Metin Hara; Bir Dünya Güzelinin Gönlünü İstila Eden Adam

BİR DÜNYA GÜZELİNİN GÖNLÜNÜ İSTİLA EDEN ADAM

METİN HARA

Son zamanların en popüler isimlerinden biri olan Metin Hara’nın hayatının şekillenmesinde en büyük etken ailesinin yaşadığı sağlık sıkıntıları oldu. Ailesinin yaşadığı acıların etkisiyle çıktığı içsel yolculuğu sonucu yazdığı kitaplar çok satanlar listelerinde başı çekiyor.

Yazdığı kitaplar ve yaptığı konuşmalarla binlerce kişiyi kendine hayran bırakan Hara, dünyaca ünlü Brezilyalı manken Adriana Lima ile yaşadığı aşktan dolayı magazin dünyasının ilgisini üzerine çekiyor.

Konuşmacı/yazar Metin Hara, başarısının perde arkasını, gelecek planları, bilinmeyen yönlerini ve Adriana Lima ile yaşadığı ilişkisini dergimiz HaberHayat’a anlattı.

HABERHAYAT: Metin Hara’yı tanıyalım mı biraz?

“Babamın 2 trafik kazası, 1 kanser hikayesi var… Annemin ise 5 seferlik kanser hikayesi… Aslında bütün hikaye de bu acının içinden filizleniyor”

METİN HARA:  Merhaba… Metin, aslında son derece basit yaşayan sadece hayallerini kaybetmemiş biri… Aslen hayatımı şekillendiren olaylar annemin ve babamın sağlık sıkıntıları diyebilirim. Normalde Üsküdar Amerikan Koleji’nde okuyan sonrasında Çapa’ya giren, asıl lisans mesleği “fizik tedavi” olan biriyim. Şu anda ise insanların yaşamlarını değiştirebilmek için 17 yıldır eğitimler veren, kurumsal şirketleri eğiten, iyilik projeleri üreten, 4 kitabı olan bir konuşmacı/yazarım.  Ama okullar, bu sıfatlar insan hayatında önemli değil. Babamın 2 trafik kazası, 1 kanser hikayesi var… Annemin ise 5 seferlik kanser hikayesi… Aslında bütün hikaye de bu acının içinden filizleniyor. Ailem bu fırtınaların içinden geçerken ben de kendi yeteneklerimi geliştirmek zorunda kalıyorum.

 

HABERHAYAT: Ailenizde yaşanan bu sıkıntılar sizde ne gibi bir etki yaratıyor?

METİN HARA:  17 yaşındayken her gün babamı yoğun bakımda ziyaret ederdim. Komadaki babama hep bir masal anlatırdım: “Uyanacaksın baba… Acıların bitecek… Ve söz veriyorum baba…  Eğer sen uyanırsan senin can borcunu insanlığa ödeyeceğim” Ve babam uyandı. 1 yılın sonunda bebek gibi adımlar atmayı öğrendi. Ben de bu süreçten ilham alıp mühendis olmaktan vazgeçip fizik tedavi okumaya başladım. 15 yaşından beri içsel yolculuğumun bana kattıklarını tıbbın değerli bilgileriyle eşleştirmeye başladım. O günden beri 17 yıldır insanlarla kalbimdekileri paylaşma şansı yaşıyorum.

HABERHAYAT: Tam olarak mesleğiniz nedir? Siz kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?

METİN HARA: Aslında bu en zor sorulardan biri… Asla bir kişisel gelişimci değilim. Kişisel gelişim bir ilgi alnına hitap ediyor. Benim anlattıklarım ruhsallıkla bilimin kavuşmasını içeriyor. Yani kişinin buna inanması/ilgi duymasının bir önemi yok. Üzerinde birçok çalışma yapılmış gerçekleri paylaşıyorum. Bazen fizyoterapist yazalım diyorlar. Tabii ki benim lisansım bu konu… Ama şu anda yaptığım mesleğin fizik tedavi olduğunu söylemek zor. Yaklaşık son 5 yıldır kimseyle birebir çalışma da yapmıyorum. Ne yazık ki eğitimlerden, etkinliklerden zaman kalmıyor. Şu an için konuşmacı/yazar diyoruz…

HABERHAYAT: Kitaplarınız oldukça yüksek satış rakamlarına sahip. Bunu neye bağlıyorsunuz?

 “İlk kitabım 14 yıllık bir emeğin üzerime yazıldı”

METİN HARA: Emek, samimiyet, hakikat. İlk kitabım “Aşkın İstilası-Yol” 14 yıllık bir emeğin üzerine yazıldı. Benim 14 yıldır verdiğim “İllüzyonu Aşmak” adlı eğitimin kitaba yansımış hali. Benim ilk göz bebeğim. Kanserle savaşan anneciğime “Başka bir dünya sözü” verdiğim kitabım.. İkincisi ise; “Aşkın İstilası-Dem” O kitap da gerçek dünya kahramanlarından birine ithaf edildi. Tek bacağı topallaya topallaya ayağa kalkan babama… Aşkın İstilası Serisi’nin üçüncüsü de iki yıldır yazım aşamasında. 2019’da okurlarla buluşmasını istiyoruz. “Aşkın İstilası” serisi, bilimsel çalışmalarla insanları içsel yolculuğa ikna eden, duygusal hikayelerle insanların kalbine dokunan, içerisindeki pratik uygulamalarla okurun yaşamını değiştirmeyi hedefleyen bir seri. İki ay evvel çıkan ‘İyiliğin Bilim Hali’ ve ‘İyiliğin Hareket Hali’ adlı kitaplarımız da çok satanlar listelerinde… Hem de ikisi de aynı anda… Aslında halkımızın iyiliğe ne kadar sahip çıktığının göstergesi… Bu bizleri çok mutlu eden bir haber, işaret…

İyiliğin Bilim Hali: İçerisinde 210 tane bilimsel çalışma olan, aslında iyiliğin her zaman daha sağlıklı, daha değerli olduğunu gösteren kitabımız. Bu kitabın dili yalın, her sayfasında dünyanın çeşitli üniversitelerinde yapılmış çalışmalar var. Bunca vahşetin olduğu dünyada biraz olsun bir nefes olsun istedik. Hani hep duyarız ya “kötüler kazanıyor” diye… Bütün bilimsel dayanaklar tersini gösteriyor. İyiler kazanıyor…

İyiliğin Hareket Hali: Bugüne kadar hep iyiyi ummaktan, iyiye niyet etmekten bahsedilip duruldu. Ama görünen o ki; bu iyi dileklerimiz çocukların kurşun yağmuruna tutulmasını engellemiyor. Ya da doğa katliamını… Biz de artık iyilik için harekete geçmek adına bir yol haritası yaptık… Bedensel sağlık, zihinsel denge, ilişkiler, ekoloji, verimlilik, içsel yolculuk ve iyilik hareketi olarak yedi ana alanda mikro-eylemlerin olduğu kitabımızı inşa ettik. Buradaki eylemlerin de birçoğu bilimsel kaynaklar tarafından onaylanmış eylemler. Yani ciddi bir akıl-gönül işbirliği söz konusu…

“İyiliğin Bilim Hali” ve “İyiliğin Hareket Hali” adlı kitaplarımızı alan herkes çok değerli ‘Toplum Gönüllüleri Vakfı’na yardım yapmış olacaklar. İstedik ki; kitabın kapağı her açıldığında, sayfaları her çevrildiğinde iyiliğe vesile olunsun… Umarız okurlarımız da bu niyeti hisseder, parçası olur.

“İyilik adına yapılacak onca şey varken, sarılabilecek onca yara varken kişilerin özel hayatının önemini yitirdiğini düşünüyorum”

HABERHAYAT: Özel hayatınızla ilgili gündeme geldiniz bu yıl çokça… İlişkiniz nasıl gidiyor?

METİN HARA: Bu yıl içerisinde benim ve karşımdaki insanın hayatıyla ilgili birçok farklı haber çıktı. Bunların çoğunun gerçeği yansıtmadığını söyleyebilirim. Zaten bütün üretilen senaryoların da zaman içerisinde gerçekleşmediğini de söyleyebilirim. İlişkimizde biz çok mutluyuz. Bahsedildiği gibi hiç ayrılmadık… Hatta ben Çatalca’da inzivadayken Maldivler’de olduğum haberini bile okudum. Gülümseyip geçiyoruz. Özel hayatımla gündemde olmak benim tercihim değil. İyilik adına yapılacak onca şey varken, sarılabilecek onca yara varken kişilerin özel hayatının önemini yitirdiğini düşünüyorum. En azından yitirmesi gerektiğini… Benliğimizi bırakmalıyız aşk yolunda… Sadece aşığa değil bütün insanlığa sunmalıyız aşkımızı, gönlümüzü…

HABERHAYAT: Önümüzdeki dönemlerdeki projeleriniz nelerdir?

METİN HARA: Yaklaşık son beş yıldır global anlamda kalbimdekileri paylaşabilmek adına ciddi adımlar atıyorum. Bu emeklerim de filizleniyor. Geçtiğimiz ay içerisinde New York’ta iki seminer verdim. İkisi de biletleri tükenerek büyük bir ilgiyle karşılandı. Viyana’da yüzlerce ülkede yayınlanan bir ‘tedx konuşması’ yaptım. Konuşma ingilizce olduğu için yakın zamanda internette tüm dünya izleyicileriyle buluşacak. Var olan kitapların başka dillere çevrilmesi… Yeni müjdelerle duyuracağımız iyilik projeleri… Youtube için yeni videolar… Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında yapılacak organizasyonlar… Kurumsal firmaların eğitimleri… Bu yıl, artık sevgili Özgür Aras ve ekibi ile işbirliği içinde çalışacağız. Umuyoruz ki; sıfatlara kör iyilik mesajımız insanları ayırmadan herkesin kalbinde filizlenir.

Tüm insanlık olarak… Hep birlikte çalışacağız… Aşk, ilham, birlik için….

“Eski tip atari oynamayı çok seviyorum”

HABERHAYAT: Tüm bunların dışında, seninle ilgili pek bilinmeyen 3 şeyi bizimle paylaşabilir misin?

 METİN HARA: Gerçekten güzel bir soru teşekkür ederim! Bir; eski tip atari oynamayı çok seviyorum. Jeton atılan, çocukluğumuzda oynadığımız atarilerden. Çocukluğumuzda limitli jetonumuz vardı ve her zaman istediğimiz kadar oynayamıyorduk. Şimdi evimde bir tane var. Arkadaşlarım evime geldiğinde doyasıya oynuyoruz. Oynamak istemeyenleri de zorla oynatıyorum. İkincisi; ben bir Burgazada aşığıyım. Elimden geldiğince ailemle dostlarımla burada zaman geçirmeye çalışıyorum. Dev eğlence mekanları olmayan, şehrin kaosundan uzak, sınırlı sayıda restoranın olduğu bu güzel yerde denizin, dostluğun ve sakinliğin tadını çıkartıyorum. Üçüncüsü de; plak dinlemeyi çok seviyorum. Onları temizleyip, kaplarına bakmak ve o eski müzikleri dinlemek bana çok keyif veriyor. Müziğin ardındaki o emeği hissedebilmek çok güzel bir fırsat.

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir