Erkan Ayçam; Belgesel Film Sanatına Adanmış 25 Yıl

BELGESEL FİLM SANATINA ADANMIŞ 25 YIL

ERKAN AYÇAM

1983 yılında genç yaşta gazeteciliğe başlayan Erkan Ayçam, 1998 yılından itibaren Belgesel-film yönetmenliği yapıyor. 80’nın üzerinde belgesel film çeken Ayçam, onlarca ödül aldı. Erkan Ayçam aynı zamanda Limon FM, Metropol FM, Haber AKS TV gibi yayın organlarında iletişim danışmanlığı görevini üstlendi.

Belgesel çekimleri esnasında birçok doğal güzelliği gün yüzüne çıkaran Ayçam, bölge turizmine de katkıda bulundu. Emektar yönetmen, belgeselciliği ve turizm konusundaki fikirlerini HABERHAYAT Dergisi’ne anlattı.

“Bir kameram bir ben”

HABERHAYAT: Erkam Bey, bize kendinizden bahsedebilir misiniz?

ERKAM AYÇAM: 1969 yılında Türkiye’de doğdum. Belgesel-film sanatına adanmış 25 yılımız var ama onun öncesinde gazeteciliğe adanmış bir ömür var. İlk haberimi 1983 yılında yazdım. Kültürspor-Çorumspor hentbol karşılaşmasını kaleme aldım. İlk haber zihne kazınıyor. Unutulmuyor. 1998 yılından itibaren de belgesel filmler çekiyorum. Bir kameram bir ben yaşıyoruz.

HABERHAYAT: Belgeselcilik sizin ne anlam ifade ediyor?

ERKAM AYÇAM: Belgeselciliğin benim hayatımda çok farklı bir önemi var. Belgesel çekmeye başlamadan önce de gittiğim-gezdiğim yerleri kaleme alırdım. Zamanla bunu artık daha ciddi bir biçimde yapma kararı verdim. 1998 yılında ‘Amasya İktisat Tarihi’ adıyla ilk belgeselimi çektim. Ardından 1 buçuk yıl sonra ‘Zamanın Aynasında Çorum’u çektim. Eski Çorum’un gündelik yaşantısını anlatmaya çalıştım.  ‘Periler Ülkesi: Kapadokya’, ‘Rüya Şehri: Ortahisar’, ‘Bakir kent: Yakakent’, ‘Bakir kent: Güzelyurt’, ‘Şiir Şehir: Türkeli’, “Şiir Şehir: Durağan”  gibi bir takım belgesel dizileri yaptık.  Buralarda kayda değer güzellikler o kadar fazla ki; bu kentlerin hepsinin doğal güzelliklerini, kültürlerini, mimarilerini ve giyim-kuşamlarını geleceğe aktardık.

Yine,  ‘Hattuşaş Ağlıyor’ ve ‘Hititlerin Başkenti: Boğazkale’ gibi tarih içerikli belgeseller çektim. Karadeniz Bölgesinde Rize’den Kastamonu’ya kadar bulunan alanda birçok ilçenin belgesel filmini çektim. Şu ana kadar irili ufaklı toplam seksenin üzerinde belgesel filmimiz vardır.

Birçok doğal güzelliği keşfettik

HABERHAYAT: Çekimleriniz için kırsal alanlarda, bakir bölgelerde çok vakit geçiriyorsunuz. Bu alanlarda hiç yeni bir şeyler keşfettiğiniz oldu mu?

ERKAM AYÇAM: Çok fazla önemli doğal güzellikleri keşfettik. Son 5 yılda Türkiye belgesel film arşivine kazandırdığımız belgeseller var. Örneğin; Sinop’un Türkeli ilçesinde Çatak kanyonunda bulunan Çatak Şelalelerini keşfettik. Herkes Sinop civarında Erfelek Şelalelerini bilirken; biz, yaklaşık doğada 14 saat mahsur kalarak ve hayati tehlikeler atlatarak Türkeli’nde Çatak Takım Şelalelerinin keşfini yaptık.

Samsun halkının turizmi kabullenmesi lazım

HABERHAYAT: Samsun’u turizm konusunda nasıl görüyorsunuz?

ERKAM AYÇAM: Samsun ve çevresi için turizm konusunda gözlerimiz ve kulaklarımız ne yazık ki kapalı. Bunu biraz açmak gerekirse; Samsun’daki gezi destinasyonları sadece Tütün İskelesi, Doğu Park, Batı Park, Amisos Tepesi ve Şahinkaya Kanyonundan mı ibaret? Kesinlikle hayır. Bir kentin turizmini gelecek kuşaklara aktarmak ve o kente turist çekmek istiyorsanız o kente belgeselcileri, doğaseverleri çağırmak, dağcılık faaliyetleri, bisiklet faaliyetleri yapılmak gerekli en basit örneğinden. Bu şehirde turizm hakkında birçok çalıştay yapıldı. Bir kısmına ben de katıldım. Bu çalıştaylara katılanların yüzden 90’nı ‘657’ye tabi devlet memurları, geri kalanı ise seyehat acenteleri. Halbuki, etkili çözümler elde etmek için bu çalıştaylara tüm turizm türleriyle ilgili derneklerin ve federasyonların temsilcileri davet edilmeli. Mesela; Bisiklet federasyonu dernekleri, klasik motorcular dernekleri temsilcileri, fotoğraflar dernekleri çağrılmalı. Turizmin gerçek aktörleri bunlardır; devlet memurları ve turizm acenteleri değil.

Tabii Samsun, son yıllarda yine kabuğu kırmaya başladı. Samsun Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzerine çok güzel yatırımlar yapılıyor. Ama bunlar tek başına yeterli değil. Kentin turizmi kabullenmesi gerekiyor. Samsun’da yaşayanlar kentlerinde turistleri ağırlamanın bilincinde olmalı. Örneğin, esnaf turist ağırlamanın adabını bilmeli. Bir yabancı dil öğrenmeye gayretli olmalı.

HABERHAYAT: Sosyal medyanın, fotoğrafçılık ve turizm faaliyetlerini etkisi sizce ne derecedir?

ERKAM AYÇAM: Bir kentin turizmine sosyal medyanın inanılmaz katkısı var. Sosyal medyayı iyi kullanan belediyeler ve işletmeler her zaman ön planda oluyor. Tercih ediliyorlar. Antalya’yı, Eskişehir’i, Ankara’yı sosyal medyayı iyi kullanan illere örnek verebiliriz. Karadeniz Bölgesinde ise Ordu, sosyal medyada çok güzel hamleler yapıyor. Samsun ise; sınıfta kalmış durumda. Samsun’un sosyal medyayı aktif kullanması gerekiyor. Bu da, doğa fotoğrafçılarının Samsun’un güzellikleri görüntülemesini sağlamakla olur.

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir