ÇOCUKLARLA OYUN TERAPİSİ – Gülay Oğuz

Share

‘’Seçtiğin oyuncaklardan bana bir öykü anlat’’

Çocukların algıladığı gerçekler, korkuları, davranışları, kaygıları, düşünce süreçleri, duyguları…

Kısacası tüm dünyası elindeki oyuncaklar ile oluşturduğu öyküde.

‘’Dokun, hisset, oyna.. Bana dünyanı anlat’’

İnsan sosyal bir varlıktır. Sosyalleşmek, mutluluklarını olduğu gibi üzüntülerini de paylaşmak, yalnız olmadığını, anlaşıldığını bilmek ister. Bizler yetişkin bireyler olarak çevreyle etkileşimi birçok kanaldan yaparız. Kendimizi yansıtmak, anlaşılmak, durumu ifade edebilmek için deneyimlerimizden kazandıklarımızla bir davranım sergileriz. Bu davranış sonucunda neyi hedeflediğimizi planlar, amaca yönelik ifadelerde bulunur ve bir geribildirim bekleriz. Kendimizi içinde yaşadığımız dünyaya açmak için sözlü-sözsüz bir çok metod geliştirmişizdir. Bu durum çocuklarımız için biraz değişir. Çocuk, kendi dünyasını ifade stratejilerini henüz yetişkinler gibi kazanmış değildir. Onların ifadesi ellerinde tuttukları oyuncaklar ile yarattıkları kendi dünyalarıdır. Kurguladıkları oyunlarda, çizdikleri resimlerde, yaptıkları boyamalarda kendi dünyalarından izler vardır ve o oyunlarla bizlere kendi dünyalarının kapılarını aralarlar. Mutluluklarını paylaşırlar, üzüntülerini anlatırlar, sorunlarından bahsederler. Dünyasına yeni bir şey girdiğinde, (örneğin yeni bir kelime öğrenmesi, yeni bir kaleminin olması..) hemen oyunda görürüz onu.

Yetişkinler olarak bizler dün-bugün-yarın zaman dilimleri arasında hayatımızı idame ettirme gayretindeyizdir. Geçmiş deneyimlerimizden yola çıkarak bugünü yaşıyor iken yarını yani geleceği de düşünürüz. Anlık duygu, düşünce ve davanışlarımıza geçmiş deneyimlerimiz ya da gelecek beklentilerimiz etki edebilir. Birisine öfkelendiğinizi düşünün. Her zaman o an yaşadığımız duruma mı öfkeleniriz yoksa deneyimlerinizin etkisi de olur mu?

Oysa ki çocuk ‘an’dadır. Şu an ne yaşıyorsa o duygusudur, davranışıdır. Oyuncağı kırılmıştır o an öfkelidir veya umursamıştır, parkı görmüştür o an mutludur veya etkilememiştir, dondurması yere düşmüştür o an üzgündür veya gülmüştür. Çocuklar anda yaşarlar. Korkuları, kaygıları, üzüntüleri var ise onları yanında taşır ve an’a aktarır.Günlük hayat ritüellerinde olduğu gibi davranış bozuklukları, ayrılık anksiyetesi, gece altını ıslatma, uyku problemleri vb. birçok durumda aslında çocuklar bizlere bir mesaj verir. Dünyasına giren ve üzerinde çözüme kavuşamadığı bir soruna yönelik bir mesaj.

Oyun Terapisi çocukların kendi dünyalarını an’a taşıyarak, onları rahatsız eden ve çözüme kavuşmasını istediği durumlar için çocuğa olanak sağlayan bir terapi yöntemidir. Terapi sürecinde; iletişim, duygusal düzenleme, ilişki geliştirme, ahlaki yargı, stresle başa çıkma, kendinlik algısını yükseltme, hayata hazırlık, kendini gerçekleştirme durumları üzerinde yoğunlaşılır. Yapılandırılmış veya yapılandırılmamış olarak günlük hayatı yansıtan oyuncaklar ile çocukların getirdikleri dünyaları üzerine fayda sağlayıcı bir çalışma yürütülür.

Gülay Oğuz

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir