Ebru KURAL’ın Haberhayat ile Röportajı

EBRU KURAL
Sevilen oyuncu
Ebru Kural

Levent Kırca- Oya Başar Tiyatrosu ile oyunculuk hayatına adım atan Ebru Kural, ardından televizyon programlarının klasikleri arasına girmiş olan ‘Olacak O Kadar’ kadrosunda yer aldı. Yıllardır tiyatro oyunlarıyla oyunculuk yolculuğuna devam eden sevilen oyuncu Kural ile tiyatroya ve oyunculuğa dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

HABERHAYAT: Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
EBRU KURAL:
 1971 yılı Samsun doğumluyum. 4 yaşındayken babamın işi nedeniyle İstanbul’a gelmişiz. Babam serbest meslek sahibi, annem ise ilkokul öğretmeni. İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Fakültesi mezunuyum. Üniversite birinci sınıfta, Oya Başar-Levent Kırca Tiyatrosu kadrosuna, Gereği Düşünüldü adlı oyuna dansçı olarak katıldım. Oya abla ve Levent ağabeyin isteğiyle kadroda oyuncu olarak devam ettim. Hem tiyatroda hem Olacak O Kadar adlı televizyon programında oyunculuk yaptım. Bu arada üniversiteden mezun oldum ama artık hayatım oyunculuk olmuştu. Olacak O Kadar seti bir okuldu ama ben yine de tamamlayıcı bir eğitim almak istedim. Oya ablamın da desteğiyle Marmara Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nde master yaptım. Şu anda evli ve iki çocuklu bir anneyim.

HABERHAYAT: ‘Olacak O Kadar’ gibi efsane bir programda uzun yıllar çalıştınız. Yeniden tiyatro yapmak istiyor musunuz?
EBRU KURAL:
 Aslında Oya Başar-Levent Kırca Tiyatrosu sonrası pek çok tiyatroda rol aldım. Hepsi keyifli anlar olarak yer aldı hayatımda. Tabii ki bundan sonra da uygun projelerde yer almaktan mutluluk duyarım. Oyunculuk bugün yapılıp yarın bırakılabilecek bir meslek değil, bir hayat biçimi. Herhangi bir projede yer almadığınız dönemde de bir beslenme süreci oluyor. Gözlemleriniz, hayat tecrübeleriniz yenileniyor.

HABERHAYAT: Türkiye’deki tiyatrolar hakkında neler düşünüyorsunuz?
EBRU KURAL:
 Tiyatro yapması zor bir ülkede yaşıyoruz. İçerik malzememiz bol, seyirciyle buluşmaya çalışmamız zor. Yurt dışında bir tiyatroya gittiğinizde, kapıdaki kuyruğu görünce gıptayla bakıyorsunuz. Oysaki birbirinden değerli, donanımlı o kadar çok tiyatro oyuncumuz var ki. Bu aralar tiyatroya biraz daha ilgi gösteren bir seyirci kitlesi var. Bu da çok memnun edici. Eskiden yerleşik tiyatrolara seyirciler gelirdi şimdi tiyatrolar seyirciye ulaşmak için her ilçede oynamaya çalışıyor. Hep bir koşuşturma hep bir hayat gailesi var. Ama tiyatroya ilginin arttığını düşünüyor daha da artacağını inanıyorum.

HABERHAYAT: Bu sektörde kadın ve anne olmanın zorluklarını yaşadınız mı?
EBRU KURAL:
 Kadın olarak ayrıştırmamak lazım. Toplumda insan olmanın pek çok zorluğu var. Hepimizin empati kurması ve bencilliklerden sıyrılması gerek. Bu yüzyılda daha gelişmiş olmamız gerekirken hala kadını ve çocuğu korumaya çalışmak zorunda kalıyoruz. Maalesef, etrafımız gerek fiziksel gerek psikolojik şiddetle dolu. Eğitimin bu noktada çok önemli olduğunu düşünüyorum. Toplum olarak geliştirilmek zorundayız. Bunu da küçük yaştan itibaren başlayıp yaşam biçimi haline getirmeliyiz. Özellikle erkek çocuk annelerinin, çocuklarını büyütürken büyük bir sorumluluğu olduğuna inanıyorum.

HABERHAYAT: Oyuncu olmasaydınız ne yapardınız?
EBRU KURAL:
 Oyuncu olmasaydım eğitimci olmak isterdim. Aslında iktisat bölümü mezunuyum ama insan yaş aldıkça eğitimin ne kadar önemli olduğunu daha farklı deneyimliyor. Birilerine bir şeyler öğreterek yardım etmek isterdim. Bu alanda da daima kendini geliştirmek gerekiyor tıpkı oyunculuktaki gibi.

HABERHAYAT: Genç oyunculardan beğendikleriniz var mı?
EBRU KURAL:
 O kadar keyifle izlediğim yetenekli isimler var ki hepsi birbirinden başarılı. Özellikle birkaç isim söylemek haksızlık olur.

HABERHAYAT: Birlikte çalışmayı istediğiniz isimler var mı?
EBRU KURAL:
 Birlikte çalıştığım ya da çalışacağım her isim benim için çok kıymetli. Her bir oyuncu ayrı bir değerdir. Herkesin kumaşı farklı, deneyimlenip paylaşacak o kadar çok rol var ki. Bu yüzden isim telaffuz edip ayrım yapmak istemiyorum.

HABERHAYAT: Oyuncu olmak isteyenlere neler tavsiye edersiniz?
EBRU KURAL:
 İster oyuncu ister başka bir meslekte olsun, naçizane söyleyebileceğim en önemli şey, “Ne yaparsan yap, aşk ve sevgi ile yap. Yaptığınız işte mutluysanız, o mutluluk bir dalga gibi yayılır etrafınıza” demek olur. Ayrıca iyi bir oyuncu olmak için amatör ruhumuzu kaybetmeden profesyonel iş çıkarmaya gayret etmeliyiz.

HABERHAYAT: Güzelliğinizden hiçbir şey kaybetmiyorsunuz. Güzellik sırlarınız neler?
EBRU KURAL:
 Öncelikle böyle gördüğünüz için çok teşekkürler, çok zarifsiniz. Hayata pozitif bakmaya çalışmamdan olabilir. Toplum olarak gülmeyi unuttuk. Benim en büyük şansım etrafımda beraber gülebileceğim ailemin ve ailem dediğim dostlarımın olması. Gülmenin gençleştirdiği bilimsel olarak kanıtlanmış.

HABERHAYAT: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel, kadınlara ve tüm topluma vermek istediğiniz bir mesaj var mı?
EBRU KURAL:
 Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun. İster evde, ister işte, isterse de sokakta mücadele veren tüm kadınlarımız; dünya kadınların emeği ile güzelleşir. Toplumsal bilincin oluşması yine bizlerin ellerinde. Gerek psikolojik gerekse fiziksel şiddet gördüğümüz her yerde sesimizi çıkaralım, susmayalım, etrafımıza da sessiz kalmayalım! Biz susmayalım ki çocuklarımıza da susmamayı öğretelim. Kendilerine yapılan her türlü suiistimali haykırmalarını öğretelim. Kadına, çocuğa, hayvana ve her türlü canlıya saygı duyan, empati duyan bireyler yetiştirelim ve sevgiyi öğretelim.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
EBRU KURAL:
 Keyifli sohbet için çok teşekkür ederim. HaberHayat’a emek veren herkesi kutluyorum. Tüm kadınlarımızın dünya kadınlar gününü bir kez daha tebrik ederim.

Mehtap YILDIZ

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir