BAŞKAN ŞAHİN ÖĞRETMENLİK YILLARINI ANLATTI

 

Kasım ayı içerisinde bulunan Öğretmenler Günü vesilesiyle siyasetçi kimliğinin yanı sıra Matematik Öğretmeni olan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Şahin ile öğretmenlik yıllarına dair çok özel bir söyleşi yaptık.

Başkan Şahin, öğretmenlik anılarını HaberHayat Dergisi’ne anlattı.

 

HABERHAYAT: Öncelikle söyleşi talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyoruz. Sizin, başkanlığın haricinde bir de öğretmen kimliğiniz var. Öğretmen olmaya nasıl karar vermiştiniz? Anlatabilir misiniz?

ZİHNİ ŞAHİN: Rica ederim. Tabii… Lisede okurken öğretmenlerimiz ile iyi bir diyaloğumuz olmuştu. Sevdiğimiz öğretmenlerimizin davranışları bizi etkiledi. Bizde de öğretmen olma tutkusu oluştu. Neticesinde liseyi bitirince, öğretmen olmak bize de nasip oldu. Bursa Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümünü kazanmıştık. Mezun olduğumuzda da öncelikle Erzincan Endüstri Meslek Lisesi’nde göreve başladık. Erzican’ın ardından Bafra’da Atatürk Ortaokulu’nda ve Bafra Lisesi’nde görev yaptım. Daha sonra şartlar öyle gerektiği için istifa edip dershane kurarak hizmet verdik.

HABERHAYAT: Öğrencilerinizle aranızdaki bağ nasıldı?

ZİHNİ ŞAHİN:  Öğrencilerle hakikaten çok güzel bağlar kurduk. 23,24 yaşlarında göreve başladığımızda aşağı yukarı bizim yaşlarımızda öğrencilerimiz vardı. Bize çok yakınlık gösteriyorlardı. Çok güzel diyalogumuz vardı. Ve inanın, genç yaşımıza rağmen öğrencilerimiz 100 metreden bizi gördüğü gibi önünü düğmeleyip hazır ola geçiyorlardı. Çünkü insanlara karşı sevgiyle yaklaşınca onlarında size karşı yaklaşımları farklı oluyor. Öğretmenlik yaptığım ilk yerdeki öğrencilerim hala ararlar. En az 10-15 tanesinin numarası telefonumda kayıtlıdır. Sürekli Erzincan’a davet ediyorlar. İnşallah ben de fırsat bulduğum bir boşlukta ziyaretlerine gideceğim.

Dershanede çalıştığım yıllarda da binlerle ifade edilecek kadar çok öğrencim oldu. Hepsi üniversite mezunu. Öğrencilerimin arasında 500’un üzerinde doktor, 1500 kadar mühendis ve öğretmen var. Mesela Bafra’daki avukatların yarısı benim öğrencim. Bunun haricinde Ankara, İstanbul, Bursa, Tekirdağ’da avukatlık yapan öğrencilerim var.

 

HABERHAYAT: Öğretmen olmak nasıl bir duygu?

ZİHNİ ŞAHİN: Öğretmenlik gerçekten çok önemli bir meslek. Peygamber mesleği… Özellikle öğrencilerle güzel diyaloglar kurduğunuz zaman; anlatılmayacak kadar tadı farklı. Bilhassa Samsun’da katıldığım programlarda, gittiğim her yere birçok öğrencim geliyor ve bundan çok mutlu oluyorum. Gittiğimiz yerlerde öğrencilerimizin beni karşılamaları, “Hocam” deyip yanıma gelmeleri son derece güzel oluyor. Hatta bazen vekillerimizle birlikte olduğumuz zamanlarda öğrencilerim gelip elime sarılınca, vekillerimiz kıskanıyor. Ben de, “Siz de öğretmen olsaydınız” şeklinde espri yapıyorum.

 

Öğretmenler, toplumu şekillendiren ve yönlendiren en önemli etkenlerden. Ben de topluma böyle bir hizmette bulunduğum, katkı sağladığım için çok mutluyum. Mesela dershane döneminde özellikle neredeyse 7/24 çalışıyordun diyebilirim. Sosyal hayatımız yoktu. 22 yıl boyunca dershanecilik yaptım ve hiç pişman değilim.  Topluma için bir şeyler yapınca mutlu olursunuz. O bakımdan Türk Eğitim hayatında insan yetiştirmede her yönden katkı sağladığım için her zaman mutlu oldum.

HABERHAYAT: Direkt insanların hayatına olumlu yönde etki ediyorsunuz…

ZİHNİ ŞAHİN: Tabi, tabi! Tekrar bir meslek seçecek olsam tekrar öğretmen olurum. Ama belki Matematik Öğretmeni olmazdım. Sosyal yönümüz olduğundan dolayı Sosyal Bilimler alanında Tarih veya Edebiyat okumak isterdim. Nasip Matematik Öğretmenliği okumamız oldu. Dershanecilik dönemimde ise hep yöneticilik yaptığım için bütün öğrencilerle diyaloğum oldu.

HABERHAYAT: Sizce, öğretmen nasıl olmalı?

ZİHNİ ŞAHİN: Devletimizin, yöneticilerimizin öğretmenliğe çok önem vermesi, seçici davranması gerekir. Öğretmenlik sadece puan alınarak değil; insanı sevmekle, fedakarlıkla yapılmalı. Bilinçli olmalı. Çünkü öğretmen, öğrenciye ders verip çıktığı zaman çok etkili olamaz. Öğrenciyle diyalog geliştirmeli, onlara değer vermeli, problemlerini dinlemeli ve çözmeli. Öğrenciye elinden geldiği kadar sahip çıkmalı. Bunlar olursa öğrenci öğretmeni baş tacı eder. Biz de bunu yapmaya gayret ettik. Zaten bizim siyasete girmemiz de yaptığımız bu çalışmalar neticesinde oldu.

 

HABERHAYAT: Öğretmenler, görev aldıkları sınıflarda/okullarda öğrencilerin sorumluluklarını üstleniyorlar. Siz de yıllarca bu sorumluluğu üstlendiniz. Şu anda da Büyükşehir Belediye Başkanı olarak bir şehrin sorumluluğunu üstlenmiş durumsanız. İki mesleği de yapmış biri olarak; Belediye Başkanlığı ile öğretmenliğin benzeyen yanlarını ile farklılıklarını değerlendirir misiniz?

ZİHNİ ŞAHİN: Öğretmenliğin insan ilişkilerimize çok faydası olmuş olabilir.  Tabi, insanlarla iyi ilişki kurma konusunda Allah’ın insana verdiği bir özellik de olabilir. Biz, doğal yapımız gereği insanlara önem veren ve onlara faydalı oldukça mutlu olan bir anlayışa sahibiz. Öğrencilerle, velilerle kurulan ilişkiler ile vatandaşlarla kurulan ilişkiler birbirinden çok farklı olaylar değil diye düşünüyorum.

HABERHAYAT: Öğretmenlik yaptığınız yıllara dair bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

ZİHNİ ŞAHİN: Sayısız anımız var. Bunların hepsi hafızamda yer alıyor. Unutmak mümkün değil. Her evladımız çok kıymetli. Hayatım bunlar içindi. Öğrencilerim benim her zaman gururum kaynağım olmuştur. Bu anılarım içinden sizlerle unutamadığım iki anımı paylaşmak istiyorum.

Köyüm Uluağaç Mahallemizden ayrılmış ve komşu mahallemiz olan Yeşilköy Mahallemizde çalışarak okuyan bir öğrencimiz vardı. Babası yoktu ve bakkalda çalışıyordu. Bakkalın sahibi olan değerli bir insanımız da “Bu evladımız için çocuğum gibi seviyorum, ona güveniyorum” diyordu. Evladımız M.Y. ortaokul 1.sınıfta kalmıştı. Çocuğumuzu yanımıza aldık. Ortaokuldan itibaren eğitimin her safhası ile ilgilendik. Evladımız Tıp Fakültesini kazandı. Okulunu başarı ile bitirdi ve doktor oldu.

Bir de kızımız vardı. Ortaokuldan itibaren dershanemizde öğrencimizdi. Lise son sınıfa kadar dershanemizden eğitim aldı. Dershaneler için başarılı öğrenciler önemlidir. Ama son sınıfta bizden ayrılarak özel bir eğitim grubuna katıldı. O grupla çalışma sonrasında bir üniversite kazanamadı. Bize geldi. Biz yanımıza aldık. Kızımız E.M.’nin eğitimi ile ilgilendik. Her öğrencimize sağladığımız tüm imkanlarımızı ücretsiz bu sevgili gencimize de sağladık.

 HABERHAYAT: Öğretmenler Günü vesilesiyle öğretmenlere bir şeyler söylemek ister misiniz?

ZİHNİ ŞAHİN: Bu vesileyle tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü tebrik ediyorum. Hocalarım ellerinde öpüyorum.

Bu arada Ortaokulda Fen Öğretmenimiz vardı; Şermin Günal. Hatta bir keresinde seçim çalışması yaparken karşılaşmıştık. Görünce çok duygulanmıştı, ağlamıştı. Ben de duygulanmıştım tabi. Fen Öğretmenimiz vardı; Şeref Acerel. Matematik Öğretmenimizdi. Bu hocalarımın ellerinden öpüyorum. Diğerlerine ulaşamadık ama hepsinin isimleri aklımızda. Bütün öğretmenlerimin öğretmenler gününü tebrik ediyorum. Ellerinden öpüyorum.

HABERHAYAT: Öğrencilere neler söylemek istersiniz peki?

ZİHNİ ŞAHİN: Öncelikle öğrencilerimiz olan öğretmenlerimiz de var. Onların da gözlerinden öpüyorum. Öğrencilerin de öğretmenlerinin kıymetini bilerek, onlardan azami derecede faydalanmaları noktasında gayret göstermeleri ve onlarla iyi diyalog kurmalarını tavsiye ederim.

 

Röportaj: Yasir BABA

Fotoğraf: Volkan ŞENAL

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir