GASTRONOMİ TURİZMİ

Share

Gastronomi dendiğinde aklımıza ilk yeme içme sanatı tanımı gelse de esasen daha derin bir anlamı : İçinde kimya, edebiyat, biyoloji, tarih, felsefe, sosyoloji, tıp, beslenme ve ziraat gibi alanlarla doğrudan ilgili disiplinler arası sanat ve bilim dalıdır.

Anlamı hali hazırda derin olan gastronominin turizm potansiyeli işi daha da derinleştirir. Peki Gastronomi Turizmi nedir ve potansiyelin yeterince farkında mıyız ?

Gastronomi turizmi, yeni, farklı bir yiyecek ve içecek deneyimi yaşamak için insanda seyahat motivasyonu yaratan ve seyahat güdüsü davranışlarına önemli ölçüde etkisi olan gastronomi hareketliliğidir.

Bölgeye özgü yemeklerin sunulmasını, bölgenin kültürel kimliğini ve mirası yansıtır. Yiyecek üreticilerini, yemek festivallerini, restoranları ve yiyecekle ilgili özel alanları ziyaret etmek, bununla birlikte özel bir yemeği tatmak, yemeklerin farklı üretim süreçlerini görmek veya ünlü bir şefin elinden yemek yeme aktivitelerini kapsadığı gibi, bir yemeğin üretilmesini görmek amacıyla da yapılabilmektedir. Burada en çok dikkat edilmesi gereken temel unsur ; bölge halkının yerel ürünleri sahiplenmesidir.

Bu deneyimleri yaşarken konaklama, transfer gibi turizm faaliyetlerini kullanıyor olması sonucu yapılan turizm çeşididir.  Ülkemizde özellikle “Anadolu Mutfağı” ve “Osmanlı Mutfağı”nı deneyimlemek isteyenler için Gastronomi Turizmi yapılmaktadır.

 

Son yıllarda popüleritesinin artmasının yanı sıra çok eskiye dayanan bir olgudur. Binlerce yıl önce ipek yoluna verilen önemle birlikte baharatlara, zeytinyağına ve şaraba ulaşmak için büyük çaba harcayan insanların yerini, dünya üzerindeki geniş bir yelpazeye yayılan restoran tercihleriyle dikkat çeken modern gezginler aldılar.

 

Gastronomi turizmine önem veren ülkeler, yöresel ve geleneksel turizm ürünlerine pazar imkanı arttrır. Turistler gittikleri destinasyonlarda konakladıkları işletmelerde yöresel lezzetleri aramaları gastronomi turizminin gelişmesine zemin hazırlar.

Bu nedenle turizmle ilgili tüm kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütleri ile birlikte çalışarak ilgili bakanlıkların teşviki ile gastronomi turizmine verilen öneme dikkatin çekilmesini  sağlamalıyız.

Unutmayalım ki “Gastronomi Turizmi” bir şehrin markalaşmasına en büyük etkendir.

 

Bunun farkında olmak yetmiyor, bir ürünü pazarlayabilmek için ürünü iyi etüt edip ve anlatmak da aynı ehemmiyeti taşır.

Gastronomi turistleri deneyimledikleri farklı lezzetlerin “nasıl yapıldığını” da öğrenmek istiyorlar. Bu bağlamda yemeklerimizin tatlarından memnun kalsalar da “nasıl pişirdiğimiz” konusunda yeterince bilgi alamadıklarını belirtiyorlar.

 

 

Özetle yiyecek ve turizm arasındaki ilişkinin sağlıklı bir şekilde kurulmasını sağlayarak yalnızca ekonomik değil, yerel kimliğin ve kültürün güçlenmesine de katkıda bulunmalıyız. Yöresel kalkınmayı destekleyen politikalar ile gelecek kuşaklara aktarım ve devamlılığının sürdürülmesini amaç edinmeliyiz.Böylece hem istihdam yaratıp hem de tarihsel ve kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunmus olacağız.

 

Karadeniz Bölgesi’nin jeopolitik konumu gereği verimli topraklara sahip olması işimizi kolaylaştırıyor ancak farkındalığımız eksik.

Bu farkındalığı önce eğitim kurumlarında nesillere aktarıyor olmalıyız. Bölge halkının bilinclenmesine, kooperatifleşmesine yerel yönetimler de destek olmalı. Adeta bir yol haritası oluşturup destinasyonlar belirleyip eğitimler vermeliyiz. Teknik ve teorik her şeyi barındırmalı bu eğitimler.Heyecanı ve inancı eksiltmeden hep daha ileriye bakmalıyız. Üretim yapmalı ve sürdürülebilir kaliteye ulaşmak için çok çalışmalıyız.

 

Bunları biliyor muydunuz ?

  • Gastronomi turistlerinin, normal turistten bir buçuk kat daha fazla harcama yaptığını
  • Turistlerin en sevdiği yemeklerin başında et ile yapılan yemekler olduğunu
  • Her üç gastronomi turistinden biri tatil için gittiği bölgede bulunan restoranları araştırdığını
  • Her iki kişiden biri ise bölgenin mutfak kültürü ve zenginliğini araştırdığını
  • Yaklaşık 300 çeşit yiyecek içecek ve tatlı çeşidiyle Türkiye ve Dünya’da ünlenen, UNESCO tarafından Dünya’daki dokuz Gastronomi Şehri’nden biri olarak ilan edilen Gaziantep’te tatilini geçiren her üç turistten biri, Gaziantep’in UNESCO tarafından gastronomi şehri olarak seçildiğini bildiğini belirtiyor
  • Alaçatı Ot Festivali için 1000 tur otobüsü ve 1 milyondan fazla ziyaretçi gittiğini

 

Executive Chef Ercan Yılmaz

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir