SAMSUN’UN 100. YILI “YÜZ AKI” OLABİLECEK Mİ ?

2013 Samsunspor sezon açılışında bir konuşma yapan zamanın Samsun’lu Gençlik ve Spor Bakanı, temeli atılan yeni stadyumun adının “Samsun Arena” olacağını mikrofonda dile getirdiğinde bütün stadyum tek bir ağızdan stadyumun adının “19 Mayıs Stadyumu” olarak kalmasını eleştirel bir üslup ve adeta bir protesto görüntüsünde seslendirmişti. Dolayısıyla stadyumun adı Samsun Arena olmadı/olamadı. Benzer bir şekilde “Amazon Kenti Samsun” imaj mühendisliği sloganına da “Samsun 19 Mayıs şehridir!” geleneksel sloganı ile mukabelede bulunan yine Samsun’lulardı. Şu anda stadyumun cephesine bir ad yazılamadı ama 19 Mayıs adında bir ilçemiz, 19 Mayıs adında bir üniversitemiz ve daha sayamayacağım adında 19 Mayıs olan bir çok kurum ve yapıya sahip bir şehir olarak Samsun, 19 Mayıs ile 19 Mayıs da Samsun ile anılmaktadır/anılacaktır.

Bir ilkadım şehri, bir milli mücadele şehri, bir meşale şehir, bir Atatürk şehri imajı için hiç bir mühendisliğe ve zorlama müdahaleye gereksinim duyulmamış, aksine 100 yıldır aynı ruh ve inanç teşebbüsü ile mücadeleci milletimize sembol olmuş bir şehrin mensubuyuz. Ben kendi adıma gurur duyuyorum.

Atatürk’ün “Ben Samsun’u ve Samsun halkını gördüğüm zaman, memlekete ve millete ait bütün düşünce ve kararlarımın yerine getirilebileceğine bir defa daha kuvvetle inanmıştım. Samsunlular’ın hal ve durumlarında gördüğüm, gözlerinden okuduğum vatanseverlik ve fedakarlık; ümit ve tasavvurlarımı olumlu bir inanca götürmeye yetmişti…” tespitinden bir kaç gün sonra, 22 Mayıs 1919’da, ordu müfettişi olarak Samsun’dan İstanbul’a gönderdiği raporda, “Millet, milli hakimiyet esasını ve Türk milliyetçiliğini kabul etmiştir. Bunu gerçekleştirmeye çalışacaktır” diyerek “millet” gerçeğini ortaya koyduğunda, altında Samsun’un imzası bulunan bir hedef karakterize olmuştu.
Bu şahlanışın sembolü olan Heinric KRİPPEL’in “Onur Anıtı” da, zaferin, daha mücadelenin başlangıcında nasıl kazanıldığının heybeti ve şahlanışı ile yönünü Batı’ya çevirmiş bir kumandanın kınından ayrılmakta olan kılıcının ucunda bayraklaşacak şuurun adını tarihe çivilemişti.

Muzafferiyet, milletiyle karakterize olur. Türk için muzafferiyet, ebedidir. Samsun’dan başlayan bir zaferin tarihselliği, Samsun’un da yeni tarihselliğini ön plana çıkarmıştır. 19 Mayıs 1919’un 100. Yılına girmiş bulunuyoruz. 2019 yılına bir kaç ay kaldı. Aslına bakarsanız icrai anlamda tam da 100. Yılın içindeyiz. 19 Mayıs 1919’dan 19 Mayıs 2019’a kadar geçen 99+1 yılın öyle ya da böyle idrakine yetenekli ve sahiplenici olmalıyız!… Diyoruz da, öyle miyiz!?

Tarih, bu toprakların üzerinde aziz milletimize acımasızca saldıran, içeriden ve dışarıdan ihanete teşebbüs eden organizasyonlar, ittifaklar ve kalleşliklere şahit oldu ve kayda aldı. Çanakkale destanı ve ardından 19 Mayıs başlangıçlı Milli Mücadele destanının iki kahraman şehri maalesef, destansı şehir hüviyetlerini temellendiremediler. Çanakkale 100. Yılını cilalayıp parlatamadı ve “Truva (Troya)” imajının altında silikleştirildi. Samsun da aynı kaderi yaşamak üzere görünüyor. 19 Mayıs kenti ile Amazon kenti algı karşılaştırmasına muhatap olmaya devam ediyoruz.

Bazı girişimlerimize rağmen hala 100. Yıl için bir adım atılamadı ya da atılan adım hala havada kaldı ve yere temas edemedi. Şu ana kadar Samsun Kültür ve Sanat Platformu’nun girişimlerine destek olan OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi’nin “19 Mayıs’ın 100. Yılında Türkiya Sanat Başkenti Samsun” projesinin ya da çabasının ciddiyetine erişmiş bir kurumsal teşebbüs ve şehir sahipleniciliği söz konusu olamadı. Spor İl Müdürlüğümüzün bir projesi, Üniversitemizin bazı çabaları, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün bir kongre çalışma planının dışında kayda değer adımlar göremedik/göremiyoruz. Maalesef az önce bahsettiğim ve havada kalan adımlar bunlar. Ancak biraz umutlandığım ve destek umduğum atılımı Büyükşehir Belediye Başkanımızın bakış açısında ve yaklaşımlarında hissedebiliyoruz. İnşallah desteklerini esirgemeyeceklerdir.
Genel olarak bakıldığında bu türden eylem ve etkinlik kapsamlarının geneline hakim olan ve tabiri caiz ise gemiyi kurtaran, maalesef kültürel ve sanatsal etkinlikler olmaktadır. Örnekleriyle de sabit bir vargıdır bu aynı zamanda. Samsun’un kültür ve sanat ile ilgili Sivil Toplum Kuruluşlarına ait projeleri yine Samsun Kültür ve Sanat Platformu olarak toparlamaya çalışaşağız. Platform yönetim kurulu üyeleri ve diğer sivil inisiyatif liderleriyle birlikte şehrimizin bazı büyüklerini bir kez daha ziyaret edeceğiz. Geç kalmamıza ve ekonomik yetersizliklere rağmen gerçekleştirebileceğimiz tüm çalışmalarımıza daha da odaklanacağız. OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi 100.Yıl Logosunu tasarladı ve diğer etkinlik dosya çalışmasıyla birlikte Sayın Valimize teslim etti. Artık logo resmiyetini sağlayıp kurumsal yazışmalar da dahil olmak üzere tüm etkinlik ve proje siluetlerine yerleştirmeliyiz.
Önümüzdeki yıl yerel seçimler yılı. Tüm Türkiye’nin meşguliyeti seçim odaklı olacak görünüyor. Doğal olarak Samsun da aynı süreci işleyecek. Hem de çok hareketli biçimde. Söz konusu süreç Samsun’un 100. Yılını olumsuz etkileyecek ya da etkileyebilir şeklinde bir kanıyı bertaraf etmek zorundayız. Çünkü bu organizasyonun 99. ya da 101.’ sinin bir anlamı zaten yok. Tek bir 100. Yıl var ve o da bu yıl. Sırasıyla Samsun Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz, İlçe Belediyelerimiz, Kaymakamlıklarımız, Üniversitemiz, Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz, İl Kültür ve Turizm müdürlüklerimizin yanında sivil toplum kuruluşlarımız, insiyatifler ve özellikle de Samsunluların tümüyle sahiplenmesi gereken bir süreçten bahsediyoruz. Bazı kurum ve kuruluşları da dahil etmekte yarar görüyorum. Örneğin AVM’ler, özel hastaneler, ihale alan iş adamları ve diğer sektörel unsurların sponsorluklarının ayrıca önem kazandığı bir proje genellemesinden bahsettiğimize göre, desteğe”destek” bekliyoruz.

2019 yılında Samsun, Bandırma Vapuru ile Türkiye’ye neler çıkaracaktır?
Daha önce yine bu dergide kaleme aldığım “2019 Türkiye Sanat Başkenti Samsun Projesi” detayına girmeyeceğim. 19 Mayıs’ın 100. Yılı Türkiye için önemlidir ama Samsun için bir meseledir. 2019 yılı Türkiye’de Samsun’un konuşulacağı bir yıl olmalıdır. Tıpkı 100 sene önce olduğu gibi. Bandırma Vapuru timsalinde bir yolculuğun yeniden yapılması, içindeki yolcuların yeniden sorumluluk alması, karaya çıktığında tüm ülkeyi tesir altına alabilecek bir hareket oluşturması ve hepsinden önemlisi şehir imajının daha kuvvetle tazelenmesi için hepimize görev düşmektedir.
2019’da Samsun yüz akıyla bir 100. Yıl gerçekleştimelidir!…

2019’da Samsun yüz akıyla bir 100. Yıl gerçekleştimelidir!…

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir