Ali Burak CEYLAN

İzleyicinin kalp atışını hızlandıran oyuncu, Ali Burak Ceylan

Reyting rekorları kıran Kara Sevda dizisi ile yıldızı parlayan yetenekli oyuncu Ali Burak Ceylan, ardından beğenilerek izlenen Kalp Atışı’nın hırslı doktoru Oğuz karakteri ile izleyicinin kalp atışını hızlandırdı. Başarılı oyunculuğu ve yakışıklılığı ile kendine hayran bırakan Ceylan, sosyal sorumluluk projelerine verdiği destekle de takdir topluyor. Atçılık ve antrenörlük eğitimi alan ve bir dönem bedensel ve zihinsel engelli kişilere atla terapi olanağı sağlayan Ceylan, şimdilerde işitme engellilerin toplumun içinde daha çok yer alması için destek veriyor. Tufan ve Oğuz karakterinden sonra sürpriz bir projeyle izleyici karşısına geçmeye hazırlanan, son dönemin en gözde oyuncularından Ali Burak Ceylan ile oyunculuk serüveninden sosyal sorumluluk projelerine kadar her şeyi konuştuğumuz keyifli söyleşinin detayları sizlerle…

HABERHAYAT: Samsun’a hoş geldiniz. Daha önce gelmiş miydiniz Samsun’a? Nasıl buldunuz?

ALİ BURAK CEYLAN: Hoş bulduk. Biz teşekkür ederiz ilginize. Daha önce Elif Özkul ile birlikte kısa bir gezinti için gelmiştim Samsun’a. Çok güzel bir hava karşıladı bizi Samsun’da. Hem Samsun halkının hem sizlerin enerjisi ve güler yüzü ile Samsun bir kez daha bize ‘hoş geldiniz’ demiş oldu.

HABERHAYAT: İşitme engelliler ile ilgili önemli bir sosyal sorumluluk projesine destek veriyorsunuz. Neler söylemek istersiniz?

ALİ BURAK CEYLAN: Sağır vatandaşlarımızla ilgili bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bir gün sağır vatandaşlarımızla, işitme engeli olmayan yöneticiler, başbakanlar, bakanlar, kaymakamlar, belediye başkanları, yer değiştirmiş olsaydı nasıl bir dünya olurdu? Eviniz yanıyor, bunu bildirmek için itfaiyeyi arıyorsunuz, telefonun başında sağır bir vatandaş var. Evinizin yandığını söylüyorsunuz ama duymuyor. Eviniz yanıyor, kül oluyor. Doktora gidiyorsunuz. Büyük bir hastalığınız var, belki de öleceksiniz. Belki bir kurşun var bedeninizde, ameliyat olmanız gerekiyor ama doktor söylediğinizi anlamıyor. Bir belediyede işleminiz var. Sağır bir belediye başkanına derdinizi anlatıyorsunuz, sizi anlamıyor. Öğretmeniniz sağır, soru soruyorsunuz cevap veremiyor. Dünyada bir gün işitme engeli olanlar ve olmayanlar yer değiştirmiş olsaydı, bu zorluklarla karşılaşabilirdik ama bu zorluklarla şu anda o insanlar karşılaşıyor. Duyan, konuşan, rahat iletişim kuran bizler, çoğunlukta olduğumuz için bu durumun farkına varamıyor, onları anlayamıyoruz.

HABERHAYAT: Peki, bu durumu iyileştirebilmek için neler yapabiliriz? Farkındalığı nasıl arttırabiliriz?

ALİ BURAK CEYLAN: Sağır vatandaşlarımızın bu durumunu nasıl avantaja çevirebileceğimizi düşünmemiz gerekli. Mesela; neden güvenlik görevlileri sağır vatandaşlardan oluşmasın? Dünyanın bence en iyi hareket gözlemleyen insanları işitme engelliler. Samsun’da 8 bin sağır vatandaş var. Hastaneye gittiklerinde dertlerini anlatabilecekleri beden dili uzmanı neden olmasın? Bir sağır vatandaşımız, “Ben dizileri izliyorum ama anlamıyorum. Dizilerin internete giren bölümlerinde alt yazı olsun istiyoruz” dedi. Bunun için girişim başlattık. Herkes kendi meslek grubu ile alakalı elini taşın altına koyabilmeli.

HABERHAYAT: Atçılık ve antrenörlük bölümü mezunusunuz. Atla rehabilitasyona yönelerek bedensel, zihinsel engelli kişilere terapi hizmeti verdiniz. Tedavilerden nasıl sonuçlar aldınız?

ALİ BURAK CEYLAN: Down sendromlu, otizmli, bedensel ve zihinsel engelli kişilere birçok terapi çalışmalarında bulunduk. Down senromlu ve otizmli çocuklarımızda, genellikle hiperaktiflik ve neden sonuç ilişkisi kuramama durumu var. Özellikle otizmli çocuklar genellikle kendi yemeklerini kendileri yiyemez durumda bize geliyor. Tuvalet ihtiyaçlarını kendileri karşılaşamıyorlar. Devamlı dağınık ve düzen bozan bir durumdalar. İçlerindeki enerjiyi atamadıkları için, bizim ‘yaramaz’ diye tabir ettiğimiz kılığa bürünüyorlar. Ama terapi seanslarından sonra elle tutulur, gözle görülür bir değişiklik görmek mümkün. Çocuklar yaptığımız terapiler sayesinde, kendi kişisel bakımlarını yapabiliyor. Çünkü atın tüm bakımını yapıyor, yemini kendi hazırlıyor ve yediriyorlar. Bu terapiler sayesinde kaslar çalışıyor. Bu çocuklarımız artık kendi yemekleri kendileri yiyebiliyor, temel ihtiyaçlarını kendisi giderebiliyor. Hayvanla iletişim kuramayan insanla iletişim kuramaz. Hayvanla iletişim kuruyorsa halkla iletişimi daha rahat kuruyorlar.

HABERHAYAT: Son dönemlerin en gözde oyuncularındansınız. Oyunculuğa nasıl başladınız?

ALİ BURAK CEYLAN: Konservatuvar bölümü mezunu değilim. Oyunculuk eğitimi veren özel kurumlardan eğitim aldım. O kurumlardan birinde de Hilal Saral hocamızın bir atölyesi vardı. O atölyeye katıldım. İlk projem Kara Sevda ile dizi dünyasına adım atmış oldum.

HABERHAYAT: Kara Sevda ve Kalp Atışı gibi birbirinden önemli projelerde yer aldınız. Reyting rekorları kıran dizilerde yer almak size neler hissettirdi?

ALİ BURAK CEYLAN: İnsan olarak doğuyoruz, büyüyoruz, bir meslek ediniyoruz. Büyüdüğümüz kimliğin ve çevrenin verdiği olanaklar doğrultusunda hareket edebiliyoruz. Her meslek grubunun kendi içerisinde rutin bir döngüsü var. Oyunculukla başka bir insan olmanın nasıl bir duygu olduğunu deneyimliyoruz. Örneğin; Doktor Oğuz karakterinde kullandığım cümleleri sosyal hayatta kullanamam. Turfan karakterinde kullandığım ifadeleri başka bir yerde kullanamam. Oyunculuğun bu konuda çok büyük avantajları var. Böyle önemli projelerde yer almak bir oyuncu için çok keyifli.

HABERHAYAT: Projelerde yer alırken nelere dikkat ediyorsunuz?

ALİ BURAK CEYLAN: Oyuncuyum dediğiniz anda size emanet edilen tüm karakterleri oynamanız gerekiyor. Dönem dönem isteklerimiz ve duygularımız değişiyor. Dünya, işimiz, aile durumumuzla alakalı değişimler yaşıyoruz. Dönemsel olarak yükselen duygularıma eşdeğer karakterlerde yer almak istiyoruz. Oğuz karakteri geldiğinde akademik bir dönemdeydim. Dünya, tarih ve felsefe üzerine araştırmalar yapıyordum. Böyle bir teklif gelince de kabul etmek istedim. Dönem dönem içimdeki haylaz çocuk açığa çıkıyor. Öyle bir dönem geldiğinde de bir asker ya da sokak hayatı olan bir çocuğu canlandırmak isterim.

HABERHAYAT: Hayalini kurduğunuz bir proje var mı?

ALİ BURAK CEYLAN: Asker karakterini canlandırmayı çok istiyorum. Ülke olarak da bir savaş içindeyiz. Zeytin Dalı Operasyonu başarıyla tamamlandı. Allah Mehmetçiğimize yardım etsin, onlardan razı olsun. Bir gün inşallah orada olup onlarla birlikte saf tutmak da nasip olur Ama şu an yaptığım meslekte hiç değilse oradaki coşkuyu kanıtlamak için bir asker karakterini canlandırmak isterim.

HABERHAYAT: Hayranlarınızın ilgisi nasıl? Sokakta yürümekte zorlandığınız oluyor mu?

ALİ BURAK CEYLAN: Bir insan için sevilmek, sayılmak, önem gösterilmek çok güzel. Gösterdikleri ilgiden dolayı hepsine çok teşekkür ederim.

HABERHAYAT: Oyunculuğunu beğendiğiniz isimler kimler?

ALİ BURAK CEYLAN: Oyunculuğunu tüm yönüyle beğeniyorum diyebileceğim biri yok ama birçok oyuncunun beğendiğim noktaları var. Birinin duruşu, bir başkasının bakışı, diğerinin partneri ile iletişimi, bir başkasının sahneyi dolduruşu… Hepsinden aldığım farklı özellikler var. Kelly Görky’in oyunculuğunu çok beğeniyorum. Kendisi idolüm.

HABERHAYAT: Birçok oyuncu kendi filmlerini izlemiyor. Peki, siz rol aldığınız filmleri izliyor musunuz?

ALİ BURAK CEYLAN: İşlerimi izliyorum. Ama haftanın 5 günü çalıştığımız için, kalan 2 günün tamamen benim olsun istiyorum. Kalan iki günde beş günün senaryosuna çalışıyorum. Ama elimden geldiğince yer aldığım projeleri izliyorum.

HABERHAYAT: Yeni projelerinizden bahseder misiniz?

ALİ BURAK CEYLAN: Elimizde hem dizi hem de sinema olarak birçok proje var. Andırgrand bir işle izleyici karşısına geçebilirim. Sokak hayatının, sokaktaki gerçek hikayelerin anlatıldığı, naiflikten saykoluğa giden bir adamın hikayesinin anlatıldığı bir proje olabilir.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?

ALİ BURAK CEYLAN: Yaptığım işlerde, oynadığım karakterlerde her zaman bir dava olsun istiyorum. İnşallah canlandırdığım karakterlerin içlerinde barındırdıkları duygulara dokunabiliyor, onları açığa çıkartabiliyorumdur. İzleyicilerin yaptığımız işleri izlerken empati kurmalarını, kendilerine dip notlar çıkarmalarını tavsiye ederim.

Röportaj: Mehtap YILDIZ

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir