EVDEKİ KAOS! KARDEŞ İLİŞKİLERİ

Share

EVDEKİ KAOS!

KARDEŞ İLİŞKİLERİ

Yaşamımızın ilk yıllarındaki deneyimlerimiz, ilişkilerimiz, şemalarımız bugünkü davranışlarımızda etkin rol oynamaktadır. Bireyin benliği, yaşamı boyunca yapacağı seçimleri, olaylara ve kişilere vereceği tepkileri; tohumun filizlendiği o ilk zamanlar şekillenmeye başlar. Bu şekillenmede aile ortamı önemli bir yere sahiptir.  Çocuklarımızın ilk sosyal deneyimini olan aile ortamı ve bu ortamda aile üyeleri ile yaşadığı ilişkiler gelecekteki kişiler arası ilişkilerinin temelini oluşturur. Eğer birden fazla çocuğunuz var ise kardeş ilişkilerinin dinamiği anlama ve olumlu gelişimine katkı sağlama imkânı, sağlıklı ilişkilerinin gelişmesinde fayda sağlayacaktır. Böylece evde kaos ortamı yaşanmadan çocuk kendini geliştirme imkanı yakalarken karmaşa ortamından muzdarip ebeveynler de çocuklarının sağlıklı gelişimine destek vermenin huzuruyla rahat bir nefes alabilecektir.

Aynı ortamı zorunlu olarak paylaşan kişiler arasında çatışma çıkması normal karşılanabilir. Kardeşler arasında da doğduğu andan itibaren aynı masayı, aynı oyuncağı belki aynı odayı paylaşma zorunluluğu vardır. Birlikte yaşamın vermiş olduğu bazı anlaşmazlıkları çözme yetisi çocuklarımızda doğuştan gelen bir davranış değildir. Bu yüzden aralarında çıkan anlaşmazlık çocuklarımızın çatışma çözme, empati kurma, uzlaşma, anlaşma gibi sosyal becerileri kazanabilmeleri adına zengin bir ortam sağlar. Şöyle bir bakıldığı zaman kardeşler arasındaki çatışma aile ortamı için her ne kadar bir sorun olarak algılansa da fayda sağlayıcı yönleri de vardır

İlk Adım

Kardeş ilişkilerinin dinamiğini anlamının ilk adımı rekabetin nereden kaynaklandığını bulmaktır. Çünkü rekabetin kaynağı kardeşlerin birbirlerine yönelik hislerinden ziyade ebeveynlerinden ilgi, sevilme, onay alma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olması olasıdır. Bu noktada ailelerimiz ‘’ben ilgileniyorum, seviyorum’’ diyebilir ancak çocukların beklentisinin ne yönde olduğu daha önemlidir. Aile için ilgi olarak nitelendirilen durum çocuk için bir rutin algılanabilir.

Hakemsiz Karar

Kardeşler arasında çıkan bir anlaşmazlıkta ebeveynlerin karar verici olarak dahil olması çocuklarımızın yaşanılan o durum ile baş etmelerini ve çözüm yolları bulmalarını engelleyici bir davranış olabilir. ‘Ne oldu anlat bakalım?’, ‘Bunu kim başlattı?’ gibi sorular ile olayı müdahil olmamak çocuklarımızın kendi anlaşmazlıklarının sorumluluğunu almaya ve çözüm yolu üretmeye iter.

Terazi

Ebeveynler olarak dilimize yerleşmiş bir cümlenin üzerinde düşünmemizde fayda var. Eşit olmak… ‘’Ben çocuklarıma hep eşit davranıyorum’’, ‘’Birisine alırken diğerine de alıyorum, neyi paylaşamıyorlar anlamıyorum.’’ benzeri cümleleri sıklıkla kullanırız. Çocuklarımız hayattaki her şeyden eşit bir şekilde pay aldıklarından emin olmak isterler ve sürekli ‘’Ama onda benden daha fazla var’’, ‘’Ona aldın bana almadın’’, ‘’Niye ben de bir tane alamıyorum’’ gibi cümlelerle bunu dile getirirler. ‘Her Çocuk Özeldir’ mottosundan yola çıkacak olursak her çocuğun yaşına, gelişimine, çevresine, beklentilerine özgü ihtiyaçları vardır. Kardeşlerin ihtiyaçları farklı olduğundan aslında eşit davranmak pek adil olmayacaktır. Yeni doğmuş veya bir yaşındaki çocuğun ihtiyaçları ile daha ileri yaşlardaki çocukların ihtiyaçları eşit değildir. Yeni doğmuş bebeğe veya bir yaşındaki çocuğa ailenin ilgisi daha fazla olabilir. Yine aynı şekilde okula başlayan bir çocuk ile ailenin daha fazla vakit geçirmesi ve onunla ilgilenmesi olağandır. Bunların yanında hayat her zaman adil olmayabilir ve adil olduğu zaman da bu eşitlik olmayabilir. Bu durumu öğrenmeden büyüyen çocuklar ileri yaşlarında hayat doyumunu yakalayamayan birey olabilirler. Komşunun yeni arabası, iş arkadaşının terfisi vb. onları hep meşgul eder.

Sınırlar

Sınırlar belli olduğunda kardeşler arasında kavga çıkmasının önüne bir adım geçilmiş olur. Kurallar nettir ve uyulmadığı zaman sonuçlar net olmalıdır. Tabi burada ebeveynlerin işbirliği önemlidir. Çünkü kuralı koymaktan ziyade uygulamak zordur. Kurallar ve sonuçları konusunda ebeveynlerin işbirliği yoksa çocuk kuralı kavramakta zorlanır. Örneğin hız ihlali yaparsanız bunun bir cezası vardır. Bu nettir ve polisten polise değişmez. Hız sınırını geçen bir sürücü eğer bu davranışı sergiliyorsa sonuçlarının sorumluluğunu almış demektir.

Birkaç not

– Çocuklarımızın sorunlarına yönelik çözümler değil öneriler sunmalıyız. Problem çözme becerisinin gelişmesi, akıl yürütme becerisi ve davranışlarının sorumluluğunu alarak bağımsız bir birey olarak gelişebilmesi adına önemlidir.

–  Evde küçük bir bebek var ise kendisi ile ilgilenilmemesinin nedeni olarak bebeği göstermeyin. ‘’Altını değiştirene kadar bekle’’, ‘’Parka gidemeyiz, sessiz ol bebek uyuyor’’ gibi cümleler çocukta bebek yüzünden kendisinin bir şey yapamaz hale geldiği düşüncesinin doğmasına sebebiyet verebilir.

– Çocuğunuz her istediğinde onlara zaman ayırabilirsiniz. Onunla ilgilenildiğini bilmesi için saatlerce vakit ayırmanıza gerek olmayabilir. İşimizin en yoğun olduğu vakitlerde bazen çocuklarımız bir soru ile olsun, yaptığı bir şeyi göstermek olsun, bir şey istemek olsun gelir ve ilgilenildiğinden, sevildiğinden, varlığının orada olduğunun bilindiğinden emin olmak ister. Bu gelişlere ayıracağımız vakit bazen sadece birkaç dakika olacaktır. Eğer vaktimiz kısıtlı ise çocuklarımıza ‘’Tamam sana kitap okuyabilirim ancak 4 dakika sonra işime dönmek zorundayım’’ diyerek vakti kısıtlayabilirsiniz.

Her ebeveyn çocuklarının psiko-sosyal gelişimini desteklemekte ve bu yönde uğraşlar vermektedir. Yönelimlerimizin ve tercihlerimizin birçoğunun ortak noktası çocuklarımız olmaktadır. Psiko-sosyal gelişimini destekleyici bir kardeş ilişkisi sağlamak çocuğun benlik gelişiminde ve ileri yaşlardaki kişiler arası ilişkilerinde önemli yer tutmaktadır.

 

Psikolog Umut İSTANBULLUOĞLU

Öğrenme Akademisi

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir