ALPER ATAK    
Canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan başarılı oyuncu
Alper Atak


Diriliş Ertuğrul’da Antheus, Bordo Bereliler Suriye’de ise Manzur karakteri ile hafızalara kazınan Alper Atak, HaberHayat okuyucularına özel açıklamalar yaptı. 2012 yılında İstanbul’a yerleşip kendi özel tiyatrosu Tiyatro Öykü’yü kuran Atak, halen Tiyatro Öykü’nün genel sanat yönetmeni olarak görev yapıyor. İstanbul Şehir Tiyatroları ile birlikte sinema ve TV dizilerinde oyunculuk kariyerine devam eden sevilen oyuncu aynı zamanda Oyuncular Sendikası’nın da yeni yönetiminde denetleme kurulu başkanlığı görevini yürütüyor. Tiyatro kökenli bir oyuncu olarak tiyatro sahnesinde nefes aldığını söyleyen başarılı oyuncu ile oyunculuğa ve sanata dair keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

HABERHAYAT: Sizi daha yakından tanımak isteriz. Kendinizden biraz bahseder misiniz?

ALPER ATAK:
1972 Adana doğumluyum. Tiyatro ile 10 yaşında tanıştım. İlkokul 5. sınıfta, sınıf öğretmenimiz mezuniyet müsameresi için bir piyes oynamamızı istemişti. Altı arkadaşım ile birlikte oynadığımız oyunda, Salamon isimli bir Yahudi tüccarı canlandırmıştım. O yaşta hissettiğim ilk şey, bir insanın bedenine girip ben olarak ona hayat vermenin tarif edilemez bir duygu olduğuydu. Ve o gün, ilk aşkı da tatmış oldum. O günden sonra tiyatro hayatımın merkezi, en büyük aşkım olmuştu. Ailemin bu konuda desteğini alamadığım için, eğitim kariyerimi makine mühendisliği alanında yaptım ama hayallerimden vazgeçmedim. Tiyatro eğitimime konservatuvarda devam ederek hedefime ulaştım. Profesyonel tiyatro kariyerime, Adana Şehir Tiyatrosu’nda başladım. 2012 yılında da İstanbul’a yerleşip, kendi özel tiyatrom olan Tiyatro Öykü’yü kurdum. Halen Tiyatro Öykü’nün genel sanat yönetmeni olarak devam etmekteyim. Aynı zamanda İstanbul Şehir Tiyatroları ile birlikte sinema ve TV dizilerinde oyunculuk kariyerime devam ediyorum. Hayattan anladığım, öğrendiğim ve herkese tavsiye edeceğim en önemli şey, “Hayallerinizden asla vazgeçmeyin ve ona sıkı sıkı sarılın! O zaman tüm evren size hizmet etmeye başlıyor” ifadesi olacaktır.

HABERHAYAT: En son oynadığınız Diriliş Ertuğrul dizisinde nasıl bir karaktere hayat verdiniz?

ALPER ATAK:
Diriliş Ertuğrul dizisinden sezon başında teklif aldım. Türkiye’nin üç sezondur en çok izlenen dizilerinden birisi olması, tarihi gerçeklilikler ve tipoloji olarak dönem işlerine uygunluğum, bu projenin içinde olmama sebep oldu. Senaryo gereği teklif edilen karakter, Antheus isimli köle tüccarıydı. Antheus, hep sevdiğim gibi seyirciyi ters köşe yapan bir karakterdi. Melek yüzlü şeytan olan Antheus, iyi bir adam gibi görünmesine rağmen iki yüzlü, kendi çıkarları doğrultusunda babasını bile satabilecek, acımasız, sahtekar, kurnaz, güce karşı zayıf bir kişilik görünüyordu. Benim için keyifle çalıştığım bir set ortamının yanında keyifle hayat verdiğim bir karakter oldu.

HABERHAYAT: Bordo Bereliler Suriye filminde Manzur karakterini canlandırdınız. Nasıl bir proje oldu?

ALPER ATAK:
Ülkemizde yaşanan 15 Temmuz darbe girişimi sonrası, 16 yapım şirketi sınır ötesinde bordo berelilerin yaşadıklarını konu olan bir sinema filmi yapmaya karar verdi. Senaryosunu Coşkun Gündoğdu’nun yazdığı, yönetmenliğini Erhan Baytimur’un üstlendiği Bordo Bereliler Suriye filmi için, Suriye’de konuşlanan FETÖ destekli, yaşa dışı illegal bir örgütün liderlerinden ve tüm eylemlerini yöneten eski Irak ordusu generallerinden, Manzur kod adlı bir teröristi canlandırmam istendi. Senaryoyu okuduğumda, Manzur’un bu davada haklı sebeplerini bulmaya çalıştım. Çünkü çok tepki çekecek, nefret edilecek bir karakteri canlandıracaktım. Manzur, acımasız, cani, çocuk katili bir karakterdi. Dizi yayınlandıktan sonra sokakta yürümek bile zor olacaktı. Rolü kabul etmemdeki en önemli sebep, Shakespeare’in Machbet oyununda dediği bir replikti, “Kötü iyidir iyi de kötü.” Kimse yaşama kötü olarak gelmiyor. Koşullar insanları iyi ya da kötü yapıyor. Kötülük yapan insanın neden kötü olduğunu anlamaya çalıştığımızda, yaptıklarını onaylamasak da daha ılımlı bir yaklaşım gösterebiliyoruz. Kariyerimde Manzur’un özel bir yeri var. Hem çok severek oynadım hem de böylesine uç noktada bir kötü karakteri canlandırmanın insan olarak gelişimime önemli bir faydası olduğunu düşünüyorum. Film gerek gişe gerek TV gösteriminde oldukça iyi bir izleyici kitlesine ulaştı. Manzur ile ilgili olarak seyircinin nefret, şiddet dolu mesaj ve tehditlerini aldım ama bu durum canlandırdığım karakterin başarılı olduğunu gösteriyor.

HABERHAYAT: Kötü karakterler üzerinize oturdu diyebilir miyiz?

ALPER ATAK:
Kötü karakteri oynamanın iyiyi oynamaktan daha zor olduğunu düşünüyorum. Oyuncu seçimlerinde özellikle perde ve TV’de tiyatroya göre görsellik daha ön planda olduğundan, bu mecralarda oynadığınız rollerde, tipoloji dediğimiz şeyin önemi biraz daha öne çıkıyor. Bu alanda daha önce yarattığınız karakterlerde başarılı olmuşsanız, yeni teklifler de hep kötü karakteri canlandırmak olarak gelebiliyor. Tabii tiyatro böyle bir durum için bu kadar keskin değil. Bu durumu sektörün kolaya kaçması olarak da görüyorum. Oysaki tiyatro kökenli oyuncular, her karakteri yaratabilir, castına uygun her rolü oynayabilir. Burada komedi oyunculuğunu, dramatik oyunculuğa göre ayırmak isterim. Komedi oynamanın daha zor olduğuna inanıyorum. Bu sebeple her oyuncunun yönetmenin görmek istemesinden de önce kendisini görmesi bakımından, mutlaka audition vermesinin hem proje hem de kendisi için önemli olduğuna düşünüyorum. Al Pacino bile audition veriyorsa bizim ego yapma lüksümüz yok.

HABERHAYAT: Tiyatro mu yoksa dizi projelerimi sizi daha çok etkiliyor?

ALPER ATAK:
Tiyatro, oyuncunun manevi olarak, sinema şöhret olarak, dizi de maddi olarak besleyen üç farklı disiplin. Aslında üçünde de yaptığınız şey oyunculuk olsa da teknik ve metot farklıkları var. Nefes aldığım tek yer tiyatro sahnesi olduğu için, tiyatrodan aldığım haz ve heyecanı daha çok seviyorum. Tiyatro kökenli bir oyuncu olmam bana bunu hissettiriyor olabilir. Çünkü inandığım şey, tiyatronun oyuncunun sanatı olduğudur. Ama para da kazanmamız lazım değil mi?

HABERHAYAT: Arka Sokaklar dizisinde de yer aldınız. Dizinin bu kadar uzun sürmesiyle ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce bir projenin 10 yıldır devam etmesi, oyuncu açısından avantaj mı dezavantaj mı?

ALPER ATAK:
Arka Sokaklar’da konuk oyuncu olarak yer aldım. O dizide de kötü adamı oynadım. Türkiye’de nerdeyse Arka Sokaklar’da oynamayan oyuncu kalmadı. Dizi 13 sezondur devam ediyor. Eğer bir dizi bu kadar uzun soluklu devam ediyorsa, takdir edilmesi gereken reel bir başarı vardır. Türk toplumu bu tip projeleri seviyor, sıcak, gerçek ve naif buluyor. Oyuncuların çoğu artık onlar için aileden birisi gibi. Böyle uzun soluklu projelerin, oyuncunun gelişimi için dezavantaj olduğunu, istikrarlı bir iş güvencesinin olması bakımından da avantajlı olduğunu düşünüyorum. Benim gibi deneysel oyunculuğa inan birisi için rutin dezavantaj olacağından, dizide bu kadar uzun süre kalamazdım.

HABERHAYAT: Hobileriniz ve fobileriniz nelerdir?

ALPER ATAK:
Yazmayı çok seviyorum. Şiir, oyun ve senaryo yazıyorum. İki adet şiir kitabım basım aşamasında. Miles Davis ve Coltrane hayranıyım. Müzik sistemine çok yatırım yapıyorum. Aynı zamanda plak koleksiyoncusuyum. Felsefe, sosyoloji ve psikoloji okuyorum. Yelken sporu yapmayı seviyorum. İnşallah kendi yelkenli teknemi alacağım. Elli yaşımdan sonra okyanusa yelken açmak gibi bir hedefim var.
Şu ana kadar kendimde fobi diyebileceğim bir yanımı keşfetmedim. Her şeyi deneyimlemeyi seviyorum. Deneyimden sonra sevip sevmediğime karar veriyorum.

HABERHAYAT: Bir oyuncu için özel yetenekler önemlidir. Sizin bilmediğimiz yetenekleriniz nelerdir?

ALPER ATAK:
Hobilerimi bu soruya verilen cevap arasında değerlendirebiliriz. Buna ilave olarak oyunculuk kuramları üzerine çok kafa yoruyorum. Kendi geliştirdiğim bir teknik üzerinde çalışmalar yapıyorum. Aradığım cevapları bulduğumda belki bunu bir kitap haline getirebilir, bu mesleği profesyonel olarak yapmak isteyen kardeşlerime ve meslektaşlarıma farklı bir bakış açısı kazandırabilirim.

HABERHAYAT: Oyuncular Sendikası’nın yeni yönetiminde yer alıyorsunuz. Çalışmalar nasıl gidiyor?

ALPER ATAK:
Sendikamızın yeni yönetimi yani üçüncü dönemi Demet Akbağ’ın yönetim kurulu başkanlığında, ekim ayında yapılan genel kurulla önümüzdeki üç yıl için görev yapacak. Bir önceki yönetimden gelen teklif üzerine, yönetim organlarında görev almamı istediler. Ben de seve seve görev alacağımı söyledim. Yeni yönetimde denetleme kurulu başkanı olarak görev aldım. Şu an hep birlikte önümüzdeki üç yıllık süreyi, görev dağılımları ile projelendirme aşamasındayız.

HABERHAYAT: Bir zamanlar Oyuncu Sendikası çok gündeme geldi. Çalışmalar hangi noktada? Bizi neler bekliyor?

ALPER ATAK:
İşçi sendikaları genelde hükümetler ve işverenler ile daima kavga halinde olan örgütlerdir. Amacı sektörün işleyişi ve çalışan hakları olduğu için işverenler ve yasa koyucular tarafından çok sevilmez. Oyuncular Sendikası’nın ilk kurulduğu dönemde birçok sorun yaşaması, sektörün işleyişinde birçok eksik uygulamanın olmasından kaynaklıydı. Yasa koyucuların sanata ve sanatçıya yaklaşımı, bu aydın topluluğun örgütlenmesi, Gezi Parkı olaylarının patlak verdiği döneme geldiğinden, sendika zor bir dönemde faaliyetlerine başladı. Sendikanın çok gündeme gelmesi bu sebepten olsa gerek. Sendikanın geride kalan iki dönemlik yönetimleri sektörde birçok konuda iyileştirme süreçlerinin adımlarını attı. Özellikle setlerde iş güvenliği, çocuk oyuncular için bu sette bebek var uygulaması, seslendirme sanatçıları için taban ücret uygulaması gibi önemli adımlar atıldı. Şu an üçüncü dönem olarak bizlerin üzerinde durduğu, önceden adımları atılan mesai saatleri, oyuncunun işveren değil işçi olduğu yönündeki 4A sosyal güvenceli çalışan kapsamına alınması, mesleki tanımımızın netleşmesi gibi öncelikli konular üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Oyunculuk yapan tüm meslektaşlarımızın sendikaya üye olmasını istiyoruz. Bu alanda yaratacağımız örgütlenme bilinci ve dayanışma ile gelecek günlere hep birlikte umut içinde el ele yürüyeceğiz.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?

ALPER ATAK:
Keyifli söyleşi için size ve HaberHayat ekibine çok teşekkür ederim. Tüm okuyucularınıza sevgilerimi gönderiyorum.

Mehtap YILDIZ



RÖPORTAJLAR
 
Telif Hakkı © Haber Medya Grubu
RSS Samsun haber İletişim