YÜKSEK SADAKAT    
Türkiye’nin sevilen rock müzik grubu
Yüksek Sadakat

Türkiye’nin sevilen rock müzik grubu Yüksek Sadakat ile Samsunlu hayranlarıyla buluştukları etkinlik öncesinde bir araya geldik ve HaberHayat okuyucularına özel keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. “Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer”, “Kafile”, “Haydi Gel İçelim”, “Aşk Durdukça”, “Ben Seni Arayamam” gibi dinlemeye doyamadığımız şarkılara hayat veren Yüksek Sadakat üyeleri sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Türkiye’nin en iyi rock müzik gruplarından Yüksek Sadakat sizlerle…

HABERHAYAT: Öncelikle Yüksek Sadakat’i tanıyabilir miyiz? Yüksek Sadakat ekibi nasıl bir araya geldi, yollarınız nasıl kesişti?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
90’ların sonu 2000’lerin başında bir grup oluşturma niyetine giriştim. Sırası ile Uğur Onatkut, Deniz Alemdar, ilk solistimiz olan Cemil Demirbakan ve onun vasıtası ile de Serkan Özgen katıldı aramıza. 2003 yılında bir araya gelen bu kadro ile ilk albüm çalışmamızı gerçekleştirdik. 2006 yılının başında ‘Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer’ adlı ilk single çalışmamızı müzikseverlerle buluşturduk. Aynı yılın Mart ayında albümümüz çıktı.

HABERHAYAT: Peki, neden Yüksek Sadakat? İsminizin hikayesi nedir?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
Yüksek Sadakat, kurulduğu dönemde başka bir isimle ortaya çıktı. Grubun o zamanki üyeleri de yeni bir isim edinmemiz konusunda isteklilerdi. Bir süre araştırdıktan sonra aklımıza Yüksek Sadakat ismi geldi. İsmin içerik olarak bizi yansıttığını düşündük. Yüksek Sadakat, yabancı teknik bir terim olan ‘High Fidelity’den çeviridir. Grup olarak müziğe olan bağlılığımızdan hiç taviz vermedik. Müzikle olan ilişkimizi anlattığı için Yüksek Sadakat ismini uygun bulduk.

HABERHAYAT: Şu sıralar müzikle ilgili neler yapıyorsunuz?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
Önceliğimiz daha çok konser vermek. Sonbaharda single çalışması yapmayı düşünüyoruz. Ayrıca uzun vadedeki planlarımız arasında bir akustik albüm çalışması bulunuyor.

HABERHAYAT: Türk motiflerini rock ezgileriyle birleştiriyorsunuz. Bu otantikliği korumak adına neler yapıyorsunuz?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
Bu otantiğin özel olarak oluşturulmasındansa kendi kendine oluşması çok daha değerli. Coğrafyamıza ait müzikal tınılar bu coğrafyada büyümemiz sebebi ile zaten zihnimizde bulunuyor. Şöyle olsun ya da olmasın demek yanlış. Sanat, en doğrusu ne ise onu olduğu gibi icra etmektir. Sanatı bir amacı gerçekleştirmek ve işlev görmek için yaparsanız sanat olma özelliği bozulabilir. Bu amaçla yapılan işler sanat olmaz.
SERKAN ÖZGEN: Rock müzik batı tandanslı bir müzik türü olduğu için, bu iki müzik türünü birbiri ile ne kadar güzel bütünleştirebiliyorsanız esas başarı oradadır.

HABERHAYAT: Albüm hazırlıklarınız sırasındaki çalışmaları nasıl sürdürüyorsunuz?
SERKAN ÖZGEN:
Sözleri ve besteleri Kutlu hazırlıyor. Sonra herkes kendi tarzından ve birikiminden bir şeyler katıyor. Sürekli çalışmalar ve denemeler yapıyoruz. Deneme aşamasında birçok fikir ortaya çıkıyor. Fikirleri elekten geçirip en yalın haline getirdikten sonra içimize sinen şekliyle kayıta başlıyoruz. Prova sürecinde öncelikle şarkı sözlerini ezberliyor, melodiye hakim olmaya çalışıyoruz. Ardından şarkının en saf halini kayda geçiyoruz.

HABER HAYAT: Beş kişi birlikte hareket ediyorsunuz... Çalışmalarınız esnasında ortak bir noktada nasıl buluşuyorsunuz?
SERKAN ÖZGEN:
Neredeyse hemen her şarkıda fikir ayrılıkları oluyor. Böyle bir durumda, salt çoğunluğun etkisi önemli. Üzerinde çalıştığımız bir eseri hemen kayıta almıyor, demo çalışması yapıyoruz. En iyisini oluşturmak için sürekli dinliyor ve deniyoruz. Çalışmalarımız akabinde güzel olan şey zaten kendiliğinden ortaya çıkıyor.
KENAN VURAL: Ortaya atılan tüm fikirleri değerlendirmeye alıyor, sunulan her fikri prova ediyoruz. Denemeden, çalışmadan karar vermiyoruz. Zaten grup olmanın gereklerinden biri de budur. Böyle olmasaydı bir araya gelip şarkı söyleyen beş insandan başka bir şey olamazdık. Bazı gruplar vardır; fikir ortaya atılır, bir gün prova edildikten sonra kayda geçilir. Ama biz daha ağır çalışan, provaya daha çok zaman ayıran bir ekibiz. Geçmişe dönüp 10-12 şarkı içeren albümlerimize baktığımızda ‘Bizde de iyi sabır varmış’ diyoruz.
Müzikte ruhun olması, bu ruhun kaynağının nereden geldiğinin bilinmesi de çok önemli. Her birimiz farklı bir müzik coğrafyasından geliyoruz. Bizlerin müzikal kimliğini oluşturan da dinlediklerimiz. Dolayısı ile beş kişinin birbirinden farklı fikirlerinin olması, aslında Yüksek Sadakat müziğini zenginleştiren ve bu grubun totalde yaptığı işe hizmet eden bir durum.

HABERHAYAT: En sevilen Türk rock gruplarındansınız. Başarınızın sırrı nedir?
KENAN VURAL:
Yüksek Sadakat’in başarısının altında yatan temel unsur çalışkan bir grup olmasıdır. Provadan kaçmayan, yaptığı iş içine sinene kadar çalışıp en iyi olanı seçen, en uygun düzenlemeyi yapana kadar yoğun bir şekilde çalışan, işine büyük emek veren bir grubuz.

HABERHAYAT: Grupta birçok isim değişikliği oldu. Bu durum ekibi nasıl etkiledi?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
Yüksek Sadakat müziğinin ana omurgasını oluşturan 3 kişi var. Grubun şarkılarını ağırlıklı olarak ben yazıyorum. Serkan gitarist, Uğur ise klavyeci. Grubumuzda bu üç kişi değişmedi. Grubumuzun soundunu en çok etkileyen etmenlerin en önemlileri bu üç isim. Davul ve bass gitar da soundu etkiler, ama gitar ve klavye kadar büyük bir etki oluşturmaz. Temelde üç kişinin değişmemesi, aramıza katılan yeni üyelerin kendi tarzlarını müziğe yansıtmaları, yeni bir tat ve haz ortaya çıkardı. Üç kez vokalist değişikliğine gittik ama temeldeki işimiz değişmedi. Grubumuza katılan isimler son derece yetenekli ve karakteristik özelliklere sahip sanatçılar olduğu için, Yüksek Sadakat’in karakterini hep ileri taşıdı ve güncelledi.
KENAN VURAL: Şarkınız kötü ise dünyanın en iyi solisti gelse bile ortaya çıkan iş kötüdür. Eğer şarkılarınız iyiyse vokal de değişse başka bir üye de değişse varlığınızı devam ettirebilirsiniz.

HABERHAYAT: Geniş bir dinleyici yelpazeniz var. Bunu neye borçlusunuz?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
Soundumuzu yerel motiflerle sentezlememize borçluyuz. Her parçada kendini yineleyen, kendini taklit eden parçalar yapsaydık Türk halkının beğenisini kazanamazdık. Yaptığımız işlerde, yakalayabileceğimiz kalitenin üstüne çıkmaya çalışıyoruz. Yani kendi kalitemizi zorluyoruz. Bu bizim işimize olan saygımızla alakalı bir durum. Bu noktada müziğimizi takip eden insanları tatmin ediyoruz. Yaptığımız düzenlemeleri, yazdığımız şarkı sözlerini beğenmezsek, ‘bu şarkı olmasın’ diyebilecek insanlarız. Kendi açımızdan, öncelikle kendimizi tatmin edecek bir iş ortaya koymaya dikkat ediyoruz.

HABERHAYAT: Ülkemizin rock müziğe bakışı nasıl?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
Türkiye’nin herhangi bir temele oturtulmuş, sağlam bir altyapısı olan bir bakış açısı yok. Rock müziğinin Türkiye’de çizdiği inişli çıkışlı grafik de bunu doğruluyor. 2000’lerin başında yükselen bir trend vardı ama günümüzde ana akım haricinde etkin bir trendden bahsedemiyoruz.

HABERHAYAT: Türk rock gruplarını nasıl buluyorsunuz? Hangi rock gruplarını beğeniyorsunuz?
KUTLU ÖZMAKİNACI:
Bizimle aynı bakış açısı içinde olan, yaptığımız işi yapan alternatif gruplar var. Mesela; Athena ve Duman. İki grubu da çok severek dinliyorum. Türkiye gibi müzik yapıp hayatını bununla idame ettirebilmenin bu denli zor olduğu bir ülkede ayakta durmayı başarabilen tüm sanatçılara, ayrıca saygı ve sevgi besliyorum. Cem Karaca, Barış Manço, Bülent Ortaçgil, Fikret Kızılok, Mazhar Fuat Özkan, Erkin Koray, Moğollar gibi isimler bizim müziğimize etki etmiştir. Tabii ki yurt dışından da adını saymakla bitiremeyeceğim birçok sanatçı ve grup var.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?
KENAN VURAL:
Samsun gibi güzel bir şehirde bulunmak, Samsunlu hayranlarımızla buluşmak çok güzel bir duygu. Söyleşi için öncelikle size çok teşekkür ederiz. HaberHayat’a emek veren herkesi emeklerinden dolayı takdir ediyorum. Tüm sevenlerimize Samsun’dan sevgiler gönderiyorum.
Mehtap YILDIZ




RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim