünüyor musunuz?
ARİF ARSLAN:
 İşin içerisine girince daha güzel projeleri hayata geçirmek istiyorsunuz. Örneğin; “ Babam için bir okul yaptırdım, annem için neden yaptırmayayım?” diyorsunuz. Bu tarz hayır projelerinin içerisinde yer almak çok güzel bir duygu. Allah herkese nasip etsin.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
ARİF ARSLAN:
 Bir ülkenin eğitimle en güzel yerlere gelebileceğine inanıyorum. Bunun için bizler de naçizane elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Bizleri üniversite projemizin yapım aşamasında destekleyen herkese çok teşekkür ederiz. Böylesine önemli bir projeyi sayfalarınıza taşıdığınız için sizlere ayrıca teşekkür ederim.
Mehtap YILDIZ

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir