Gülay Oğuz; Anı Yaşamak

ANI YAŞAMAK İSTER MİSİNİZ?

Geleceği düşünmekle o kadar meşgulüz ki bir saniye bile içinde bulunduğumuz anın tadını çıkarmıyoruz.”– Bill Watterson

Bu cümleyi hepimiz düşünmüş ve belki de dillendirmişizdir. Ama kısa bir süre sonra otomatik pilota geri döneriz. Zihnimizin “otomatik pilot” moduna girdiği ve içinde bulunduğunuz anda neler olduğunu fark etmediğiniz anlar epey fazla değil mi? İşe giderken, A noktasından B noktasına gitmekten başka düşündüğünüz bir şey yoktur. O an ne olduğunun aktif bilincinde değilsinizdir. Bazen de kitabın bir sayfasını okuruz ve daldığımızı fark edip tekrar okumak zorunda kalırız. En sevdiğiniz yemeği bir çırpıda yersiniz ama bu deneyimin tadını çıkarmaya ayırdığımız vakit çok azdır.

Geçmişte veya gelecekte yaşamak, yaşadığımız anı ıskalamak, birçoğumuzun yaptığı bir hatadır. Güzel bir manzara karşısında otururken mutlu oluruz. Ama bu manzaraya bakarken, ertesi gün olacakları veya geçen hafta olanları düşünürsek mutluluk kaybolur. Bazen düşüncelerimiz ve duygularımızın esiri oluruz. Düşünceler biz istemesek bile zihnimizde dolanır. Artık biz düşüncelerimiz olmuşuzdur. Onlar bizi yönetmeye başlar. Bazen çevremizde ve içimizde olup biteni değil, kafamızda yarattığımız yargılarımızla hareket ederiz. Her şeyi analiz ederiz, yorumlamaya çalışırız. Gözümüzle değil, beynimizle bakarız. Bu yoğun anlamlandırma çabası, aslında olan biteni hissetmememize yol açar.

Yukarıda sayılanların hepsi, farkında olmamanın bir göstergesidir.

Farkındalık; 

Yargısız bir şekilde

Şimdiki ana odaklanabilmek amacıyla,

Dikkatinizi toplayabilmektir (John Kabat-Zinn)

Farkındalık uygulamalarının en belirgin güçlerinden birisi, sıradanı sıra dışına dönüştürmektir. Otomatik pilotunuzu kapatmaya ve anı bütünüyle yaşamaya başlamak için farkındalık (mindfulnes ) ile ilgilidir.

Günümüzün yoğun dünyasında, yavaşlamak ve anın farkına varmak için biraz zaman ayırmak önemlidir. Stresli hissediyorsanız, sakin olmak ve farkındalığınızı geliştirmek için bir dakikanızı ayırmayı deneyin. Farkındalık egzersizleri, ister iş yerinde, ister arabada, ayakta ya da otururken, neredeyse her yerde, her şekilde yapılabilir. İhtiyacınız olan tek şey sessizliktir.

Otomatik pilotunuzu kapatmaya ve anı bütünüyle yaşamaya başlamak için mindfulness gücünden yararlanacağız. Bunu yapmak için, hepimizin her gün yapmakta olduğu bir etkinlikle başlayacağız: Yeme. Ancak tam bir yemeği, farkındalıkla yemekten ziyade, daha kuru bir şeyle başlayacağız ‘tek bir kuru üzüm ile!’ Bu egzersize 10 dakikanızı ayırmanız yeterli ama bu süre içinde rahatsız edilmeyeceğinizden ve yalnız olduğunuzdan emin olun. Bu egzersiz için birkaç kuru üzüme (yoksa başka kuru gıdaları da tercih edebilirsiniz) ihtiyacınız olacak. Buna ek olarak, egzersiz sırasındaki düşüncelerinizi ve ne öğrendiğinizi bir kağıda not etmenizi öneririm.

İlk olarak sessiz bir yerde 5 ila 10 dakika vakit geçirin. Dikkatinizi dağıtacak hiçbir unsur olmadığından emin olun. Telefonunuzu, televizyonunuzu kapatıp dikkatinizi çekebilecek her şeyi bir kenara bırakın. Gelecek birkaç dakika boyunca her gün yaptığınız bir şeyi (yeme) gerçekleştireceksiniz ama deneyiminiz her zamankinden daha farklı olacak. Niyetiniz sadece bilinçli bir şekilde kuru üzüm yemek olacak ve bu deneyimi iliklerinize kadar hissedeceksiniz.

  1. 1. Kuru üzümü avucunuzun içine almakla başlayın. Hayatınızda daha önce hiç kuru üzüm görmemiş gibi ona bakın. Avucunuzda tuttuktan sonra işaret ve baş parmaklarınız arasına alıp dokusunu iyice hissedin. Daha sonra tekrar avucunuzun içine alıp kütlesine odaklanın.
  2. 2. Şimdi kuru üzüme iyice bakıp onu en ince ayrıntısına kadar inceleyin. Kuru üzümün dokusunu ve avucunuzdaki gölgesine büyük bir dikkatle odaklanın. Çıkıntılarının ve renklerinin farkına derinlemesine varın.
  3. Kuru üzümü parmaklarınızın arasında tutarak dokusunu daha da dikkatle inceleyin. Kuru üzümü tutan parmaklarınız nasıl hissediyor? Yüzeyindeki tüm çıkıntıları, kıvrımları hissedin.
  4. Şimdi kuru üzümü burnunuza yaklaştırın. Nefes aldıkça, burnunuza gelen kokuları algılayın. Tam olarak algılayamıyorsanız da yargılamadan, hissedin.
  5. Kuru üzümü yavaşça ağzınıza doğru götürün, ardından da ağzınızda neler olduğunu gözlemleyin. Belki de ağzınız salyalanacak ya da diliniz, üzüme doğru uzanacak. Kuru üzümü ağzınıza koyun ve çiğnemeden önce ağzınızdaki değişik hisleri fark edin.
  6. Üzümü bir kez ısırın ve bunu yapmak ağzınızla dilinizi nasıl etkiliyor bir düşünün. Yeni açılan dokuları hissetmeye başlayın. Hazır olduğunuzda da üzümü yavaşça çiğnemeye devam edin ama yutmadan önce, yeniden ağzınızın, zihninizin ve vücudunuzun içine odaklanın, fark edin.
  7. Hazır olduğunuz zaman üzümü yutabilir ve değişikliklerin, hislerin, düşüncelerin, duyguların farkına varabilirsiniz. Yargılamadan, içinizde olanların farkına bütünüyle varın. Tüm bu hislerin farkına varabilmek için bir dakikanızı ayırın ve bunu yaparken gözleriniz kapalı olsun.

İnsanlar, kuru üzüm tekniğine farklı farklı tepkiler veriyor. Bazıları, basit bir eylemi, çok daha anlamlı bir şeye dönüştürdüğü için ufuk açıcı bir deneyim olarak görse de bazıları da kuru üzümü bu şekilde yemenin yabancı bir his olduğunu düşündüğünden rahatsız bir yöntem olarak görüyor. Tepkiniz ne olursa olsun, bunu fark etmeye zaman ayırın ve egzersizle ilgili düşüncelerinizi not edin.

Farkındalıkta, düşünce ve duygular, reddedilmemekte, yargılanmamakta, bastırılmaya ya da onlardan kaçınılmaya çalışılmamaktadır. Olumlu ya da olumsuz bütün anlık yaşantılar kabullenilmekte ve serbest bırakılmaktadır. Böylece endişe, üzüntü, kaygı, öfke gibi olumsuz yaşantılara karşı tolerans kapasitesi de artmaktadır. Farkındalık; psikoterapi içerisinde otuz yıla yakın bir süredir,  düşünce, duygu ve beden duyumlarına belli bir şekilde odaklanmayı amaçlayan bir psikoterapi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bu psikoterapi yönteminin depresyon, panik atak, fobi, obsesyon, stres gibi rahatsızlıklarda etkili olduğu araştırmalarda gösterilmiştir.

Farkındalık, bir doğu felsefesidir. Sadece budizmde var olan bir felsefe değildir. Farkındalıkla ilgili tüm temel kitaplarda Mevlana ve onun anlayışına da yer verilmektedir. Farkındalık daha varoluşçu ve hümanistik bir yöntemdir.

 

MİSAFİRHANE

İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.
Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak bir şeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.

Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.

Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.

Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.

Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi.

Mevlana

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir