TUĞBA LOFÇALI İLK ŞARKISIYLA MÜZİK DÜNYASINA MERHABA DİYOR

İki üniversite okumasına rağmen içinde müzik yapma aşkını hiç kaybetmeyen sanatçı Tuğba Burak, sözleri ve müziği Sezen Aksu’ya ait olan ‘Le Le Le’ isimli enerjik bir şarkıyla müzik dünyasına “merhaba” dedi.
İlk şarkısının heyecanını yaşayan sanatçı, kendisiyle ilgili birçok konuda HaberHayat Dergisi’ne açıklamalarda bulundu.
Yasir BABA

HABERHAYAT: Merhaba Tuğba Hanım, nasılsınız?

TUĞBA LOFÇALI: Çok iyiyim sizlerle birlikte olmak enerjimi daha da yükseltti.

HABERHAYAT: Sözü müziği minik serçemiz Sezen Aksu’ya ait olan “Le Le Le” şarkınla karşımızdasınız. Ne güzel bir şarkı olmuş. Şarkıyı nasıl aldınız?

TUĞBA LOFÇALI: Çok teşekkürler. Sezen Hanım eski şarkılarını kendi şirketi üzerinden uygunluk verildiği takdirde bizlerle paylaşıyor. Ne mutlu bize…

HABERHAYAT: Sezen Aksu’nun şarkısıyla çıkış yapıyor olmak sana kolaylık sağladı mı?

TUĞBA LOFÇALI: Kesinlikle sağlamıştır diye düşünüyorum. Şarkılarının kalitesinden zaten belli oluyor ama dikkat de çekiyor. İnsanlar hem geçmişi hatırlıyor; “Bu şarkıyı biliyorduk diyorlar ya da Aaa Sezen Aksu şarkısıymış” diyorlar. Çok hoş bir duygu, muhteşem bir patent, harika bir etiket.

HABERHAYAT: Şarkı kadın ve erkek ilişkilerini anlatıyor. Sence de çok mu farklıyız?

TUĞBA LOFÇALI: Kadınla erkek arasında kesinlikle teknik olarak çok büyük bir farklılıklar olduğuna eminim. Kadın, ilişkiye baştan anne olma güdüsüyle bakıyor. “Bu adam çocuğumun babası olur mu?” , “İyi bir aile kurabilir miyim?” gibi sorularla yaklaşıyor ilişkiye. Elbette aşk hepimiz için ortak bir gerçek. Ama kadın için ilişki kutsal çünkü sonu aile olmaya anne olmaya varıyor. Sırf bu sebepten dolayı bence çok farklıydı. Ama birbirimize lazımız.

HABERHAYAT: Peki, şunu sormak istiyorum; erkeklerden çok fazla bir şey beklememize gerek yok mu?

TUĞBA LOFÇALI: Hem var hem yok! Aslında farklılıklarımızı hem anatomik hem de duygusal kabul ederek ‘hayat müşterek’ kısmında rolleri çok karıştırmadan, abartmadan dengeleyip yürütmek en doğrusu sanırım. İlişki uzmanı değilim ama son dönemlerde çok fazla biten evliliklere, ilişkilere şahit olduğumdan bu şekilde çıkarım yapabilirim. Terzi kendi söküğünü dikemez derler ya; dikmeye çalışarak ömür geçirmek durumundayız. Birbirimize karşı tahammülkar olmamız şart. Şunu söyleyebilirim; Genelde anneler çocuklarının başında daha tahammülkar ama babalar “İşten yorgun geliyorum, nasıl oynayacağım, çocuklar çok gürültü yapıyor” gibi bahaneler öne sürerek daha tahammülsüz olabiliyor. Hâlbuki çocuk demek; sabır, emek demek. İlişkinin en güzel meyvesi… Ama öyle olmuyor maalesef.

HABERHAYAT: Şarkınızda da dediğiniz gibi nerelere gidip nasıl edeceğiz?

TUĞBA LOFÇALI: Vallahi hiçbir yere gitmeyeceğiz. Emek verdiklerimizin peşinden duayla, şükürle devam edeceğiz. Yine yeniden yeni sayfalar açacağız. Aynı yoldan farklı yöntemlerle devam edeceğiz.

HABERHAYAT: Çok güzel bir klip olmuş nasıl geçti çekimler?

TUĞBA LOFÇALI: Şarkı seçiminden sonra kafamda zaten çok renkli bir klip olması gerektiği vardı. Hemen hemen hayalini kurduğum gibi de oldu. Mutfak sahnesindeki arkadaşlar benim mühendislik fakültesinden arkadaşlarım. Çocukların bazıları benim eski öğrencilerim. Oldukça kalabalık renkli bir klip oldu. Çok şükür son derece eğlenceli ve renkli saatler geçirdik. Ekip muhteşemdi. Bu arada model oyuncu kardeşim Adrian Aliyev’e de sonsuz teşekkürler…

HABERHAYAT: Bu kadar kadın-erkek ilişkisi demişken; hayatında ciddi bir ilişkiniz var mı?

TUĞBA LOFÇALI: Bu konuları şimdilik geçsek belki daha sonra…

HABERHAYAT: Bir kadın en çok ne için evlenir?

TUĞBA LOFÇALI: Aile kurmak ve çocuk sahibi olmak için.

HABERHAYAT: Biraz da sizi tanıyalım istiyorum. Müzikle yaşamınız nasıl kesişti?

TUĞBA LOFÇALI: Aslında doğuştan. Çünkü şarkı söyleyebildiğinizi fark ettiğiniz ve fark edildiğinizde, aile, arkadaş ve çevreniz tarafından, artık o yola girmiş oluyorsunuz.

HABERHAYAT: Müziği seçtiğinizde ailenizin tepkisi nasıl oldu?

TUĞBA LOFÇALI: Kaygı dolu tepkiler tabii. Bir de, bizimkiler de hep bir mesleğin olsun; müziği hobi olarak yap mantığı vardı. Zaten annem ilk üniversitemi bitirene kadar sahneye çıkmama izin vermedi. Bir değil iki üniversite okudum. İki mesleğim oldu ama müzik hiç bitmedi.

HABERHAYAT: Asıl mesleğiniz gıda mühendisliği. Kendiniz mi seçmiştiniz bu mesleği?

TUĞBA LOFÇALI: Mühendislik okumaya matematiğim iyi olduğu için karar verdim aslında. Matematiği “full” çekince; “Bu puanla konservatuara mı gidilir” diye düşünüyor insan. Aslında çok yanlış. Ben öğrencilerimde de bu konuya çok dikkat ediyorum. Yetenekleri olan, sevdikleri, güdülendikleri meslekleri seçmeleri gerektiği konusunda yönlendiriyorum. Doğrusu bu! Bu arada matematik çok önemli bir ders. Hayatın bir parçası. Okul öncesinde matematiksel mantıksal gelişimi artırmak üzere kendi oluşturduğumuz pek çok öğretim yöntemini ve tekniklerini kullanıyorum. Hatta bazen bazı arkadaşlarım “Neden bu kadar zorluyorsun” diyorlar ama okul öncesi eğitim çok önemli. Karakterler ve bilgi öğrenme yöntemlerinin yüzde 85’i 6 yaş öncesinde oluşuyor. O yüzden seviyelerine uygun, açık uçlu sorular gibi değişik tekniklerle en azından matematik sevgisi oluşturmak, sıklıkla yaptığım bir şey. Zaten okul öncesi öğrencisine oyunla öğretebilirsiniz. Bazen çok zor şeyleri bile oyunla öğretebiliyorum. Çok verimli ve zevkli geçiyor derslerimiz.

HABERHAYAT: Şu an sağlığımızı en çok tehlikeye atan yiyecekler hangileridir diye soracak olursak; neler söylersiniz?

TUĞBA LOFÇALI: Özellikle çocuklar için paletli yiyeceklerden kaçınmak gerekiyor. Asitli içecekleri ben zaten hiç tüketmedim. Asla tavsiye etmem. Bu sıralar evde kendi yoğurdumu ve ekmeğimi yapıyorum. Bol zeytinyağlı yemekler önerebilirim. Biz Akdeniz ülkesiyiz, yemek kültürümüz de var yeşillikler. Tereyağından asla vazgeçmem mesela ben. Et yemeklerinde mutlaka fırını tercih ediyorum. Aslında hepsinde dengeli beslenmek önemli. Protein diyeti gibi şeyler tavsiye etmiyorum.

HABERHAYAT: Bir dönem Ferman Toprak’a vokallik yapmışsınız. Nasıldı o günler?

TUĞBA LOFÇALI: Evet… 2 sene önceydi. Benim için çok ilginç bir deneyimdi. Birçok İbrahim Tatlıses şarkısı, türküler ve Kürtçe şarkılar öğrendim sayesinde. Harika bir orkestrayla çalışmıştık. Hepsi çok sevdiğim abilerim kardeşlerim. Çok güzel günlerdi.

HABERHAYAT: Ferman Bey ile yaşadığınız komik bir anınız var mı bizimle paylaşacağınız?

TUĞBA LOFÇALI: Şu an birden sorunca hatırlayamadım. Ama Ferman abi çok iyi biridir. Son derece samimi… Başlarda şarkıların çoğunu bilmiyordum. Bir kez bile ağzını açıp bir şey demedi. Öğrenirsin dedi.

HABERHAYAT: Arabesk albüm yapmak ister misiniz?

TUĞBA LOFÇALI: Albüm yapar mıyım bilemem ama sahnede çok söylüyorum ve bayılıyorum. Çok seviyorum.

HABERHAYAT: Asla söylemem dediğiniz tarz var mıdır?

TUĞBA LOFÇALI: Hard-Rock sanırım. Söyleyemem. Ayrı bir teknik gerektiriyor. Ama brütal vokal çalışırsam neden olmasın…

HABERHAYAT: Günümüzdeki yeni şarkıcıları nasıl buluyorsunuz?

TUĞBA LOFÇALI: Hepsi bir ses, bir renk ve çok büyük emek. Ama Sezen Aksu’ların, Ajda Pekkan’ların, Kibariye’lerin, Müslüm Gürses’lerin diğer yandan Alicia Keys gibi sanatçılarının yerini tutabilir miyiz; bilemiyorum. Umarım olur.

HABERHAYAT: Peki, müzik piyasası hakkında neler söyleyebilirsiniz?

TUĞBA LOFÇALI: Çok zor! Maddi ve manevi olarak çok yorucu. Mesela; bugün şarkısı popüler olan bir şarkıcı iyi ya da kötü çok büyük bir başarı elde etmiştir bence. Çünkü gerçekten sevilmek, beğenilmez çok zor.

HABERHAYAT: Sosyal medyanın bu kadar hayatımızı içinde olması doğru mudur sizce?

TUĞBA LOFÇALI: Tam anlamıyla alışabildiğimi söylemem. Ama teknoloji her alanda çok hızlı ilerliyor. Tez zamanda alışmak zorundayız.

HABERHAYAT: Bu sıralar en çok dinlediğiniz ilk 5 şarkı hangisidir?

TUĞBA LOFÇALI: Genelde popüler şarkıları takip ediyorum. Son günlerde yine Hakan Altun ve Tom Jones dinliyorum.

HABERHAYAT: Peki, gündemde duyduğunuz ve çok şaşırdığınız en son olay ne oldu?

TUĞBA LOFÇALI: Hayat, insanı hiç bir şeye şaşırmamak adına çok iyi eğitiyor.

HABERHAYAT: Çıktığınız sahneler var mıdır?

TUĞBA LOFÇALI: Şu sıralar tanıtım süreciyle geçiyor.

HABERHAYAT: Peki repertuarınızda neler oluyor?

TUĞBA LOFÇALI: Kıyametler kopuyor. Aslında hocalarım doğru bir yöntem olmadığını tek bir tarzda ilerlememin doğru olduğunu defalarca söylediler. Ama ruhum halim gün içinde bir anda arabesk bir anda pop bir anda türkü ya da Türk Sanat Müziği söyleyecek şekilde değişiyor. O yüzden sahne potansiyeline göre her telden diyebiliriz.

HABERHAYAT: Popüler olmak mı medyatik olmak mı?

TUĞBA LOFÇALI: Siz gazeteciler aradaki farkı tanımlayabilirsiniz. Ama benim için aynı gibi. Medyatik denince sanki olur olmaz her haberle gündeme gelmek gibi bir durum akla geliyor. Diğer yandan popüler olmak gerekli mi? Evet. Çünkü bu, daha çok konser demek ve daha çok dinleyiciyle canlı canlı buluşmak demek. Zaten daha çok kişiye ulaşmak için bunca emek harcanıyor. Single’lar, albümler yapılıyor. Yoksa evde oturarak da şarkı söylenebilir. Ama o kalpten gelen enerjiyi herkesle paylaşmak isteme duygusu galiba insanı bu yollara itiyor.

HABERHAYAT: Yakın gelecekte ne tür projeleriniz olacak?

TUĞBA LOFÇALI: Tek hayalim sonsuza kadar müzik yapmak, şarkılarıma devam etmek.

HABERHAYAT: Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?

TUĞBA LOFÇALI: Herkese huzur dolu emeklerinin karşılığını gani gani alacakları güzel günler diliyorum. Sonsuz sevgiler…

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir