GÜLER YÜCEL: MODERN TÜRK ŞİİRİ’NİN ÖNCÜ ŞAİRLERİNDEN CAN YÜCEL’İN SEVGİLİ EŞİ

 

Ressam, Şair. 84 yaşında ve halen Datça’daki evinde Can Yücel’in anılarıyla birlikte yaşıyor. Datça’lılar ona “Güler Ana” diyor. Bizler Can Yücel’e “Can Baba” dediğimiz gibi. Güler Yücel ‘e çok ilginç ve bir o kadar eğlenceli bir söyleşi yaptık.

Belki de Can Yücel ile ilgili ilk kez öğreneceğimiz, bilgiler bunlar. Bu ilginç söyleşiyi zevkle okuyacağınızı düşünüyorum.

 

 

HABERHAYAT: Beni Kabul ettiğinize inanamıyorum Güler Hanım. Çok heyecanlıyım şu an, zaten hava çok sıcak bir de bu heyecan, terden sırılsıklam oldum. (Kahkahalarla gülüyoruz)

GÜLER YÜCEL: Niye? Ben huysuz biri değilim… Çok gelen giden oluyor, yoruluyorum, artık eskisi kadar çekemiyorum. Can’ın hayranları hep kapının önünde.

HABERHAYAT: Can Yücel’in eşi olur da eli kalem tutmaz mı?

GÜLER YÜCEL: Tutar. Ben duygularımla yazarım.

HABERHAYAT: Sever miydiniz, aşık mıydınız Can Baba’ya?

GÜLER YÜCEL: Valla ben aşk lafını sevmiyorum. Ben bunu şu kadına sordum, (komşusu Ayşe Hanımı gösteriyor) kocası için bu senin neyin diye sordum bana “O benim hem yastığım hem yorganım yorganım” diyor. Aşk budur işte. Bundan daha güzel aşk kelimesi olur mu?

HABERHAYAT: Sevgi bu kadar güzel anlatılabilir mi?

GÜLER YÜCEL: Bana bunları, insanlarım anlatıyor, bunları kaleme alıyorum. Bunların resimlerini yapıyorum. Komşularım Ahmet ve Ayşe. Ayşe ne diyor Ahmet için, “o benim hem yastığım hem yorganım” diyor. İşte aşk budur.

HABERHAYAT: Can Yücel’le 1956 yılında evlenmişsiniz, 1999 yılına kadar birlikte uzun bir evlilik yaşamı. Ne kadar güzel bir ömür…

GÜLER YÜCEL: Valla o kadar da güzel değildi!  (Kahkahalar) Bir sürü kavgalar olurdu. Ayşe bunları bilir.

AYŞE: (En yakın komşusu ) Ben duyardım, görürdüm.

HABERHAYAT: Bir birini çok sevenler çok kavga yaparlar ama.

GÜLER YÜCEL: Valla bilmiyorum biz çok kavga ederdik.

HABERHAYAT: Can Yücel aksi bir adam mıydı?

GÜLER YÜCEL: Aksiydi değil mi? (Ayşe’ye Soruyor).

Herkes eve giremezdi. Arkadaşlarını kahvede ağırlardı. Orada otururlardı. Can’ın iki vasiyeti vardı, onu söyleyeyim. Birincisi; benim adımı karhaneye koymayın diye, hani adımı dükkan mükkan gibi yerlere koymayın yani karhanelere. İkincisi de, yerli tohum bankası kurun, yerli tohum yapalım onları çoğaltalım derdi. Bu bizi bağımsız yapar derdi.

HABERHAYAT: Peki Güler Anneciğim, Can Baba size hiç şiir yazdı mı?

GÜLER YÜCEL: Aaa, bütün şiirlerini bana yazdı. Başkasına yazabilir mi? (Gülüşmeler)

HABERHAYAT: Var mı başka şansı yani. Yüzü sizden başkasını görmedi mi?

GÜLER YÜCEL:(Gülerek) Görmüştür herhalde. Bana göstermemiştir.

HABERHAYAT: Biz erkek milleti, arada bir bakarız ama.

GÜLER YÜCEL: O yok yok. Can öyle değildi. Tek eşliydi. İşi bulandırmak istemiyordu.

HABERHAYAT: Biz Karadenizliler hovardalık deriz.

GÜLER YÜCEL: Orta Karadenizlidir. Hasan Ali Bey Görele’lidir. Milli Eğitim Bakanlığı yaptı, babasıdır. Can iyiydi. Yine dünyaya gelsem Can’ı seçerdim, daha iyisini bulamadığım için yoksa bulsam evlenirdim.(Kahkahalar)

Ama ne var biliyor musun? Ben şeyi severim, bir kere Can çok dürüsttü. Erkek de dürüstlük çok önemlidir. İkincisi, Can alavere dalavere sevmezdi, netti, dobraydı. Sözünü esirgemezdi. Ne bileyim bende herhalde güzeldim.(Gülüşmeler)

HABERHAYAT: Ama siz hala çok güzelsiniz.

 

HABERHAYAT: Şiir Okuyor musunuz?

GÜLER YÜCEL: Hayır. Can şiir yazardı, ben miir yazıyorum.(Gülüşmeler)

O şiir yazıyorsa, bende miir yazayım dedim.

HABERHAYAT: Al işte sana bir kavga. Bazıları kavga eder tencere tava kırar, ama sizinkinden şiir kitabı çıktı.

GÜLER YÜCEL: Evet evet… (Gülüşmeler)

HABERHAYAT: Neden Datça. Bu gelme fikri sizden miydi?

GÜLER YÜCEL: Hayır. Can buraya geldi, çok beğendi. O zamanlar İstanbul’dayız. Önemli projelerimiz vardı. Ben Kalkınma Vakfında çalışıyorum. Datça’ya yerleşelim dedi. Benim ne işim var orda dedim. Sen gelmezsen ben oraya giderim başka bir karı bulurum dedi. (Gülüşmeler) Çünkü ne biliyor musun buraya dul karılar çok geliyor koca bulmak için.

HABERHAYAT: Yapar mıydı peki?

GÜLER YÜCEL:  Yapardı tabii ki… (Gülüşmeler)

HABERHAYAT: Hayır bence o kuru bir tehditti. Kadınları ikna etmek çok zordur.

GÜLER YÜCEL: İyi de Can’la yaşayacak karı da…

HABERHAYAT: Can Baba gibi sizde çok dobra dobrasınız.

GÜLER YÜCEL: Başka türlüsü sahtekârlıktır. İnsanlara bakıyorum dürüst değiller. İyi yaşadık Can’la. Can’ın insanları hep burada. Evin etrafını gördün. Can’ın çok seveni varmış. Neden biliyor musun, Can hep dürüsttü. İyiydi hayat, Can iyiydi.

GÜLER YÜCEL: Nerede çıkacak bunlar?

HABERHAYAT: Samsun Haberaks Televizyonunda Zekeriya Çavuşoğlu ile Samsunda Sanat Programında, ayrıca Haber Hayat dergisinde.

GÜLER YÜCEL: Samsun güzel bir yer galiba değil mi?

HABERHAYAT: Hadi götüreyim sizi.

GÜLER YÜCEL: Hadi gidelim Samsun’a. (Ellerinden sevgiyle öpüyorum Güler Yücel’in. Buğulu yaşlı gözleri pırıl pırıl parlıyor.)

HABERHAYAT: Rahatsızlık verdiysem çok özür dilerim.

GÜLER YÜCEL: Yok Canım.

HABERHAYAT: Çok teşekkür ediyorum.

GÜLER YÜCEL: Hoş Geldiniz.

 

Röportaj : Salih Temiz

Fotoğraf : Murat Okay

 

(Bu söyleşinin daha geniş televizyon versiyonunu Aralık ayında Haberaks Tv’de Çavuşoğlu ile Samsunda Sanat programında izleyebilirsiniz.)v

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir