BEYAZ PERDENİN GENÇ VE GÜZEL YILDIZLARI: CEREN YILMAZ VE SİMGE ULUER

Korku filmlerinin sevilen yönetmen Alper Mestçi’nin yeni filmi ‘Üç Harfliler: Adak’ izleyiciyle buluştu. Siccin serisiyle yakaladığı başarıyı Üç Harfliler serisiyle devam ettiren Mestçi, son filmi ‘Üç Harfliler: Adak’ filmiyle kariyerinde 10. korku filmi çekmiş oldu. Korku filmi severlerin her filmini heyecanla beklediği başarılı yönetmenin bugüne kadar beyaz perdede yer alan 9 filmini toplam 3.395.957 biletli seyirci izledi.

Gerçek bir olaydan filme uyarlanan ‘Üç Harfliler: Adak’ın konusunda şu şekilde; “Salih arkadaşı Metin ile avlanmaya gittikleri ormanda tüfekle vurularak ağır yaralanır. Beyninde saçma taneleri ile yaşamak zorunda kalan Salih’in iyileşmek için hem maddi hem de manevi yardıma ihtiyacı vardır. İlk başta Salih’e her türlü yardımı yapacağını söyleyen Metin bir süre sonra Salih’i çaresiz bir şekilde annesiyle yapayalnız bırakarak Salih’in kız arkadaşı Şermin’le nişanlanır. Metin’in eski nişanlısı Arzu bu yaşananlara bir anlam veremez. Metin’in neden böyle davrandığını çözmeye çalışırken Salih ve tekinsiz bir kadın olan annesi Türkan’ı ziyarete gider”

TME Films ve Muhteşem Film ortak yapımcılığını üstlendiği Üç Harfliler: Adak’ın senaryosu da yönetmen Alper Mestçi tarafından yazıldı. Eren Nayir’in görüntü yönetmenliğini yaptığı filmin müziklerini ise Reşit Gözdamla hazırladı.

Filmin oyuncu kadrosunda ise Ramazan Demir, Ejder Özkarslıgil, Hatice İrkin, Ali Aydoğan, Begüm Koyçiç, Cavit Özer’in yanı sıra Ceren Yılmaz ve Simge Uluer yer alıyor.

Filmin kadrosunda yer alan ve oyunculuklarının yanı sıra güzellikleriyle de dikkatleri üzerlerine çeken Ceren Yılmaz ve Simge Uluer, filmi ve gelecek hedeflerini HaberHayat Dergisi’ne anlattı.

 

Röportaj: Yasir BABA

HABERHAYAT: Öncelikle okurlarımız için kendinizi tanıtabilir misiniz?

CEREN YILMAZ: 3 Haziran 1990 doğumluyum ve Samsunluyum. 7 yaşında belediye konservatuvarı tiyatro bölümüne başladım ve sonraki yıllarda da tiyatro hayatımın her alanında var oldu. Çizim yeteneğim dolayısıyla güzel sanatlar sahne sanatları sahne, dekor ve kostüm bölümünü bitirdim. Şu an ikisini bir arada yürütüyorum ve ikisinden de uzak kalamıyorum. Ekran önünde olmak da arka planda olup bir şeyler üretmek de beni çok mutlu ediyor ve gururlandırıyor. Biri diğerinden ağır basana kadar böyle devam edecek sanırım.

SİMGE ULUER: 19 Eylül 1995’te İzmir’de doğdum. 4 yaşında klasik baleye başladım. 18 yılı aşkındır bale hayatım devam ediyor. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Klasik Bale bölümünden mezunum. Balenin dışında, yazı yazmak, şarkı söylemek beni dansa daha çok yakınlaştırır. Çocukluğumdan beri sanatın her alanında var olmayı seviyorum.

HABERHAYAT: Bugüne kadar hangi projelerde yer almıştınız?

CEREN YILMAZ: Ben, ‘Filinta’ ve ‘Deli Gönül’ adlı dizilerde yer aldım. ‘Üç Harfliler: Adak’ ilk sinema filmim. Uğur getirir umarım.

SİMGE ULUER: Ben de, ‘Şevkat Yerimdar’ dizisinde ve son olarak da ‘Üç Harfliler: Adak’ filminde rol aldım.

 

HABERHAYAT: Bir korku filmi ile sinemaya adım attınız. Korku filmleri hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

CEREN YILMAZ: Korku filmi sadece hayaletler, vampirler, garip yaratıklardan ibaret olunca sevmiyorum açıkçası. Beni alması için gerçek bir konusunun olması gerekiyor

SİMGE ULUER: Korku filminin insanlara adrenalinden daha çok hayal güçlerini ve inançlarını yükselttiğini düşünüyorum.

HABERHAYAT: Korku filmi izlemeyi sever misiniz?

CEREN YILMAZ: . Korku filmi kalabalıkta izleyebildiğim bir tür. İzlemeyi seviyorum ama açıkçası izlerken yalnız olmayı tercih etmem.

SİMGE ULUER: Ben çok severim. Hatta annemle izlemek hoşuma gider.

HABERHAYAT: Peki, korku filminde oynamak nasıl bir duygu?

CEREN YILMAZ: İzlediğinizdeki kadar korkunç değil… Şaka bir yana çekimler çok eğlenceliydi ve korkuya dair en ufak bir duyguya kapılmadım çalışırken ama sanırım izlerken korkacağım (gülüyor)

SİMGE ULUER: Korku filmi izlemeyi seven bir insanım ama oynayabileceğimi hiç hayal etmemiştim. Zor olduğunu fark ettim. Korkandan ziyade korkutan kişi çok daha önemli bir faktör bence.

HABERHAYAT: Çekimler nasıl geçti? Zorlandığınız sahneler oldu mu?

CEREN YILMAZ: Aslında başlamadan önce çok yordum kendimi psikolojik olarak ama yönetmenimiz bizi çok rahatlattı. Bir oyuncu için korku filminde oynamak bence çok zorlu bir süreç. Öncelikle çirkinleşmekten korkmamak gerekiyor. Gittiğim bütün eğitimlerde aldığım derslerin faydasını bu filmde gördüm.

SİMGE ULUER: Çekimler genellikle eğlenceliydi. O soğukta, kış vakti böylesine zor bir film çekmek cidden hepimizi heyecanlandırdı. Zorlandığım tek bir sahne olmuştu, çünkü o an seyirciye en büyük korkuyu hissettirmem gerekiyordu.

HABERHAYAT: ‘Üç Harfliler: Adak’ filminde canlandırdığınız karakterleri bize anlatabilir misiniz?

CEREN YILMAZ: Arzu, naif, kendi halinde, eğitimli ve görgülü bir karakter. Zaten ne olursa bu karakterlere olmaz mı? Gerçek hayatta da düzenin böyle işlediğini düşünüyorum. Arzu’yu kendime çok yakım bulduğum için biraz içselleştiriyorum tabii şu an durumu.

SİMGE ULUER: Benim karakterimin adı, Şermin. Aslında çok masum gözüken fakat gerçekte, içinde bir yerlerde kötülük barındıran, gözü yükseklerde ve kıskanç biri. Tabi kafasına koyduğunu yapan, takıntılı biri olduğu da cabası.

HABERHAYAT: Çekimler sırasında ilginç durumlar ile karşılaştınız mı?

CEREN YILMAZ: İlginç olan tek şey, daha önce hiç görmediğim bir ekip sıcaklığıyla çalıştık.

SİMGE ULUER: Hayır karşılaşmadım, sonuçta tüm ekip orada bir film çektiğimizin bilincindeydik.

HABERHAYAT: Alper Mestçi ile çalışmak zor muydu? Alper Mestçi hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?

CEREN YILMAZ: Alper hoca anlatılmaz yaşanır. Kendisiyle ilgili ne söylesem az kalır. Alper hoca, kendi fikrinden önce oyuncuya fikrini sorar, sen ne düşünüyorsun önce senin fikrini görelim der. Bu bir oyuncunun karakterini bulabilmesi için en önemli şey bence. Sesini yükseltmeyi bırakın, yüzünü astığını bile görmedim.

SİMGE ULUER: Alper hoca Türkiye’de bugüne kadar tanıdığım en iyi korku filmi yönetmeni diyebilirim. Kendisi ile çalışmak çok keyifliydi ve bitmesini hiç istemedim. Çok güzel bir bağ kurduk, enerjimiz olması gereken seviyenin üstündeydi. Bizi hem rahatlattı hem de farkındalığımızı arttırdı. Çok teşekkür ediyorum. Yeniden bir korku filminde oynamak istersem bu kesinlikle Alper Mestçi’nin çekeceği bir korku filmi olurdu.

 

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir