Yrd. Doç. Dr. Naziye Gürkan Sabah; Tüp Bebekte Yeni Yaklaşımlar

Aslında her gebelikte %50 oranında embriyolar anormal oluşabilir ve rahim içine tutunamaz.

Bu doğal bir süreç. Tüp bebek tedavisinde uygulanan PGD(preimplantasyon genetik tanı) ya da CGH(karşılaştırmalı genomik hibridizasyon) denen yöntemlerde 3. gün embriyolarından alınan örneklerle yüklenecek embriyonun sağlıklı olup olmadığı belirlenebilir. Böylece sağlıklı olan embriyolar rahim içerisine yüklenir. Özellikle daha yeni olan CGH yöntemi bütün embriyolara ve bütün genetik materyale bakabilmektedir. Ayrıca uygulanan assisted hatching denen yardımcı yuvalama yöntemi ise bazı embriyoların dış kabuğunun kalın olmasından kaynaklı rahime tutunamama problemini çözmek amacıyla lazer tekniği kullanılarak bu dış çeperin inceltilmesi işlemidir. Yine son zamanlarda bebeğin rahim duvarına daha çabuk yapışmasını sağlamak amacı ile endometriuma bir çizik atılması işlemi de hastalarımıza uyguladığımız yöntemler arasında. Bu aslında ovulasyon indüksiyonu yapılan siklusta çok fazla hormon yükünün rahim iç duvarına olumsuz etkilerinden kaynaklanabilmektedir. Bunu önlemek amacı ile elde edilen embriyolar o siklusta yüklenmeyip dondurularak bir sonraki adet siklusunda endometrium basit ağızdan ilaçlarla hazırlandıktan sonra yükleme işlemi yapılmaktadır.

Bu uygulamanın geçerliliği ve çifte faydası artık bilimsel yayınlarla ispat edilmiştir. PCOS olgularında kadının pekçok yumurtası olmasına rağmen maalesef elde edilen yumurtaların çoğu kalitesiz olabilmekte ve oluşan embriyolar da bu nedenle çok kaliteli olamayabilmektedir. İnsülin direnci olan bu olgularda IVF öncesi metformin kullanımı yumurta kalitesini arttırabilir. Over rezervi düşük olan olgularda büyüme hormonu kullanımı diğer bir seçenektir. Ayrıca yine bu tip olgularda böbreküstü bezinden salgılanan DHEA hormonu içeren bazı ilaçlar yumurtalıklarda antiaging etkisi yaparak yumurta sayı ve kalitesini arttırarak gebe kalmayı kolaylaştırabilir

Laboratuvar koşullarındaki teknik detaylar da önemlidir. Embriyoların bölünmelerini kontrol etmek amacı ile bulundukları inkübatörden her gün dış ortama alınıp mikroskopta incelenmeleri yerine yerlerinden hiç oynatmadan inkübatör içinde fotoğraflanması mümkün olabilmektedir. Bu aygıt ile dış ortamda bulunan bilgisayar ağına kurulan bağlantı sayesinde çekilen fotoğraflar bilgisayardan rahatlıkla izlenebilmektedir.Böylece embriyolar herhangi ısı değişikliklerine maruz bırakılmadan bölünmeleriyle ilgili detaylı bilgiye ulaşılabilmektedir.
Myomu, kisti ya da polipi olan olgulara yaklaşım önceden olduğu gibidir. Myomun lokalizasyonuna ve büyüklüğüne göre, yumurtalık kistinin natürü ve boyutuna göre çıkarılmaları planlanır. Endometriumda polipi olan olgularda histeroskopik olarak polip çıkarılması temel yaklaşım olacaktır.
Sigaranın hem sperm hem de yumurta sayı ve kalitesini düşürdüğü kanıtlanmıştır. Obez kadınlarda VKİ (vücut kitle indeksi) arttıkça gebelik şansı da azalmaktadır. Bu nedenle tüp bebek tedavisi öncesinde sigarasız yaşam ve ideal kiloya yaklaşma amaçlanmalıdır.
Son zamanlarda halk arasında adı geçen tüp bebek aşısı ise annenin kanından alınan bazı maddelerin rahime verilmesi işlemidir. Yapılan çalışmalarda bu yöntemle embriyonun rahim içine daha iyi tutunduğu gözlenmiştir.
Peki bu kadar yeniliğe rağmen gebelik elde edemeyen çiftler kaç kez tüp bebek deneyebilirler?
Aslında bunun bir sınırı yok. Ancak yapılan çalışmalar göstermiştir ki; %95 olguda 3 kez tüp bebek denemesinden sonra başarı şansı pek artmamaktadır.

 

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir