ZAMAN NASIL DA DEĞİŞTİ!

Fotoğrafta gördüğünüz kişi ünlü aktör Arnold Schwarzenegger, 2016 yılında kendi twitter hesabından paylaştığı bu fotoğrafın altına “Zaman nasıl da değişti!” notunu ekledi.

-Fotoğraf birden tüm dünyada viral bir hâle geldi. Çünkü sosyal medya trolleri sayesinde hikâye şöyle anlatılmaya başlandı. “Resimdeki heykel ünlü aktörün Kaliforniya Valisi olduğu dönemde otel tarafından yaptırıldı ve Otel Yönetimi Arnold Schwarzenegger’e ne zaman isterse bir odanın kendisi için hazır olduğunu ve ömür boyu misafir olacağına söz verdi. Heykelin inşasından yıllar sonra ve artık vali değilken Schwarzenegger otele geldi ancak otel dolu olduğu için kendisine yer verilmedi. Bunun üzerine eski Kaliforniya Valisi kendisine bir uyku tulumu aldı ve heykelinin önünde geceyi geçirdi. Üstelik bir de hesabından ‘Zaman nasıl da değişti!’ anlamına gelen ‘How times have changed!’ ifadesini paylaştı.”

Hikâye bu hâliyle herkesin duygusal olarak dikkatini çekti. Verdiği mesaj çok açıktı. Güç elinizdeyken size harika davranan insanlar gücünüzü kaybettiğinizde nasıl davranmaya başlıyorlar? Hikâyenin epik bir yanının olması ve haklı unsurları temalaştırması maalesef hikâyeyi gerçek yapmıyordu. Elbette bir trol tarafından Arnold’un twitter paylaşımı dramatik bir şekilde haberleştirilmişti. Heykelin önünde yattığı ve bunu sosyal medya hesabından paylaştığı doğruydu ama heykel bir otelin önünde değildi ve hiçbir otelin de böyle bir sözü yoktu. Şehir merkezinde bir kamu binasının önündeki heykelin yanında uyumasının nedeni büyük olasılıkla zamanın nasıl değiştiğini insanlara gösteren bir hikâye paylaşmaktı.

Hikâye yanlış olsa da sizin de gözünüzün önünden yönetici olduğunuz zaman ile gelecekte artık bu güce sahip olmayabileceğiniz bir ânı karşılaştırmanızı sağlıyor mu? Mesela artık liderlik unvanınız ya da şirketiniz olmasa çalışanlarınız size nasıl davranırdı?

2010 yılında bir Sabancı Şirketi’nde İcra Komitesi Üyesi olarak çalışırken makam aracımla otoparka girdiğimde otopark görevlisinin kapımı açtığı ve “Buyurun!” dediği anda asansörle çıkarken düşündüğüm şey şuydu: Eğer unvanım olmasaydı bana bu kadar saygı duyar mıydı? O zaman ben kim olurdum?

Cevabım oldukça üzücüydü. Kendi kendime unvanım olmadığında yani apoletlerimi biri sökerse ertesi gün sahip olduğum her şeyin elimde olmayacağını düşündüm. İşte o gün kendi işimden istifa etmeye karar verdiğim gündü. İstifa kararı doğru olduğu için söylemiyorum. Kimi için doğru, kimi içinse yanlıştır ama bugün yıllar önce kendim için en doğru kararı vermiş olduğumu görüyorum.
Eğer hayatınızda en az bir defa iş değiştirdiyseniz, iş yerinizde selamlaştığınız kaç kişiyle hâlâ görüşüyorsunuz? Size büyük olasılıkla çok az sayıda olduğunu hatta bazılarınız için bu sayının sıfır olduğunu iddia edebilirim.

Liderlik veya girişimcilik itibarınızla direkt bir ilişki içerisindedir. Eğer kendi itibarınıza yatırım yapmak istiyorsanız zaman zaman kendinize dışarıdan bakmaya çalışın ve şu soruyu sorun; “Eğer unvanım olmasaydı insanlar bana nasıl davranırdı, onları bir şey yapmaya nasıl ikna ederdim?” İşte bu size unvansız lider olmanın kapılarını açacak olan sorulardan biridir. Bu soruyu sizin hakkınızdaki düşüncelerini almak için çalışanlarınıza sormanızı tavsiye etmem. Ne yaparsanız yapın en samimi cevabı alamayacaksınız. Çünkü çeşmenin başında kimin ne kadar testisini doldurabileceğine karar veren kişisiniz. En samimi olduğunu düşündükleriniz bile bu konuda apoletleriniz olduğu sürece %100 samimi olamayacak. Ama her zaman kendinize daha iyi bakmak için bir ayna ya da bir uzman kullanabilirsiniz. İşe yarayacaktır.

 

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir