Fatime Selçuk, Acısı Dinmek Bilmeyen Şehit Annesi

Acısı dinmek bilmeyen şehit annesi

Fatime Selçuk

Acısı dinmek bilmeyen şehit annesi Fatime Selçuk. Daha küçük yaşlarda annesini, şehit düşen oğluna hamileyken gençliğinin baharında eşini kaybetmiş. Tüm bunlar yetmezmiş gibi üzerine bir de evlat acısı eklenmiş. Canının parçası oğlunu, vatan için vermiş Fatime nine. Bu yüzdendir ki biraz mahzun, biraz üzgün bakıyor gözleri;  bolca keder ve hüzün dolu… Sorularımı sormakta zorlanıyorum, o da cevaplamakta. Her sorumda gözleri doluyor, yutkunuyor, boğazı düğümleniyor… Özür dilerim nineciğim acılarını yineledim diyorum, “Acım hiç bitmedi ki; evladımın acısı ilk günkü gibi yüreğimi acıtıyor” diyor.  Zaman zaman kesiliyor sohbet, gözyaşları eşlik ediyor konuşmalara. Susmak en güzel ilaç oluyor o anlarda. Şimdide susuyorum ve sizi Fatime Selçuk’un yürekleri dağlayan hikayesi ile baş başa bırakıyorum.

HABERHAYAT: Sizi tanıyabilir miyiz?

FATİME SELÇUK:  Aslen Bayburtluyum. İki erkek, bir kız çocuğu annesiyim. Annem ben küçük yaştayken vefat etti.  28 yaşımda, şehit düşen oğluma iki buçuk aylık hamileyken kocamı kaybettim. Büyük oğlum altı, kızım beş yaşındaydı babalarını kaybettiğinde. Üç küçük çocukla genç yaşta dul kaldım. Eşimle 10 yıl evli kalabildim.  Çocuklarım için hayata tutundum. Sigara fabrikasında çalıştım ve üç çocuğumu babasız büyüttüm. Sonrasında emekli oldum. Şehit düşen oğlum, Süleymanım hiç baba yüzü görmedi.

HABERHAYAT: Şehit düşen oğlunuz Süleyman’dan biraz bahseder misiniz?

FATİME SELÇUK: Oğlum ortaokulu bitirdi. O yıllarda ortaokul mezunlarını polisliğe alıyorlardı. Bir arkadaşım vasıtası ile oğlumun yaşını büyüttüm ve çocuğumu 18 yaşındayken askere gönderdim. Oğlum askerden geldikten sonra polis oldu. İstanbul’da okudu. Kısa bir süre Giresun’a tayini çıktı, orada görev yaptı. Kendisi 21 yaşında 2,5 senelik polis memuruydu. Giresun’da 25 Aralık 1979’da şehit düştü.

Oğlum çok sevecen, candan, güler yüzlüydü. Bana karşı kötü bir sözünü hiç duymamışımdır. Ama kendisine doyamadan göçüp gitti hayattan.

HABERHAYAT: Oğlunuzun şehit düştüğü olayı anlatır mısınız?

FATİME SELÇUK: O yıllardaki Giresun Ticaret Lisesi’nin civarında çıkmaz bir ara varmış. Orada devriye gezerken teröristler, oğlumun da içinde bulunduğu ekip arabalarını taramışlar. Gece devriyeye çıktıklarında kendilerine pusu kurmuşlar. O zifiri karanlıkta, dar sokakta ekip arabasına kurşun yağdırmışlar. Ekip arabası tam dolu değilmiş. 40 kurşun isabet etmiş araca.  Oğlumun arkadaşının biri yaralanmış. Oğluma kurşun sağ tarafından girmiş, vücudunda çok hasar oluşturmuş. Hastaneye kaldırmışlar ama kurtaramamışlar. Maalesef ciğeri parçalanmış. Hayata tutunamamış oğlum. O pusuda bir kişi şehit düştü. O da canım oğlum Süleyman’dı.

HABERHAYAT: Oğlunuzun şehit haberini nasıl aldınız? Nasıl bir andı sizin için?

FATİME SELÇUK: Gece saat 3’te kapının önüne bir araba geldi, kapı çalındı. Büyük oğlum Ahmet kapıyı açtı. Kendisine kardeşinin şehit olduğu haberini vermişler. Benim haberim yoktu. Damadım Eskişehir’den annesini ziyarete gelmişti. Kendisi emniyette çalışıyordu. Ona haber gönderdik. Polisler durumu kendisine anlatmışlar. Giresun’a oğlumun kaldığı hastaneye gittiler.  Orada daha net anlıyorlar oğlumun şehit olduğunu ve kendisini memleketimize getiriyorlar. Çocuğumun naşı bir hafta sonra Samsun’a geldi.

Oğlumun şehit haberini duyunca içim yandı. O acı tarif edilemez. Ağladım, yandım, yakındım…Evladını kaybetmek bu dünyada başa gelebilecek en kötü şey.

HABERHAYAT: 40 yıl oldu oğlunuzu şehit vereli. O günden bugüne neler değişti hayatınızda?

FATİME SELÇUK: Hiçbir şey değişmedi. 40 yıl oldu oğlum şehit düşeli ama acısı hala taptaze. Acı hiç azalmıyor, hiç bitmiyor. Allah evlat acısı göstermesin. Ben ne zaman ölürsem, kalbimdeki acı o zaman dinecek. Acısı ilk günkü gibi yüreğimi yakıyor. Anne sevgisi göremedim, kocamı genç yaşta kaybettim. Üzerine bir de evlat acısı eklenince hayatım alt üst oldu. Ama yine de hayat devam ediyor. Çalıştım, çabaladım, hayata devam ettim. Annemin, kocamın ve oğlumun acısı içimde kapanmayan yaradır. Kaderim böyle yazılmış. Karaymış bahtım, ne desem boş, ne anlatsam eksik kalır. Oğlum her gün aklımda, hiçbir zaman acısı dinmedi.

HABERHAYAT: Oğlunuzla ilgili bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

FATİME SELÇUK:  Oğlumu 5 yaşında sünnet yaptırdım. Sünnet odasında babasının resmi karşısında duruyordu. Oğlum, rahmetli babasının resmine bakar üzüm yerdi. “Baba sana da üzüm vereyim mi?” derdi. Babasız büyüdü oğlum.

HABERHAYAT: Oğlunuz şehit olduğunda çevrenizden destek gördünüz mü?

FATİME SELÇUK: Hayır, destek görmedim. Böyle bir desteğe ihtiyacım da yoktu. Zaten çalışıyordum. Kocam öldüğünde çalıştım, çocuklarımı büyüttüm. Onları kimseye muhtaç etmedim.

Kimseden bir beklentim olmadı. Kendim çalıştım, kazandım, çocuklarımı büyüttüm. Ama devletimizin desteğini her zaman yanımda hissettim. Kolluk kuvvetleri tüm özel günlerde ziyaretime geliyor. Her zaman arayıp soruyorlar. Allah onlara güç kuvvet nasip etsin, ömür versin. Bir oğlum daha olsa yine vatan için feda ederim. Allah vatansız bırakmasın!

HABERHAYAT: Peki, bir şehit ailesi olarak şehitlerle ilgili kanunları yeterli buluyor musunuz?

FATİME SELÇUK: Genel itibari ile yeterli buluyorum ama şehitlerin sınıflandırılmaması daha iyi olur. Şehit şehittir. Acı aynı acıdır, ateş aynı ateştir, yüreği yanan anne yine aynı annedir.

HABERHAYAT: Anneler günü geldiğinde neler hissediyorsunuz?

FATİME SELÇUK: Anneler günümde hüznüme hüzün, acıma acı ekleniyor. Çocuğumun özlemi katlanıyor. Ben de o gün oğlumla olmak, oğlumun anneler günümü kutlamasını isterdim. Ama maalesef bu mümkün olamadı. Kaderimizde bunu yaşamak varmış.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?

HABERHAYAT: Bizimle sohbet ettiğiniz, derdimizi dinlediğiniz için teşekkür ederim. Tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Anneler evlatlarının, evlatlar annelerinin değerini bilsin. Bugünü birlikte kutlasınlar. Benim yerime de oğlunu şehit veren tüm annelerin yerine de evlatlar annelerinin anneler gününü kutlasın, onunla güzel vakit getirsin. Annesinin ne kadar değerli olduğunu kendisine hatırlatsın. Anneler de evlatları yanlarında olduğu için Allah’a bir kez daha şükretsin.

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir