GELECEĞİN AKILLI TELEFONLARI

Share

Son 10 yıldır akıllı telefon dünyasında çok fazla şey değişti. Artık her birimizi, bizden iyi tanıyan cihazlara sahibiz. Yapay zekalar hakkında tartışmalar devam ederken, telefonlar sayesinde onlar cebimize kadar girdiler. Peki, gelecekte ne olacak? Bükülebilir ekran, daha büyük batarya? Hayır, daha fazlası var. Dünyaya açılan kapıyı cebimize sığdıran geleceğin “mobil” cihazlarına yakından bakalım.

Elektronik devrelerin geçirdikleri hızlı evrim, teknolojinin günden güne daha yüksek süratlerle gelişmesine neden oluyor. 2000’li yılların başında yapay zekaların insanlığın sonunu nasıl getireceğine dair hikayeler yeniden popüler olmaya başladığında, kimse 15 yıl sonra onları cebimizde taşıyacağımızı söylememişti.

Peki, teknolojinin gelişmesi, başka hangi önemli avantajı beraberinde getiriyor? Cevap: Daha tahmin edilebilir bir gelecek. Buradaki tahmin; neyi nasıl yaşayacağımıza ilişkin değil, nelerin nasıl gelişeceğine ilişkin. Hazırsanız, uzunca bir süredir içinde olduğu hayatlarımızı kökünden değiştiren “akıllı” telefonların evrimine yakından bakalım.

  1. Geleceğin telefonlarında tasarım:

Bugün tasarım, üretilen teknolojiyi insanlara satabilmek için en güçlü silahlardan birisi. Güzel olan şeyler bizi her zaman mutlu eder. Bunun teknolojiden, mühendislikten çok insan beyninin yapısıyla ilişkisi var. Günümüz cihazlarının sahip oldukları tasarım özellikleri de göze hoş gelen detaylar sunuyor.

Önümüzdeki 5 yıl içerisinde telefonların tasarımlarında kalıcı değişimler yaşanacak, radikal bir geçiş sürecine gireceğiz. Üreticiler, katlanabilir cihazlarını 2019 yılında piyasaya sürmeye hazırlanıyorlar. İlk cihazlar, daha önce de olduğu gibi kısa sürede yüzüne bakmayacağımız cihazlar haline gelecekler, çünkü çok daha iyilerini göreceğiz.

  1. Geleceğin telefonlarında ekran:

Ekranlar, dünyaya ile kurduğumuz iletişimin en önemli aracıları konumundalar. Şüphesiz ki onlar olmadan hemen hemen hiçbir teknolojik cihazın anlamı kalmıyor. Onlarca karmaşık işlemi, milyonlarca devre yolundan geçen petabaytlarca veriyi ekranlar sayesinde, anlaşılır bir şekilde görüyoruz. Her şeye rağmen hala fazla hantallar.

Önümüzdeki 5 yıl içerisinde ortaya çıkması, sektörü ele geçirmesi beklenen katlanabilir telefonların, en çok ve en rahat katlanması gereken birimi de ekranlar olacak.  Firmalar yeni nesil ekran teknolojileri için yıllar önce aldıkları patentleri, üretim safhasında kullanmak için çalışıyorlar. Ekranlar konusunda, katlanabilir telefonlardan daha fazlası da var.

Herhangi bir ekran, günümüzde etrafına ışıktan farklı bir şey saçamıyor. Peki ya o ışığın formunu değiştirebilsek, projektör takıp duvara yansıtmaktan ötede bir gerçeklik sunabilsek? İşte o zaman iş ekranlardan uzaklaşıyor.

 

  1. Geleceğin telefonlarında performans:

Bugün piyasadaki en iyi akıllı telefonlardan birisini alırsanız, içerisinde 7 nanometrelik mimariye sahip, 7 milyara yakın transistör bulunan yongalara sahip oluyorsunuz. Üstelik bu yongaların içerisi PC’lerdeki işlemcilerden daha kalabalık. Merkezi işlem ve görüntü birimlerine son iki yıldır yapay zeka yazılımlarını yönetmekten sorumlu olan özel birimler de atandı.

İlerleyen yıllarda göreceğimiz mobil işlemciler, daha küçük boyutta, daha yüksek performans sunabilecekler, daha güçlü sistemlere sahip olacağız. Bu işlemcilerin 4K videoları, 3 boyutlu görsellerle dakikalar içerisinde işlediği bir gelecek çok uzağımızda değil.

  1. Geleceğin telefonlarında kamera:

Artık uzun metrajlı film çekebilecek kadar kaliteli görüntüler yakalayan, DSLR fotoğraf makinelerini yazılım destekleri sayesinde aratmayan kameralarımız var. Yine de alınması gereken çok yol var. Bundan 5 yıl sonra 24 lensli akıllı telefonlar görmeyeceğiz, ancak kamera deneyimi konusunda 24 lensin birleşiminden daha üstün sonuçlar veren kamera donanımları göreceğiz. Farklı objektiflerin, odak uzunluklarının yarattığı fotoğraflar, yazılımların ve yapay zekanın gelişmesiyle büyük kameraları tarihe gömecek.

  1. Geleceğin telefonlarına enerji:

Teknolojinin en yavaş gelişen alanına hoş geldiniz. Enerji sorunu hala kalıcı bir şekilde çözülemedi. Akıllı telefonlar gün geçtikçe daha yüksek güç talep ediyor, üreticiler bataryalarını daha da zorluyor. Bu nedenle patlayan bataryaların tek suçlusu, onları üreten firmalar değil; bu riski göze alıp, o cihazları satın alan tüketicilerde de hata var.

Enerji konusunun her gece, bazen günde iki defa şarja takılan cihazlarla çözülmeye çalışıldığı bir ortamda, ekranların, işlemcilerin ve diğer birimlerin gelişimi bir noktada tıkanacaktır. Bilim ise burada imdadımıza yetişiyor, bize geleceğin batarya teknolojilerini sunuyor:

Lityum-oksijen bataryalar

Hareketle enerji dolumu

Güneş enerjisi

Güneş enerjisi yakalamak için giyilebilir hücreler

Kendi kendini tamir eden bataryalar

Sodyum-iyon (sıvı) bataryalar

Her bir teknolojinin diğerinden daha üstün yönü, sağladığı farklı avantajları ve dezavantajları var. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, bahsettiğimiz o tıkanma süreci yaşanmadan, enerji sorununun da çözüleceğini düşünüyoruz.

 

  1. Geleceğin telefonlarında taşınabilirlik:

Katlanabilir yapıya sahip olan esnek elektronik devreler, cihazların farklı formlara kavuşmalarını sağladıkları için, beklenmedik gidişatlara yol açabilirler. Şu anda çoğu insana akıllı telefon taşımamak tuhaf geliyor, ancak onu kolunuzda ya da kulağınızda taşıyabileceğiniz günler çok yakın.

Daha hafif ve ince tasarıma sahip olacak bu cihazlar gelecekte o kadar taşınabilir olacaklar ki, moda dünyasında bile kendilerine yer bulmaları mümkün olacak. Giyim firmalarının büyük yatırımlar yaparak kendi mobil cihazlarını satışa sunduklarını düşünün. Kol saatinden daha fazlası çok yakın. Elbette bu değişim, bazı radikal teknolojilerin de desteğini alacak.

  1. Geleceğin telefonlarında bağlantı:

Bağlantı olayını iki farklı başlık altında toplamakta fayda var. Bunlardan ilki iletişim bağlantıları, yani hücresel veriler. 5G teknolojisi için Çin ve ABD’nin kıyasıya mücadele ettiği bir döneme girdik. Bu devrimin daha önceki 3G ya da 4G devrimlerinden çok daha etkili olacağını bekliyoruz. Söylemeye çalıştığımız şey, 4K çözünürlüğünde bir filmi trende giderken izleyebilmek değil.

Daha fazla cihaz internete bağlı kalacak, belki de günün birinde Wi-Fi hatlarıyla sağlanan yerel kablosuz bağlantılara olan ihtiyacımız ortadan kalkacak. 5G ile bu gerçekten zor değil.

  1. Geleceğin telefonlarında gerçeklik:

Gerçeklik, işin felsefesine girersek içinden çıkamayacağımız bir konu. Ekranlar, uzun zamandır bilincimizin en büyük yönlendiricisi oldular. Yukarıda bahsettiğimiz ekran evriminin sonunda, artık fiziksel olarak camdan perdeler taşımayacağız. Peki ya ne olacak? Mini projektörler, bir mermer gibi şekillendirilebilen, ancak hiçbir ağırlığı olmayan ışık teknolojileri. Yani hologramlar, yani arttırılmış gerçeklik devrimi…

Sanal gerçeklik teknolojileri çoktan geri planda kaldı. Giyilebilir cihazlarla arttırılmış gerçeklik teknolojilerinin bir araya geldiği bir dünyada, mobil cihazların ekranlarla olan birlikteliği son bulacak. Düşünsenize futbol maçlarını masanızın üzerine yansıtılan 3 boyutlu sahalarda izlemeye başlayacaksınız.

 

 

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir