GİYİNMEK BİR YAŞAM BİÇİMİDİR!

Işığınızı yansıtın!

Giyinmek kendini ifade etmektir. Giyinmek bir sanattır, hem sizin ruhunuza hem de sizi görenlerin gözlerine ve ruhuna iyi gelir. Güzel bir dış görünüş sessiz bir tavsiye mektubudur. Dış görünüş önemli değil diye düşünen var mı? Gerçekten önemli değil olsaydı uğur böceğini sevdiğiniz gibi; hamam böceğini de severdiniz.

Olmak istediğiniz ‘Siz’e doğru çıkmış olduğumuz Bireysel Marka Yönetimi yolculuğumuzda eşsizliğimizin doğumu devam ederken; Sözsüz iletişimin araçlarından ‘kıyafet ve aksesuar yönetimi’  durağında yakıt almak için durduk.

Zamana ve mekana bağlı kalmaksızın merhaba! Yazdığım her kelimem kendi değişim rüzgârına kapılmanız ve esintinizin gücünü artırmak için. Günün herhangi bir anında; metroda, otobüste, iş yerinde öğle arasında, bir doktor muayene sırasında beklerken, belki bir dinleme anınızda çayınızı veya kahvenizi yudumlarken bulunduğunuz yere ve yaşadığınız zamana konuk oluyorum. Bu dergi kelimelerimi, zamana ve mekana bağlı kalmaksızın sizlerle buluşturuyor.

Hiç düşündünüz mü ‘’Nasıl görünüyorsunuz?’’ En iyi görünen halinizi yakalamaya ne dersiniz?  Kıyafetler ve aksesuarlar konuşur. Önce kendimize; sonra bizi gören herkese! Görüntü yönetimi her şeyden önce insanın kendisinde huzur ve emin olma duygusu yaratır. Görünüm ilk izlenim için %97 belirleyicidir. Görünümünüz logonuzdur. Ambalajımızdır. Ve unutulmamalıdır ki her şey içerden dışarıya doğru tamamlanır. Görüntü karakter, bilgi ve sevgi üzerine temellendirilmelidir. Yoksa en ufak bir darbede yıkılan karton kahramanlardan bir farkımız kalmaz. Evet, şıklık üzerinizde ki kıyafetten çok bir kişilik meselesidir. Nasrettin Hoca diyor ki  ’’Ye kürküm ye’’ haklı tabi ki ilk izlenim de; lakin nereye kadar! Rumi’nin de dediği gibi ‘’İnsanlar kıyafetleriyle karşılanır; görgüleriyle uğurlanır.’’

Kıyafetlerimiz davranışlarımızla, karakterimizle birleşince anlam kazanıyor.  Bir stiliniz olmalı. Sitil sadece görünüş değil; hayat duruşunuzdur. Stil, kişiliğimizin, karakterimizin, hayat felsefemizin, özgüvenimizin, zevklerimizin dışımıza yansıması, kendimizi birey olarak dünyaya ifade etme halimizdir. Sitilimiz biz kendimiz anlatmasak da konuşur. Bir kere geldiğimiz bu dünyada stilinize ve kendinize değer vermelisiniz. Her birimiz kendimizi en iyi şekilde ifade etmeye değeriz. Çünkü ifade edebildiğimiz kadarız. Ve ifade araçlarımızdan kıyafetlerimizin önemini tekrar vurgulamak isterim. Unutulmamalıdır ki kıyafeti değerli yapan içinde ki bireydir.  Rumi der ki bu konuyla ilgili; ‘’Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok. Nice elbiseler gördüm içinde insan yok!’’

Kıyafetlerimiz davranışlarımızla, gideceğimiz yerle, değerlerimizle, hedeflerimizle bütünleşince anlam kazanır. Kıyafetlerimizi gideceğimiz yere; hedeflediğiniz Siz ’e uyumlu olmalı. Seçimizi yaparken sosyal ve iş yaşamınızı, olmak istediğiniz Siz’ i düşünün. Kıyafetlerin değerinizi belirlemesine izin vermeyin, kıyafetlerin “Sizin” değerinizi yansıtmasına izin verin. Şıklığın üzerinizdeki kıyafetten çok, kişilik meselesi olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.

 Kıyafet Ve Aksesuar Yönetimin De; Kendini Tanı

  1. Aşamada aşağıda ki soruları cevaplamalıyız;

– Ben kimim

– Nasıl bir sosyal çevrem var

– Ne tür bir iş yapıyorum? (Resmi bir ortam mı; daha rahat giyinilen bir ortamda mı çalışıyorum?

-Beni neler mutlu ediyor?

– Nasıl görünüyorum?

  1. Aşamada aşağıda ki soruları cevaplamalıyız;

– İş hayatımdaki hedeflerim ve amaçlarım neler?

– Sosyal hayatımda ki hedeflerim ve amaçlarım neler?

– Nasıl görünmek beni mutlu eder?

Bu soruları yanıtlamak ve aradaki farkı görebilmek önemli. Çünkü Stil, bizde olanı dış dünyaya yansıtma biçimimizdir.

  1. Kendinizi sevin; Çok zayıf veya kilolu olmak dünyanın sonu değil. Kendinizde beğendiğiniz yönleri ön plana çıkarın.
  2. Kendiniz olun. Taklitlerden kaçının. Kopyadan orijinal olmaz. Bir kere geldiğiniz bu dünyada kendi eşsizliğinizi yansıtmak varken; başkası olmaya çalışmak kendi özünüzün intiharı değil de nedir?
  3. Her şeyin başı öz saygı.
  4. Vücut şeklini ve tipini tanıyın, vücut ölçünüzü bulun. Vücut şeklinizi ve tipinizi bilmek, fit görünmek ve bedeninizdeki güzel yönleri daha öne çıkarmak demektir. Kıyafetleriniz vücudunuza uyumlu olmalı.  Aynaya baktığınızda kıyafet ‘tam bana göre’ demeniz demektir. Fışkıran ve taşan noktalarınız olmaması demektir. Mesela fit olmakla, dar olmak arasında çok ince bir çizgi vardır. Doğru ceketin içinde rahatsınızdır. Kasma yapmaz, kat kat olup toplanmaz. Pantolonun paça boyu çok önemli. Paçalar ne çok kısa ne de çok uzun olup yığılma yapmamalı, ayakkabı tabanından 1-2 cm yukarıda bitmeli.

Giyimde Robin Hood Formülü

İlk Adım: kamufle et

İkinci Adım: güzel odaklan

Örneğin beliniz kalın ve göbeğiniz var diyelim; kemer takıp çok dar kıyafetler giyip dikkati üzerinize çekmek yerine, o bölgeyi dökümlü ve asimetrik uzun parçalarla kamufle edin, yani gizleyin.

Kalın bölgeleri kamufle etmenin en basit yolu; Koyu düz renk, akışkan kumaşlar, asimetrik, verev ya da dik çizgileri tercih etmek yani kesimler ve renklerle optik illüzyon yaratmaktır.

Kıyafet ve aksesuar seçiminde ki küçük detaylar, sizi olduğunuzdan daha ince, daha genç, enerjik ve zarif gösterebilir.

1.Cildinize, dişlerinize özen gösterin. İçten gülüş en güzel aksesuardır; tekrar hatırlatmak istedim.

  1. Ruh, kalp, akıl ve beden bütündür. Ruhunuzun bedeninizi yakalamasını bekleyerek; kendinize özen gösterin.
  2. Duruş her şey. Doğru duruş ve postürün önemini her daim hatırlayın.
  3. Şıklığın kuralı basit: Az olan çoktur felsefesi.

Çok olan da yoktur. Kuantum fiziğine göre atomun % 99. 9’u boşluktur. Ve her şey atomdan oluşmaktadır. Tasarımın altın kuralı bir şeye vurgu yapmak istiyorsan etrafında ki boşluğu artır. Ne kadar yalınsa o kadar etkili olur. Yalınlık doğruluğun mührüdür. Yalın olsun, ama anlamlı olsun. Leonardo da Vinci’nin dediği gibi ‘’Sadelik en yüksek gelişmişlik düzeyidir’’

Mükemmeli yakalayacağım diye ne kadar abartırsanız o kadar çok verdiğiniz mesajdan uzaklaşırsınız.

Anahtar Kelime “Sadelik”

  1. Renklerin etkisini es geçmeyin. Renkleri oluştur. Renklerin dili. Chanel’ in dediği gibi ‘’Dünyada ki en güzel renk, üstünüzde en iyi durandır.’’ Herkes her rengi kullanabilir, ama önemli olan ‘’Hangi tonu’’ sorusunun yanıtını bulabilmektir. Doğru renk yoktur; doğru ton vardır.
  2. Kumaşını seç. Her şey kumaşla başlar. Doğru kumaş doğru giyinmenin ilk adımıdır. Kumaşa, dikişe ve ütüye özen gösterin. Dikişi kötü bir kıyafetin iyi görünmesi mümkün değildir. Bir kıyafetin kalitesini belirleyen şey o kıyafetin kumaşı, dikişi, kullanılan aksesuarların kalitesi ve kalıbıdır.

Tıpkı ten uyumu gibi doku uyumu önemli. Kumaşları tanıyıp; doğru kumaşı seçebilmek gerekir. Doğru kumaşları birbirleriyle kombinlemek de önemli.

  1. Gardrop detoksu

Stili bir puzzle gibi düşünürsek, en önemli parçalardan biri de gardrobunuzdur. Gardrobunuzu da Ben AŞ.’nin yatırımı gibi düşünmek yerinde olur. Unutmayın ki kendinize yaptığınız yatırım gelecekte ki sizi belirler. Gardrobunuz da zamansız ve klasik parçalar bulunsun. Bu nedenle alışverişinizi aceleye getirmemek gerekir. Akıllı yatırım için kendinizi, sosyal ve iş hayatınızı, stilinizi ve ihtiyaçlarınızı iyi analiz etmek gerekir.

5N1K: Yani NEYİ alıyorum, NEYLE giyeceğim, NE İÇİN giyeceğim, NEREDE giyeceğim, NE ZAMAN giyeceğim’ Ve K… Kimin için değil! Elbette önce kendim için. K yani KAÇA.

Gardrop tıkış tıkış olmamalı. Göremediğiniz bir kıyafeti yaşamınızda kullanmazsınız.

Sadık dostlarınız: ceket, elbise, pantolon. Bunların her sezon kullanılabilen, modası geçmeyen parçalar olması gerekir. Örneğin siyah elbise ya da siyah takım elbise. Tek bir hamleyle şık görülmenin en kolay yollarından biridir. Karl Lagerfeld de ‘’Bir kadın, siyah elbise ile asla fazla veya az şık giyinmiş olmaz’’ diyor. Siyah elbise zamansız ve şıktır.

    Anahtar Kelime ‘’Zamansız’’

  1. İşçi Arılarımız: Sadık dostlara eşlik eden, tamamlayıcı aksesuarlardır. Chanel’ in de dediği gibi ‘’Gelişinizi müjdeleyen ve gidişinizi geciktiren görünmez ve nihai şey aksesuarlardır.’’ Bütünü zirveye taşıyan detaylardır. İşçi arıların çok sade bir elbiseyi bambaşka bir havaya sokma güçleri vardır. İşçi arılar ekonomiktir, üreticidir, candır.

Can Yücel’in dediği gibi; ‘’Boş ver yaşı başı

Gönlün ne kadar şık ondan haber ver?

Şöyle atıp koyu grileri sabahtan,

Sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?’’

Kıyafetlerinizi aksesuarla güçlendirin. Aksesuarlarınız sizi anlatır. Saatiniz, gözlüğünüz, kemeriniz, ayakkabınız, fularınız, çorabınız, kravatınız, mendiliniz, kolyeniz, bilekliğiniz, küpeniz, kemeriniz, kol düğmeniz, düğmeniz vb. Herhangi birinin yaymış olduğu enerji bütünün enerjisini değiştirebilir.  Oscar Wilde der ki ‘’İyi bağlanmış bir kravat hayata atılmış ilk ciddi adımdır.’’ Mesela düğmelerin kalitesi ceketin kalitesinin göstergesidir. Mesela burnu çok yuvarlak ya da küt olan ayakkabılar sizi kısa ve kalın gösterecektir. Veya bacak boyunuzun daha uzun görünmesini sağlayacak işçi arımız Nude ayakkabıdır. Veya aynı elbise veya aynı takım elbise ile üç farklı siz! Değişen sadece işçi arılarınızdır.

  1. Dekolte aman dikkat!
  2. Zamanına göre giyin. Yazlık ve kışlıkları karıştırmamak; mevsimine göre giyinmek önemli.
  3. Yerine göre giyin. Anahtar kelime, ‘’Nerede’’. Yaptığınız işe, içinde bulunduğunuz sektöre, pozisyonunuza ve hedeflerinize uygun giyinin. Profesyonel yaşamda görüntünüz mesajınızın önünde frapanlık, seksüalite, avamlık çağrıştırarak çıkmamalı. Ve yine şıklık bir davete, spora gider gibi gidilmemesidir.
  4. Yaşına göre giyin.
  5. Şıklığın markası değil; tarzı vardır. Çok para ile stil sahibi olunmaz hatırlayın.

Chanel der ki ’’ Moda geçer, stil kalır.’’ Stil modayı kendinizin yönetmesidir. Saint Laurent’in şu sözünü sürekli hatırlamak gerekir; ’Bu bir moda değil tarz işidir. Moda gelip geçicidir. Ama stil sonsuza dek kalıcıdır.’’

Stil, modayı, estetiği kendince yorumlamak, karakter süzgecinden geçirmek; farklı ve özgün olabilmek, bizde olanı özgüvenle yansıtma biçimidir.

Stil modadan etkilenir, lakin moda olan her şeyi benimseyip giymek değildir. Stiliniz yenilikçi mi, yaratıcı mı, klasik mi, spor mu, etnik mi, romantik mi olduğunuzu ortaya koyar.

  1. Reklam panosuna dönmeyin. Reklam panosunu andıran logolu tişörtler, gözlükler, kravat, gömlek, ayakkabı ve kocaman tokalı kemerler. Giydiğiniz kıyafetin markasını kendinize saklayın. Marka logosu bir şıklık göstergesi değildir. Şıklığın markası değil tarzı vardır.

Profesyonel Yaşamda Kıyafet ve Aksesuar Yönetiminde İmaj Kırıcılar

Farklı desenli kıyafetleri karıştırmak, beyaz çorap, göğüs kıllarının gözükmesi, dar giysiler, boyasız ayakkabılar, takım elbise altında spor ayakkabısı, yırtık, sökük kıyafetler, kaçık çorap, gömlek ve pantolon ceplerinin dolu olması, cüzdanın pantolonun arka cebinde olması,

 Kravatın Duracağı Yeri Bilmemesi, Yırtık Sökük, Rengi Atmış Giysiler

yüzük parmağı dışında kullanılan yüzükler, abartılı ses çıkaran kolye ve küpeler, görünen yerde dövme, hızma, hal hal, mini etek; dekolte kıyafetler, toka, sandelet, açık bilekten bağlı ayakkabılar, hayvan desenli giysiler, plastik saatler, boyasız ayakkabılar, üzeri yazılı sloganlı tişörtler, açık renk giysi de özel çamaşırların belli olması, ceket, mont, kaban, vs. üzerinize oturmaması, kemerleriniz ayakkabı renginde olmalı. Tshirtlerin göbeğinizi sarması, enine çizgili kıyafetler (sizi şişman gösterir) ve daha birçok ayrıntı. Ve kalite bu ayrıntılara gösterdiğimiz ödünsüz özendir.

Var olmak güzedir. Her insan parlamak, ışıldamak ister. Giydiklerimiz üzerimizde hayat bulmalı. Kıyafetlerimiz, aksesuarlarımız, kokumuz, makyajımız doğal bir parçamız olmalı, ışığımızı yansıtmalı. Moda geçer, stil kalır.

Yol almak sürecinde işin sırrı bütünü yönetmektir. Stil bütündür. Yani kıyafetler tam, saç, makyaj, kişisel bakım, postür, konuşma, oturma, kalkma, yürüyüş, aksesuar ona eşlik etmiyorsa zihinlerde yer edilen bir stilden bahsedemeyiz. Stil karakterimizin, kişiliğimizin ve hayat duruşumuzun uyum, estetik ve ahenkle dış dünyaya yansıması demektir.

Kıyafet ve aksesuar seçimindeki küçük detaylar, sizi olduğunuzdan daha ince, uzun ve zarif gösterebilir. Nasıl mı?

  1. Boyun, el ve ayak bileklerinizi açıkta bırakın.
  2. Bayanlar, şifon, ipek, kaşmir gibi ince ve yumuşak dokulu kumaşları tercih edin.
  3. Etek yerine, tek parça elbise giyin.
  4. Ekose ve kareler sizi olduğunuzdan kalın ve kısa gösterir. Boyuna çizgili parçaları tercih edin.
  5. Bayanlar, büyük çanta kullanın.
  6. Vücudu çorap gibi saran kıyafetleri tercih etmeyin.
  7. Bayanlar, nude (ten rengi) ayakkabı giyinin
  8. Monokrom yani tek rengin gölgelerini giyin. Siyah etek, siyah çorap ve siyah ayakkabı gibi.
  9. Pantolonunuza ütü çizgisi yapın.
  10. Ceket giydiğiniz zaman saçlarınızı boyun bölgenizde toplayın, ensenizi açın.
  11. Bayanlar, V yaka tercih edin.
  12. Bayanlar, aksesuarlardan yani işçi arılarınızdan destek alın. Uzun kolye ve fularlar kullanın.
  13. Rengi kıyafetten ziyade aksesuarlarda kullanın.
  14. Karışık ve büyük desenler yerine düz ve çizgili olanı giyin.
  15. Pantolon ve ayakkabınız aynı renk olsun.

16.Erkekler takım elbisede siyah ve siyahi laciverti tercih edin. Açık gri takım elbise giymeyin.

Güçlü görsel kimlik için 10 tüyo

1.Kendinizi yansıtın.

2.Unutmayın, sevimlilik görüntüden üstün; açık; olumlu tutum.

3.Saçınızı ihmal etmeyin. Dee Meyers’in dediği gibi:’’ İnsanlar saçınızı incelemeyi bitirmeden; söylediğiniz hiçbir şeyi dinlemezler.’’

4.Beden dili vasıtasıyla güç ve özgüven yansıtın.

5.Görsel bir alamet-i farikanız olsun.

6.Sesinizi geliştirin.

7.Modayı harfiyen takip etmeyin.

8.Tutarlı olun.

9.En iyi özelliğinizi vurgulayın.

10.Giyim tarzınızı iletişim için kullanın.

Zira atalarımızın dediği gibi: ‘’Bir çivi yüzünden bir nal; bir nal yüzünden bir at; bir at yüzünden bir süvari, bir süvari yüzünden, bir savaş kaybederiz.’’

En güzel giysiniz öz güveniniz, en güzel aksesuarınız gülüşünüz ve en güzel ayakkabınız da zarafetiniz olduğu bilinciyle;  iyi görünmenin kuralı kendini tanımak, vücudunu tanımak,  öz güven inşası, doğru postür ve sonrada kıyafetlerinizin üzerinize tam olmasıdır. İnsanlar daha iyi görmek için değil daha çok parlamak için ışığa koşarlar. Daha çok parlamak için kıyafetiniz ışık olsun.

‘’Kimde muhteva (içerik) şekilden ağır basıyorsa yontulmamıştır.

Kimde şekil muhtevadan ağır basıyorsa o yüzeye insandır.

Kimde muhteva ve şekil aynı ağırlıktaysa o seçkin insandır.’’

Konfüçyüs’ ün sözleriyle vedalaşırken; bir sonra ki buluşmamıza kadar seçkin kalın.

ve unutmayın ki seçimleriniz stilinizi, stiliniz sizi yansıtır.’’

 

İlkay Mavili Yılmaz

Eğitim Koordinatörü – NLP Uzmanı

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir