BALKON BAHÇECİLİĞİ

 

Merhabalar,

Yaz döneminin sonu sonbaharın başlangıcı olarak zamanın kendini en güzel hissettirdiği keyif dolu bir Eylül geçirmenizi diliyorum öncelikle. Yazın sonunda tatiller yapılmış, yazlıklardan ve köylerden hasat sonrası eve dönüşler yavaş yavaş planlanmaya hatta uygulamaya dönüşmeye başlamışken birde tatil araya girince rehavet bir anda kendini farklı telaşlara bırakıyor. Okul açılacak telaşları bazı evlerde kendini hissettirirken zihnimizde devam eden ‘toprakla uğraşmak beni ne kadar mutlu ediyor’ düşüncesi çok katlı konut alanlarında balkonlarda, teraslarda ya da konutlarımızın içlerinde küçük saksılarda da olsa toprak kokusunu duyabilecek dokunabilecek materyaller ile sürdürülebilir bir hobi olarak devam ediyor. Balkon bahçeciliği yapmanın yararı da, keyfi de, kendi yetiştirdiğiniz sebze meyvenin lezzeti de anlatmakla bitmez. Tecrübeyle sabit, toprağa elini veren kolunu kaptırır. Baharat yetiştireceğim diye pencere önü yetiştiriciliğine girişirsiniz, bir bakmışsınız balkondan domates, limon, biber topluyorsunuz. Balkon bahçeciliğine başlamayı zor bir uğraşmış gibi gözünüzde korkutup geri adım atmayın. Tavsiyem; bitki yetiştiriciliğine yavaş yavaş başlamanız ve toprağa ısındıkça bitki sayısını veya çeşidini artırmanız. Aynı anda birçok çeşit bitki ekerseniz hepsinin bakımı ile ayrı ayrı uğraşmak gözünüzde büyüyebilir ve ilk denemede tutmayan fideler hevesinizin kaçmasına sebep olabilir. Yılmayın. Eksik kaldığınız sorunları deneyerek çözebilirsiniz.

Fesleğen, nane, maydanoz, roka ve biberiye gibi aromatik bitkiler, evde bahçeciliğe başlamak için idealdir. Marketten aldığınız bitkilerin canlı bir dalını bir bardak suya koyup kök salmasını bekleyebilir (tabii belli aralıklarla suyunu yenilemek kaydıyla ama her bitki uygun olmayabilir) ya da pakette satılan tohumları kullanabilirsiniz. Aromatik bitkiler çoğunlukla küçük topraklarda hızla büyüyen arsız bitkilerdir. Mutfağınızda pencere varsa, içerde pencere önünde yetiştirebilirsiniz. Böylece yemek yaparken taze baharatlarınız her zaman elinizin altında olur. Yeşillenen baharatlarınızın uçlarını koparmaktan çekinmeyin bu bitkiler siz kopardıkça alttan filiz verir ve büyüyüp gelişirler. Taze baharatlarınızı çatlamış genişçe bir bardakta, minik saksılarda ya da kullanılmış bir yoğurt kabında kolaylıkla yetiştirebilirsiniz.

Kullanılacak Toprak

Aromatik bitkiler çiçekçilerde satılan torfta yetişecek kadar güçlü olsalar da torf genel olarak sebze meyve yetiştiriciliği için fazla gübreli ve su tutan bir malzemedir ve tohumların yanmasına ya da çürümesine sebep olabilir. Taze baharatlardan sonra başka sebze ve meyveler de yetiştirmeye niyetliyseniz, eşit miktarda torf ve bulabilirseniz. Steril toprak karışımı kullanmanız daha doğru olur. Steril toprak elde etmek için civardaki bir bahçeden yada kazı alanlarından ihtiyacınız olduğu kadar toprak alın, bir fırın tepsisine yayın ve 120 derecede 30 dakika fırınlayın. Ardından steril toprağınızı torfla iyice karıştırın. Dilerseniz ekstra besin için kil ya da kül de ekleyebilirsiniz. Drenajını sağlamak için minik tüf parçaları, deniz kenarından topladığınız kabukların kırıkları ya da ponza taşını kırıp araya karıştırabilirsiniz. Evdeki sebze kabuklarınızı çürütüp toprakla karıştırabilir kompost da elde edebilirsiniz bunun için kapaklı bir kova gerekir ama kokusu olur. Bahçeli evlerde daha uygun bir kazanım olur.

 

 

‘Doğru ve sağlıklı tohumu nereden bulabilirim’ diye düşünüyorsanız bu sorunun mutlak doğru bir yanıtı yok. Ekim dikim işleri deneme yanılmayla ilerler ve zevki biraz da burada saklıdır. Daha önce toprakla haşır neşir olmadıysanız, ilk denemenizde atalık yerel tohumlar kullanmanızı önermem. Bildiğiniz gibi bu tohumlar nesilden nesile özenle aktarılıyor ve köyden köye dolaşılıp toplanmak için müthiş bir emek harcanıyor. Değerli atalık tohumları topraktan ilk ürününüzü aldıktan sonra ekerseniz heba etmemiş olursunuz. Ama aynı toprağa dikmenizi önermiyorum. Hibrit tohumlar ilaçlı olduğu için atadan gelen tohumun masumluğu bu ilaçlı toprağa yenik düşebiliyor.

Kaynağını bildiğiniz, tadı hoşunuza giden domatesin içindeki çekirdekleri ayırıp kurutun, buyurun size domates tohumu. Kullanmadığınız ve yeşillenmeye başlayan soğanı toprakla doldurduğunuz bir yoğurt kabına gömüp sulayın, yeni soğan bitkiniz hazır! Yaz meyve ve sebzelerinin neredeyse tümünü baharın başında ekebilirsiniz.

Ev ve Bahçe

Nisan başı organik pazarlarda tohum ve fide bulmak için idealdir. Favori pazarcınıza gidip ‘fide var mı?’ diye sorun. Zaten onlar hangi mevsimde hangi fidenin tutacağını bilirler ve size doğru ürünü verirler. Bunun dışında tohum için deneyebileceğiniz bir başka alternatif ise, aktar ve yapı marketlerde satılan paket tohumlardır. Paket tohum alırken paketin arkasında firmaya ulaşabileceğiniz adres ve telefon bilgisi, danışma hattı olmasına dikkat edin, bu bilgileri paylaşan firmalar genelde daha güvenilir oluyor. Online olarak Ulusal Tohum Takas Merkezi ve Tohum Takas Ağı‘nı da tohum bulmak için kullanabilirsiniz.

Kuruttuğunuz, satın aldığınız ya da bir tanıdıktan temin ettiğiniz tohumları ekmenin iki yolu var. Direkt büyüteceğiniz toprağa serpebilir ya da daha küçük bir toprakta filizlendirip ardından büyüyeceği saksıya aktarabilirsiniz. Ben, ayrı ve küçük bir yerde filizlendirmenizi öneririm. Böylece hem fidenizin ihtiyaçlarını daha rahat gözlemler hem de büyük saksıda boşuna fazladan tohum kullanmamış olursunuz. Ayrı yerde yetiştirilen filizler aynı zamanda turfanda olur ve mevsiminden bir hafta ila bir ay daha önce ürün almanızı sağlar.

Filizlendirme için çatlamış bir bardak, kırılmış yumurta kabuğu, yumurta kutusundaki boşluklar, altını mukavvayla kapattığınız bir tuvalet kâğıdı rulosu gibi onlarca seçenek kullanabilirsiniz. Tohumlar yeşermek için çok az toprağa ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle tohum ekeceğiniz kabı seçmek tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. Çelikten üretecekseniz de zaten direkt suya koyarak ısı ve ışık alabileceği bir cam kenarında köklenmesini bekleyebilirsiniz. Yumrulu bitkiler şeffaf kaplarda dekorasyon görevi de üstlenirler. Bu da daha keyifli olur. Mesela yerelmasını ben denedim. Sonuçtan memnun kalacaksınız. Sonrasında bahçeye diktim. Gidip gelip takip ediyorum.

Torf ve steril toprak karışımınızı kabınıza üstünde sulayacak kadar boşluk bırakacak kadar doldurun, tohumlarınızdan bir iki tane serpin ve tohumun üzerini kapatacak kadar, incecik toprak ekleyip su serpiştirerek sulayın. Tohumlarınız yeşerene kadar kabınızı evin içinde tutun ve üzerini ışık almayacak şekilde gazete kağıdı ya da naylonla örtün. Tebrikler! Artık siz de bir balkon bahçecisisiniz.

İlk hafta; fidelerinizin tutması için susuz kalmamalarına, toprağın sürekli nemli kalmasına özen gösterin. Bitkilerinizi fazla sulamaktan kaçının ve saksılarınızın diplerinde mutlaka fazla suyun akmasını sağlayacak. Delikler olmasına dikkat edin. Her bitki farklı sulama ihtiyacına sahiptir o yüzden genel geçer bir sulama kuralı yoktur. Sebze ve meyveler az sulanması gereken bitkilerdir. Bitki susuz kalınca neslini devam ettirmek için meyve verir. Bu nedenle bitkinizi toprağın yüzeyi nemli kalacak kadar sulayın. Bitkinizin yaprakları susuzluktan boynunu bükmedikçe su vermeyin. Suyu bol tutarsanız; bitkileriniz sürekli yeni yeşil yapraklar vererek uzarlar. Oysa sebze meyve bahçeciliğinde meyve veren dalların yamulup kırılmaması için daha kalın ve kısa olmaları tercih edilir.

Sebze meyveleriniz çiçek açtıktan sonra sulamayı hafif hafif artırın ve bitkiniz meyve verdikten sonra da toprağı kurutmayacak kadar su vermeye devam edin. Sulama için güneşin doğrudan bitkiye ulaşmadığı sabahın erken saatlerini ya da akşamları tercih edin.

Saksılarınızı doğrudan güneş alabilecekleri bir noktaya yerleştirmeye özen gösterin. Aksi halde güneşe doğru dönmek isteyeceklerinden yamuk büyüyüp meyveyi taşıyamaz hale gelebilirler. Saksılarınızın aşırı sıcak ya da aşırı soğuğa maruz kalmasına izin vermeyin. Fakat direkt cam kenarına yerleştirmeyin yoksa büyüteç etkisi yapar ve kuruma kaçınılmaz olur. Ben ayrıca saksılarımı bir çiçek, bir sebze olacak şekilde yerleştiriyorum bu da küçük sebze bahçeme rengârenk bir görüntü veriyor, aklınızda olsun. Bütün bu işlemler yerine ve yetiştiricisine göre değişebilir. Birçok doğruyu kendimiz deneyerek tespit ederiz. Tercihlerimize göre ürünlerimizi daha iyi yetiştirme yöntemleri oluşturabiliriz. Keyifli balkon bahçeleriniz olması dileğimle…

Emine Karaçuha Yılmaz

Peyzaj Yüksek Mimarı

 

Merhabalar,

Yaz döneminin sonu sonbaharın başlangıcı olarak zamanın kendini en güzel hissettirdiği keyif dolu bir Eylül geçirmenizi diliyorum öncelikle. Yazın sonunda tatiller yapılmış, yazlıklardan ve köylerden hasat sonrası eve dönüşler yavaş yavaş planlanmaya hatta uygulamaya dönüşmeye başlamışken birde tatil araya girince rehavet bir anda kendini farklı telaşlara bırakıyor. Okul açılacak telaşları bazı evlerde kendini hissettirirken zihnimizde devam eden ‘toprakla uğraşmak beni ne kadar mutlu ediyor’ düşüncesi çok katlı konut alanlarında balkonlarda, teraslarda ya da konutlarımızın içlerinde küçük saksılarda da olsa toprak kokusunu duyabilecek dokunabilecek materyaller ile sürdürülebilir bir hobi olarak devam ediyor. Balkon bahçeciliği yapmanın yararı da, keyfi de, kendi yetiştirdiğiniz sebze meyvenin lezzeti de anlatmakla bitmez. Tecrübeyle sabit, toprağa elini veren kolunu kaptırır. Baharat yetiştireceğim diye pencere önü yetiştiriciliğine girişirsiniz, bir bakmışsınız balkondan domates, limon, biber topluyorsunuz. Balkon bahçeciliğine başlamayı zor bir uğraşmış gibi gözünüzde korkutup geri adım atmayın. Tavsiyem; bitki yetiştiriciliğine yavaş yavaş başlamanız ve toprağa ısındıkça bitki sayısını veya çeşidini artırmanız. Aynı anda birçok çeşit bitki ekerseniz hepsinin bakımı ile ayrı ayrı uğraşmak gözünüzde büyüyebilir ve ilk denemede tutmayan fideler hevesinizin kaçmasına sebep olabilir. Yılmayın. Eksik kaldığınız sorunları deneyerek çözebilirsiniz.

Fesleğen, nane, maydanoz, roka ve biberiye gibi aromatik bitkiler, evde bahçeciliğe başlamak için idealdir. Marketten aldığınız bitkilerin canlı bir dalını bir bardak suya koyup kök salmasını bekleyebilir (tabii belli aralıklarla suyunu yenilemek kaydıyla ama her bitki uygun olmayabilir) ya da pakette satılan tohumları kullanabilirsiniz. Aromatik bitkiler çoğunlukla küçük topraklarda hızla büyüyen arsız bitkilerdir. Mutfağınızda pencere varsa, içerde pencere önünde yetiştirebilirsiniz. Böylece yemek yaparken taze baharatlarınız her zaman elinizin altında olur. Yeşillenen baharatlarınızın uçlarını koparmaktan çekinmeyin bu bitkiler siz kopardıkça alttan filiz verir ve büyüyüp gelişirler. Taze baharatlarınızı çatlamış genişçe bir bardakta, minik saksılarda ya da kullanılmış bir yoğurt kabında kolaylıkla yetiştirebilirsiniz.

Kullanılacak Toprak

Aromatik bitkiler çiçekçilerde satılan torfta yetişecek kadar güçlü olsalar da torf genel olarak sebze meyve yetiştiriciliği için fazla gübreli ve su tutan bir malzemedir ve tohumların yanmasına ya da çürümesine sebep olabilir. Taze baharatlardan sonra başka sebze ve meyveler de yetiştirmeye niyetliyseniz, eşit miktarda torf ve bulabilirseniz. Steril toprak karışımı kullanmanız daha doğru olur. Steril toprak elde etmek için civardaki bir bahçeden yada kazı alanlarından ihtiyacınız olduğu kadar toprak alın, bir fırın tepsisine yayın ve 120 derecede 30 dakika fırınlayın. Ardından steril toprağınızı torfla iyice karıştırın. Dilerseniz ekstra besin için kil ya da kül de ekleyebilirsiniz. Drenajını sağlamak için minik tüf parçaları, deniz kenarından topladığınız kabukların kırıkları ya da ponza taşını kırıp araya karıştırabilirsiniz. Evdeki sebze kabuklarınızı çürütüp toprakla karıştırabilir kompost da elde edebilirsiniz bunun için kapaklı bir kova gerekir ama kokusu olur. Bahçeli evlerde daha uygun bir kazanım olur.

 

 

‘Doğru ve sağlıklı tohumu nereden bulabilirim’ diye düşünüyorsanız bu sorunun mutlak doğru bir yanıtı yok. Ekim dikim işleri deneme yanılmayla ilerler ve zevki biraz da burada saklıdır. Daha önce toprakla haşır neşir olmadıysanız, ilk denemenizde atalık yerel tohumlar kullanmanızı önermem. Bildiğiniz gibi bu tohumlar nesilden nesile özenle aktarılıyor ve köyden köye dolaşılıp toplanmak için müthiş bir emek harcanıyor. Değerli atalık tohumları topraktan ilk ürününüzü aldıktan sonra ekerseniz heba etmemiş olursunuz. Ama aynı toprağa dikmenizi önermiyorum. Hibrit tohumlar ilaçlı olduğu için atadan gelen tohumun masumluğu bu ilaçlı toprağa yenik düşebiliyor.

Kaynağını bildiğiniz, tadı hoşunuza giden domatesin içindeki çekirdekleri ayırıp kurutun, buyurun size domates tohumu. Kullanmadığınız ve yeşillenmeye başlayan soğanı toprakla doldurduğunuz bir yoğurt kabına gömüp sulayın, yeni soğan bitkiniz hazır! Yaz meyve ve sebzelerinin neredeyse tümünü baharın başında ekebilirsiniz.

Ev ve Bahçe

Nisan başı organik pazarlarda tohum ve fide bulmak için idealdir. Favori pazarcınıza gidip ‘fide var mı?’ diye sorun. Zaten onlar hangi mevsimde hangi fidenin tutacağını bilirler ve size doğru ürünü verirler. Bunun dışında tohum için deneyebileceğiniz bir başka alternatif ise, aktar ve yapı marketlerde satılan paket tohumlardır. Paket tohum alırken paketin arkasında firmaya ulaşabileceğiniz adres ve telefon bilgisi, danışma hattı olmasına dikkat edin, bu bilgileri paylaşan firmalar genelde daha güvenilir oluyor. Online olarak Ulusal Tohum Takas Merkezi ve Tohum Takas Ağı‘nı da tohum bulmak için kullanabilirsiniz.

Kuruttuğunuz, satın aldığınız ya da bir tanıdıktan temin ettiğiniz tohumları ekmenin iki yolu var. Direkt büyüteceğiniz toprağa serpebilir ya da daha küçük bir toprakta filizlendirip ardından büyüyeceği saksıya aktarabilirsiniz. Ben, ayrı ve küçük bir yerde filizlendirmenizi öneririm. Böylece hem fidenizin ihtiyaçlarını daha rahat gözlemler hem de büyük saksıda boşuna fazladan tohum kullanmamış olursunuz. Ayrı yerde yetiştirilen filizler aynı zamanda turfanda olur ve mevsiminden bir hafta ila bir ay daha önce ürün almanızı sağlar.

Filizlendirme için çatlamış bir bardak, kırılmış yumurta kabuğu, yumurta kutusundaki boşluklar, altını mukavvayla kapattığınız bir tuvalet kâğıdı rulosu gibi onlarca seçenek kullanabilirsiniz. Tohumlar yeşermek için çok az toprağa ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle tohum ekeceğiniz kabı seçmek tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. Çelikten üretecekseniz de zaten direkt suya koyarak ısı ve ışık alabileceği bir cam kenarında köklenmesini bekleyebilirsiniz. Yumrulu bitkiler şeffaf kaplarda dekorasyon görevi de üstlenirler. Bu da daha keyifli olur. Mesela yerelmasını ben denedim. Sonuçtan memnun kalacaksınız. Sonrasında bahçeye diktim. Gidip gelip takip ediyorum.

Torf ve steril toprak karışımınızı kabınıza üstünde sulayacak kadar boşluk bırakacak kadar doldurun, tohumlarınızdan bir iki tane serpin ve tohumun üzerini kapatacak kadar, incecik toprak ekleyip su serpiştirerek sulayın. Tohumlarınız yeşerene kadar kabınızı evin içinde tutun ve üzerini ışık almayacak şekilde gazete kağıdı ya da naylonla örtün. Tebrikler! Artık siz de bir balkon bahçecisisiniz.

İlk hafta; fidelerinizin tutması için susuz kalmamalarına, toprağın sürekli nemli kalmasına özen gösterin. Bitkilerinizi fazla sulamaktan kaçının ve saksılarınızın diplerinde mutlaka fazla suyun akmasını sağlayacak. Delikler olmasına dikkat edin. Her bitki farklı sulama ihtiyacına sahiptir o yüzden genel geçer bir sulama kuralı yoktur. Sebze ve meyveler az sulanması gereken bitkilerdir. Bitki susuz kalınca neslini devam ettirmek için meyve verir. Bu nedenle bitkinizi toprağın yüzeyi nemli kalacak kadar sulayın. Bitkinizin yaprakları susuzluktan boynunu bükmedikçe su vermeyin. Suyu bol tutarsanız; bitkileriniz sürekli yeni yeşil yapraklar vererek uzarlar. Oysa sebze meyve bahçeciliğinde meyve veren dalların yamulup kırılmaması için daha kalın ve kısa olmaları tercih edilir.

Sebze meyveleriniz çiçek açtıktan sonra sulamayı hafif hafif artırın ve bitkiniz meyve verdikten sonra da toprağı kurutmayacak kadar su vermeye devam edin. Sulama için güneşin doğrudan bitkiye ulaşmadığı sabahın erken saatlerini ya da akşamları tercih edin.

Saksılarınızı doğrudan güneş alabilecekleri bir noktaya yerleştirmeye özen gösterin. Aksi halde güneşe doğru dönmek isteyeceklerinden yamuk büyüyüp meyveyi taşıyamaz hale gelebilirler. Saksılarınızın aşırı sıcak ya da aşırı soğuğa maruz kalmasına izin vermeyin. Fakat direkt cam kenarına yerleştirmeyin yoksa büyüteç etkisi yapar ve kuruma kaçınılmaz olur. Ben ayrıca saksılarımı bir çiçek, bir sebze olacak şekilde yerleştiriyorum bu da küçük sebze bahçeme rengârenk bir görüntü veriyor, aklınızda olsun. Bütün bu işlemler yerine ve yetiştiricisine göre değişebilir. Birçok doğruyu kendimiz deneyerek tespit ederiz. Tercihlerimize göre ürünlerimizi daha iyi yetiştirme yöntemleri oluşturabiliriz. Keyifli balkon bahçeleriniz olması dileğimle…

Emine Karaçuha Yılmaz

Peyzaj Yüksek Mimarı

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir