Çeşitliliğimizin zenginliği: Networking / İLKAY MAVİLİ YILMAZ

Share

Biz… Ne anlamlı bir kelime. Varoluşun tüm anlamını içinde besliyor. Ve bu kaynaktan doğan netwoking; tanışma, tanıştırma ve tanınma sanatı der ki; önce insan biriktir!

Neden mi? Birken bin olacaksınız; çünkü, hızlı gitmek istiyorsanız yalnız, uzağa gitmek istiyorsanız birlikte yürüyelim!

Bizler sosyal varlıklarız ve varoluşta hedeflerimizin ışığında nefes alırız! Her insanı puzzlenın bir parçasına benzetirsek networking büyük resmin kendisi. Her birimiz puzzlenın bir parçasıyız. Ve birbirimiz için yaratıldık. Birbirimizin hedeflerinin gerçekleşmesi, tekamülü, tanıklığı için yaratıldık. Varoluşumuzu yansıtmak ihtiyacı duyarız. Bu süreçte birbirimize tanıklık yaparak birbirimizi var ederiz. Her birimiz birbirimizin tekamülün de; birbirimizin öğretmeniyiz; ya öğretir ya da ilgili kişilerle bağlantısını sağlarız. Varoluşta tesadüf yoktur. İnce bir plan dahilinde gerçekleşir her şey. Büyük resmin parçası olarak her birimizin; büyük resimde bir amacı vardır! Biriyle tanışırsınız. Bu bağlantı sizi geliştirebilir. O kişiyi biraz daha tanıdıktan sonra; çevrenizle de tanıştırırsınız. Her iki taraf içinde zenginlik oluşturmuş olursunuz. Tanıştırdığınız o biri; o kişinin hayatında belki de bambaşka bir dönüşümün öncüsü olacak.

 

Yaklaşık yirmi beş ay önce çıkmış olduğumuz ‘’ Bireysel marka yönetimi’’ yolculuğumuz devam ediyor! Zamansız ve mekansız merhaba!

Bireysel marka olmak statü sağlıyor, başarı ve mutluluk sağlıyor; itibar getiriyor. Bireysel Marka, kişinin yaşamda sahip olduğu her şeyle; özü, sözü, imajı ile hitap ettiği kitleye verdiği mesaj, yarattığı fark, kendine, işine ve ilişkilerine kattığı değerlere dayalı bir kimlik tanımlamasıdır. Bireysel marka bireysel vaadinizdir. Bireysel marka vaadinin arkasında durandır. Vazgeçilemeyendir. Katma değer yaratma sürecidir.  Öncelikle kendinizi ve özel farklılıklarınızı belirlemenize, sonra başarınızı bunlar üzerinden gerçekleştirmenizi sağlar. Markanız; yeteneklerinizin, değerlerinizin ve tutkularınızın ifadesi olur. Bireysel marka, sizin kendinize bir değer biçmenizi ve bu değeri başkalarının, dış dünyanın da görmesini sağlar. Kariyer için çok çalışmak ve doğru isler yapmak yeterli değil. Başarının yolu kendinizi bir marka olarak görüp, kendinizle ilgili algıları yönetmekten geçiyor. Ve bu ay tüm bu algıları yönetme sürecinin ‘’Netwoking’’ durağındayız.

Bireysel marka; fark yaratandır, tanınan, takip edilendir. Fayda sağlar. Kişisel marka olmak, diğer insanlar tarafında ulaşılır olmak, bir değer olmak, sosyal olmak demektir. Çok boyutlu bir ilişki ağıdır. Bu ilişkilere göstereceğiniz özen zaman içinde networkinginizin sağlam adımlarla büyümesini ve güçlenmesini sağlayacaktır. Kişisel markanızı, özen göstereceğiniz ilişkileriniz güçlendirecektir.

Ne kadar çok bilgi alışverişinde bulunur ve ne kadar çok sosyal olursanız, kişilik sisteminiz o kadar doğru çalışır. Çünkü kendinizi farklı açılardan görme ve değerlendirme fırsatına sahip olursunuz. Dolayısıyla bu yönde yapacağınız yatırımlar asla boşa gitmeyecektir. Bu sistemin doğru çalışmasında, kendinizle ilgili koyduğunuz hedeflerin, prensiplerin, değerlerin ve imajın da önemi büyüktür.

Bir kişisel marka yaratırken kendi sektörünüzde güvenilir ve tanınan bir profilinizin olması gerektiğini hiçbir zaman unutmayın. Markanızla anılmanızı istediğiniz isminizi veya ürettiklerinizi, insanların görmesini ve algılamasını istediğiniz şekilde sunmanız, akıllara bu şekilde yerleştirmeniz gerekir. Bunun için ilk yapılması gereken kendimizin marka değeri olduğumuza inanmak. Bu değeri sürekli geliştirmek, uygun çevre oluşturmak, devamında kişisel internet sitenizin, bloğunuzun, sosyal hesaplarınızın doğru iletişim stratejisiyle yapılanmasına ve yürümesine dikkat etmek gerekir.

Networking insanlığın en eski yaşam bilimi ve davranış biçimidir. Tanışma, tanıştırma ve tanınma sanatıdır. İlişki ağıdır. İnsanlar arasında bilgi, fikir, fırsat, güven akışıdır.  Gerektiğinde yardım alabilmek ve yardım edebilecek kişilerle bağlantıda olmaktır.  Özünde yeni bağlantılar kurmak ve var olanı devam ettirme becerisi vardır. Yani bağlantı yönetimidir. Networking yaşam felsefesidir. Varoluş düzenidir. İş dünyanızı ve sosyal yaşantınızı hedefleriniz doğrultusunda ilişkilerle tasarlama sanatıdır. Hedeflerinize ancak diğer insanlar ve onlarla kurduğunuz güçlü ilişkilerle ulaşabilirsiniz. Bu durumu da fırsatçılık, avcı olarak değil de kendine ve ilişkilerine yatırım sağlayan, önce tohumu eken, sonra bakımını yapan çiftçi bilinciyle gerçekleştirebilirsiniz.

Networking sosyal olmak veya tanınmakla doğru orantılı bir kavram. Yeni veya mevcut kişilerle olan bağlantıları, aktif bir şekilde sürdürme ve güncel tutma becerisidir. Katma değerli çevre bilincidir. Networking çıkarcılık değildir. Önce ihsan etmek! İhtiyacın olabileceğini bilmeden ve çıkar olmadan ilişki kurabilmek, geliştirmek ve onu canlı tutabilmektir. Networking de amaç almadan önce vermek ve çevrenizi daha yakından tanıyarak fayda sunmaktır. Fırsatçılık kesinlikle değildir! Basit bir tanışıklıktan çok daha fazlasını ifade eder. Anlık bir eylemden öte süreçtir. Bu süreç emek, zaman ve çevre içeriyor. Karşılıklı dönemsel temaslardansa sürekli ve çok boyutlu bir ilişki ağıdır. Dolayısıyla kişisel markanıza göstereceğiniz özeni bu ilişkilerinize göstermeniz zaman içinde sağlam adımlarla marka değerinizin büyümesini ve güçlenmesini sağlar. Hedefe yani başarıya giden yol, aslında tanıdığınız ya da tanımaya karar verdiğiniz insanlar ve ilişkilerle örülmüştür. Çünkü tanıdığınızın referansıyla katıldığınız bir görüşmede başarılı olma ihtimaliniz %63 artıyor. Doğru kişilerle tanışarak istediğiniz herhangi birine ulaşmanız, hatta iş yapabilmeniz tamamıyla sizin elinizde. Networking yönetiminizde!

 

Networking ne değildir?

Tanıdığınız kişi değil; tanınmak esastır. Her etkinliğe gitmek değildir. Kartvizit toplamak değildir. Herkesle tanışmak değildir. Biri hedef seçip avlamak değildir. Network marketing değildir. Network marketing bir satış sistemidir. Networking de satış bir amaç değildir. İyi ilişkilerin sonucudur. İş bulma kurumu ve bağış kampanyası değildir. Sadece iş adamları her değil herkes bu sistemle hayatlarını değiştirebilir. İşiniz düştüğünde birini aramak değildir. Günün birinde işe yarayabilirler diye hoşlanmadığınız insanlarla ilişkileri zoraki sürdürmek değildir.


Networking yönetimi;
kariyer planlamamızda, yeni iş fırsatları ile karşılaşmamızda ve  var olanları güçlendirmede, işinizi daha iyi yapmamızda, yeni kişilerle ilişkiler kurmamızda ve var olanları güçlendirmemizde en öncelikli araçlardandır. Antropoloji Uzmanı Robin Dunbar ’ın araştırması herkesin ortalama 100-230  kişi tanıdığı   söylüyor. Bir kişiyi çevremizdeki başka kişi tanıyor olabilir. Bu durumda ben ve tanıdığım arasında ki bağ birinci adım, tanıdığım bu kişi ve tanımadığım kişi arasında ki bağ ikinci adım. Ulaşmadığımız birine tanıdığımızın tanıdığı aracılığı ile ulaşırsak üçüncü adımı oluyor. Adım sayısı araya giren bağlantı kadar artıyor. Stanley Milgram’ ın yapmış olduğu çalışmanın ulaştığı sonuca göre ortalama altıncı adımda yeryüzünde herkese ulaşabiliyoruz. Altıncı bağlantının gücü olarak bilinen bu kavramla aslında istediğimiz herkese ulaşabileceğimiz bilimsel olarak kanıtlandı. Yani tanıdığımızın tanıdıkları ve onların çevreleri! Yapılan birçok araştırmada yeni bağlantıların ve iş birliklerinin beşinci karşılaşmadan sonra gerçekleştiğini gösteriyor. Kim olduğumuz, ne iş yaptığımız, nasıl çalıştığınızı bilmeden ve çevrenizi tanımadan sizi yeni biriyle tanıştırmak istemeyeceklerdir. İlk anda sizi itibar riski olarak göreceklerdir.

Tanıdığınız insanların sizin için birer referans olması, bu referansın akış içinde kendiliğinden oluşması için karşınızdakilere kendinizi dürüst ve eksiksiz bir şekilde ifade etmelisiniz. Tutarlılığınız ve vermiş olduğunuz güven referansınızı güçlendirecektir. Burada ki referanstan kasıt, insanların hak etmedikleri pozisyonlara getirmek için torpillerin yapılması değil, aksine doğru referanslarla, doğru insanların bir araya gelmesini ve katma değeri yüksek işlerin ortaya çıkmasını amaçlamaktır.

 

Netwoking Yaşam dansıdır! Figürleri üzerinde durursak;

*Her şey önce sizinle başlar. Özgüveniniz, kendiniz olmanız, kendinizi tanımanız, donanımınız, empati yeteneğiniz, olumlu yaklaşımınız, iletişim becerileriniz! Evet ilk kural; önce kendini seç, kendine var, kendini keşfet; sonra bağlantı kuracağın insanları seç ve keşfet!

* Enerjinizi yeni fikirler bulmaya, yeni fırsatları takip etmeye ve çevrenizi genişletmeye harcayın. Kendinizi ne kadar güncel tutarsanız, o kadar zamansız olursunuz. Başkalarının zihninde kim olduğunuz, ne yaptığınız ve ne yapabileceğinizle ilgili olumlu sinyaller vermeliyiz. İnsanları fikir, yetenek ve karakterimizle çekmeliyiz. Her şey sizin kendinizin değerli olduğuna inanmakla başlar.

*İlk izlenimler önemli. Bir saniye 48 salise.  Bir insanın odak süresi  20-25 saniye. Teknik konuşmaya girmeden en etkili ve en sade şekilde kendinizi ifade edin! İsim hatırlamak en etkili öğelerden. Ayrıca kendi isminizi telaffuz ederken isminize hak ettiği değeri verin.

*’’Etrafta başka kimler var’’ bakışından sakının! Bu bakışın amacı ‘’Başka kimselerle konuşmak istiyorum.’’dur.

*Değer vererek dinle. 50 yeni insanı dinlemeden konuşmak yerine, iki kişiye değer vererek dinlemek daha etkili networking fırsatları oluşturacaktır.

* Networking eylemdir. Birçok planlı hareketin bir düzen içinde başarıyla yapılmasıdır. Hem siz de hem çevrenizde değişim vardır.

* Networking bir süreçtir. Kısa ve uzun vadeli stratejilerinizin olması gerekir.

* Networking canlı olmaktır. Onu yaşatmalı ve ihtiyacı olan özeni ve ilgiyi göstermelisiniz. En önemlisi insanları sevmeyi sevmelisiniz.

*Networking zamansızdır. İhtiyaç duyulmadan kurulmalı ve ihtiyaç giderildikten sonra bırakılmamalıdır. Önce siz çevrenize yardımınızı sunarsınız. Sonra çevreniz sizi en iyi yerlere taşır.

*Networking’ de tutarlılık ve süreklilik esastır.

*Bu insanlarla tanıştıktan sonra, konuştuğunuz konuların, paylaşımların belleğinizde kaldığını gösteren bir e posta veya mesaj, yukarıda üzerinde durduğumuz süreklilik unsunu hayata geçirmek adına önemlidir.

*Networking halkamız kendimizden sonra ailemiz ve arkadaşlarımızla devam eder. Ailemiz ve arkadaşlarımızla iletişimimizi artırmak önemli. Tanımadığınız birinin sizi hayalinizdeki mevkiye önermesindense, sizi yakından tanıyan bir akrabanızın; sizi gerekli nitelikleri taşıdığınız için sizi önermesi daha olasıdır. Herkes öncelikle kendi tanıdığı ve güvendiği kişileri öncelikle tercih eder.

*Networking çok boyutludur. Yeni ilişkiler kurup arkadaşlarınızın sayısını artırdıkça networkünüz genişler. Ancak güven bağları güçlendikçe networkünüz derinlik kazanır.

*Networking bağlantılarınızın başarılı olmasını sağlamayı da amaçlar. O yüzden onların hedeflerini bilmelisiniz. Bilmediğiniz sürece aranızda ki ilişkiyi kuvvetlendirecek fırsatları yakalayamayabilirsiniz. Gerçek anlamada tanıdığınız 10 kişi yüzeysel ilişki kurduğunuz bin kişiden daha etkindir.

*Karşılık beklemeden çevrenizi genişletmek Networking’ in püf noktasıdır. Karşılık beklemeden yapacağınız yardımla o kişinin bilinçaltına yerleşmenize sebep olacaktır. O kişi farkında bile olmadan size fayda sağlamak isteyecektir.

*Güçlü bağlarımız bize bizim kadar benzediği için kabul ve konfor sağlarlar, kendimizi daha güvende hissederiz. Daha iyi tanıdığı için daha çok arkamızda dururlar. Zayıf bağlarımız da zamanla güçlü bağlarımıza dönüşebilir. Ayrıca zayıf bağlarımız bize yeni şeyler katma konusunda daha çok etkili. Farklı çevrelerden yeni bilgileri haberdar ederek, yeni kişilerle tanıştırarak bize yeni kapılar açarlar.

*Yeni insanlarla tanışın

*Asla göz göze gelmediğin biriyle tanışma. Tanışmanın ilk adımı göz temasıdır. Bu yüzden insanlarla tanışma ortamında telefon ekranlarına, yere, tavana, uzaklara bakmaktansa çeneni yere paralel şekilde tutarak o ortamda fiziken ve zihnen var ol. Aklı, gözü, zihni başka yerlerde olan biri ile kimse konuşmak, tanışmak istemez.

*Kalabalıklar içinde yere paralel yürümek. İnsanlarla göz göze gelip selamlaşma ortamı yaratmak.

*Toplantılara erken gitmek. Toplantı saatlerini beklerken başkalarıyla tanışmak.

* Ön hazırlık yapın. Toplantı nerede, kimler katılıyor, sizi kim davet etti, ne giymeli, kimlerle tanışmak istiyorsunuz, tanıdıklarınızdan kim var, konu açıcı espri ve hikaye topladınız mı?

*Hepsi birbirine yönelmiş kapalı gruplara değil, vücudu dışa dönük duran açık gruplar ve iki kişi yerine daha fazla olan grupları tercih edebilirsiniz. Bir köşeye kendini kapatmış telefonuyla konuşan kişiye değil, etrafına gülümseyerek bakan kişiye yönelebilirsiniz.

*Bir konferansı ilk terk edenlerden olmamak. Konuşmacılar veya katılımcılarla en samimi ortamın etkinlik bittikten sonra kurulduğuna defalarca şahit olmuşumdur.

*Bir ortamda tanımadığın kişilerin yanına oturduğunda onlara selam verip gülümse.

*Bir davette tüm süreyi yanındakilerle geçirme.

*Çantanı paltonu hemen yanında koltuğa koyma. Yanına başkalarının oturması için müsait ortam yarat.

*Seminere girmek, sinemadan çıkmak, uçağa binmek gibi insanlarla en sık rastlanılan durumlarda telefonla fazla haşır neşir olma. Görme ve görülme fırsatlarını kaçırma.

*Hep en yakınlarının davetlerine değil, arada zayıf bağlantılarının davetlerine de gidebilirsin.

*İş ararken lütfen profesyonel unvanınıza ‘’iş arıyorum’’ ve ‘’yeni tekliflere açığım’’ gibi ibareler yazmayın! Neden mi? Çünkü bunu yazdığınızda her türlü iyi niyetli paylaşımınız, bağlantı kurma talebiniz ve yorumlarınız çevreniz tarafından ‘’kendinize iş bulmak için yatırım yaptığınız’’ şeklinde algılanabilir. Lütfen kızmayın çünkü sizi tanımıyorlar. Düşünün ki bir konferansa katıldınız. Kahve aralarında insanların yanına gidip ‘’Benim adı … İş arıyorum. Ne yapabilirsiniz’’ diye sorarak dolaştığınızı düşünün. Sosyal medyadaki profilinize’’ iş arıyorum’’ diye yazmak, bu konferans örneğinden farksızdır.

 

 Networking aslında bir sosyal yardımlaşmadır!

Dünyanın dışındakilerin %56’sı işe networkingi sayesinde giriyor. Amacınız düşüncenizi geliştirmek, iş ve yaşama dair yeni fikirler edinmek ve bir ömür boyu sürecek dostluklar olmalıdır. Bu anlamda ne kadar çok insan tanırsanız; o kadar çok fırsat yakalarsınız. İletişiminde bir alışveriş olduğunu unutmayın. İletişim ve çevremizi geliştirmek iki ayak gibidir. Etkili bir şekilde daha çok insan tanıdıkça, ihtiyacınız olduğunda daha fazla insan yanınızda olduğunu hissettirecektir. Çevre edinmek daha çok insanı etkili bir şekilde tanımakla ilgilidir. Bu da etkileşimi sağlar. Bu etkileşimdir mucizelerimize kavuşturan; bu etkileşimdir çeşitliliğimizin zenginliği. Başkalarının yanında olduğunuzu hissettirin. Başkalarının yaptığı işleri merak edin. Ve onları umursayın.

Birlikte kalalım! Bulaşıcıdır networking; bulaştıralım!

 

İLKAY MAVİLİ YILMAZ – Eğitim Danışmanı /NLP Uzmanı

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir