Neslihan Kurt, İşaret Dilinin Ekran Yüzü

Neslihan Kurt, İşaret Dilinin Ekran Yüzü

İşitme engelli ebeveynin çocuğu olarak dünyaya geldi Neslihan Kurt. Anne ve babası duymadığı için ‘ana dili’ olarak mecburen öğrendi işaret dilini. Bizler onu Okan Bayülgen’in sunduğu Dada Dandinista adlı talk show programında işaret dili tercümanlığıyla tanıdık. Ekranın sağ alt köşesinde; elleri, kolları ve mimikleriyle işitme engellilere çevirmenlik yaptı. O kadar güzel kullandı mimiklerini, öylesine pozitif enerji saçtı ki ekrandan, herkesin sempatisini kazandı. İşaret dilinin ekran yüzü Neslihan Kurt bu kez arada ekran olmadan enerjisini yansıttı bizlere. Kendisi ile ‘sessizliğe ses verdiği’ bir sosyal sorumluluk projesi sonrası buluştuk ve keyifli mi keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

HABERHAYAT: Samsun’a hoş geldiniz. Nasıl buldunuz Samsun’u?

NESLİHAN KURT: 23. İşitme Engelliler Olimpiyat Oyunları (Deaflympics) döneminde görevli olduğum için Samsun’da 4 ay kaldım. Samsun’u seviyorum. Bunda kuzenlerimin de Samsunlu olmasının katkısı büyük. Sahili çok güzel. Bu şehirde bulunmak beni çok mutlu ediyor.

HABERHAYAT: Biraz kendinizden bahseder misiniz?

NESLİHAN KURT: 40 yaşındayım. İşitme engelli anne ve babanın kızıyım. Yani sağır bir kültürle büyümüş bir çocuğum. Ana dilim işaret dili, ikinci dilim Türkçe. Çocukluğumdan itibaren sağır insanların iletişim kurduğu bir dille büyüdüğüm için, anadilimi işaret dili olarak kabul ediyorum. Sağırlara elimden geldiğince yardımcı olmaya, onların dilinden konuşmaya çalışan, anlatılanları, konuşulanları onlara aktarmaya çalışan bir çevirmenim. İki çocuk annesiyim. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nda çalışıyordum. Bakanlıkta çok güzel günlerim geçti ama ayrılma kararı aldım. Sağır toplumu çok seviyorum. “Dada Dandanista” programında işaret dili tercümanlığı yaptım. O program ben ve sağırlar için bir kapıydı. Dada Dandinistan ile birlikte sağırlar konusunda farkındalık yarattık. Bunun için özellikle Okan Bayülgen’e çok teşekkür ederim. O olmasaydı bu kadar farkındalık yaratamazdık.

HABERHAYAT: Annenizin ve babanızın işitme engelli olmasının zorluğunu yaşadınız mı?

NESLİHAN KURT: Sağır bir anne babanın çocuğu olmak çocukken çok zor geliyordu. Anne ve babamdan utanıyordum. Çocuklar tarafından anne ve babamın sağırlığı konusunda çeşitli sorulara maruz kaldığımda çok utanıyordum. Ergenlik dönemini geçtikten sonra, bu durumun artısını yaşamaya başladım. Anne ve babamın sağır olması, böylesine güzel bir mesleği seçmeme sebep oldu. Ama bu durumun götürüsü de oldu. Annemin ‘seni seviyorum kızım’ ya da ‘hadi alışverişe gidelim’ dediğini duymak isterdim. Ebeveynlerim hayatın onlara vermiş zorluğa rağmen, beni bu hale getiren iki dev insan. Onlar hayatımın kahramanları. Onlar olmasaydı belki de bu kadar güzel işler yapamayacaktım.

HABERHAYAT: “Sessizliğe Ses Ver” projesi kapsamında Samsun’dasınız. Neler söylemek istersiniz?

NESLİHAN KURT: Bu tür projelere dahil olmak gerçekten çok mutluluk verici. İnsanların farkındalığını arttırmak, bakış açılarını değiştirmek çok keyifli. Böyle önemli projelere elimden geldiğince katılmaya çalışıyorum. Yakın zamanda yine böyle bir projede yer alacağım. İşitme engelliler çevirmenliğini hiçbir zaman bırakmamak, her zaman devam etmek istiyorum. Sağırlar konusunda farklı projeleri hayata geçirmek için çalışmalar gerçekleştireceğim.

HABERHAYAT: Türkiye sizi Dada Dandinista programında tanıdı. Programda yer alma süreci nasıl gelişti?

NESLİHAN KURT: Bu serüven sağırlarla gerçekleşti. Sağırlar bir programda Okan Bayülgen’in programına konuk oldu. “Biz sizi seviyoruz, izlemek istiyoruz ama izleyemiyoruz. Çünkü sizi anlamıyoruz” dediler. Okan bey de bunu duyunca “İşaret dili tercümanlarının maillerinizi bekliyoruz, bundan sonra beraber çalışacağız” diye canlı yayında duyuru yaptı. Ben de programa işaret dili çevirmenliği yapmak için başvurdum ve 100 kişinin arasından kabul edildim. Bir program çevirmenlik yapacağımı düşünüyordum. İlk program bitince ertesi gün yine gelmemi istediler. Kalabalık bir grubun konuşmasını atlamadan çevirmek zorunda olmak gerçekten çok zordu. Konuşulanları elimden geldiğince net ifadelerle anlatmaya çalıştım. Çok güzel günlerim oldu. Çok keyifliydi ve eğlenceliydi. 4 yıl Okan beyle birlikte çalıştık. Sağırlar konusunda farkındalığın artmasına büyük katkı sağladı. Kendisine her şey için çok teşekkür ediyorum.

HABERHAYAT: Programda konuşulan konuları çeviremediğiniz zamanlar oldu mu?

NESLİHAN KURT: Olmadı ama diyaloglara yetişmeye çalıştığım anlar çok oldu. Her programda, bugün ne olacak, nasıl geçecek diye stres yaşadım. Bilimsel programlarda çok tedirgin oldum. Çok şükür işimi en iyi şekilde yaptım.
HABERHAYAT: Türkiye’de işaret dili tercümanına ihtiyaç var mı? Şu anki tercüman sayısı yeterli mi?
NESLİHAN KURT: Yeterli sayıda tercümanımız yok. İşaret dilini ebeveynlerim sağır olduğu için ana dil olarak öğrendim ama bu işe emek verenler var. Onlara çok saygı duyuyorum. Emeğini, vicdanını, yüreğini ve zamanını işaret dilini öğrenmeye vermiş insanları can-ı gönülden tebrik ediyorum.
İşaret dilini öğrenmek 120 saat ya da 200 saatlik derslerle olmuyor. İşaret dilinin de yabancı dil grameri, kendine özgü bir yapısı var. Bunun için ders saati sayısını biraz daha uzatmak ve pratik yapmak lazım.

HABERHAYAT: Peki, herkes işaret dilini öğrenebilir mi?

NESLİHAN KURT: Tabii ki. İşaret dilini öğrenmeye gönül vermiş herkes öğrenebilir. İşaret dilini profesyonel olarak öğrenmek için uzun yıllar bu işi yapmak gerekiyor. Uygulamalarla tecrübe edinmek çok önemli. Profesyonel olabilmek için bu işi 4-5 yıl yapmak gerekiyor. Böylelikle tam olarak öğrenme sağlanmış olunabilir. Bizler kültürü öğrenmeden işaret dilini öğrenmeye çalışıyoruz ama öncelikle kültürü öğrenmek gerekiyor.

HABERHAYAT: Sizce, sağır vatandaşlarımızı hayatın içerisine yeterince dahil ediyor muyuz?

NESLİHAN KURT: Maalesef, onları hayatımıza katmıyoruz. Onların fikirlerine saygı duymamız lazım. Bunun yanı sıra onların diline saygı duymamız ve onlarla iletişime geçmemiz gerekir.

HABERHAYAT: Evrensel bir işaret dili var mı?

NESLİHAN KURT: Yok. Her ülke kendine ait işaret dilini kullanıyor. Ama aynı zamanda uluslararası işaret dili de var.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?

NESLİHAN KURT: Keyifli röportaj için çok teşekkür ederim. Ekibinize ve okuyucularınıza sevgiler…

Röportaj: Mehtap YILDIZ

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir