Günümüz Ebevynleri ve Çocukları

GÜNÜMÜZ EBEVYNLER VE ÇOCUKLARI

Çocuklarına karşı davranışlarının nasıl olması gerektiği konusunda kafa yoran, onlarla daha nitelikli iletişim kurabilmeyi dert edinen anne babaların, konu ile ilgili yazılmış kalın kalın kitapları okumaya kalktıklarında sürekli;

‘Çocuklarınızla kaliteli zaman geçirin,

Oyun oynayın,

Yanlarında tartışmayın,

Ödülü abartmayın.’

klişeleri ile karşılaştıklarını, bu konularda bıkkınlık seviyesinde aynı noktalarda dönülüyor olmasından şikayet ettiklerini duymaya başladık.

Konuya daha az ilgili görünen, doğal ebeveynliği savunan ‘bizim zamanımızda…’ ile başlayan cümlelerle işi yürüten anne babalar da sosyal medya mecralarında;

‘Ödevlerini onun yerine yapmayın,

Sen dili değil ben dili kullanın,

TV, tablet konularında sınır koy’

içerikli tekrarlayan haber ve uyarılara maruz kalmaktan bir hayli yakınır olmaya başladılar.

Konunun tekdüze ve içi boş ezber haline geldiği yönündeki eleştirilere hak verenlerdenim. Hatta yukarıdaki kriterlere fazla odaklanmanın daha önemli noktaların gözden kaçmasına neden olduğunu düşünmekteyim. Örneğin; herkes tarafından kabul gören, hatta tekrara düşüyor olmasından yakınılan genel teorik doğruların, aynı başarı ile pratik hayata uygulanamıyor olması gibi…

Bilgiye Fazlasıyla Doyan Ebeveynler, Uygulamaya Gelince Aynı Başarıyı Gösterebiliyor Mu?

Çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği ile ilgili teorik bilgiye fazlasıyla doyan ebeveynlerin, uygulamaya gelince aynı başarıyı gösteremiyor olması, günümüz ebeveyn çocuk ilişkisinde temel problem haline gelmiş gibi görünüyor. Poliklinikte muayenesini yaptığımız birçok ailenin ortak sorunu, olan bu durumun en olası nedenleri aşağıda açıklanmaya çalışılmıştır.

NEDEN KENDİ RUH SAĞLIKLARINA YETERİNCE ÖNEM VERMEYEN ANNE BABALAR

1.Anne Babanın Kendi Hayatlarında Mutlu Bireyler Olmamaları

Çocuklar ebeveynlerinin sadece kendileri ile olan ilişkilerinde değil, anne babanın birbiriyle, annenin ve babanın başkaları ile ilişkilerinde de gözlemlerler. Tutarlılıklarını, istemedikleri bir şey olduğunda verdikleri duygusal sözel davranışsal tepkileri içselleştirirler. Bu etkileşimlerde gergin, negatif mizaçlı, problem çözme becerisi iyi olmayan mutsuz ebeveynlerin çocuklarına bırakacakları miras da hiç şüphesiz ki oldukça olumsuz yaşam deneyimleri olmaktadır.

2.Annenin Tükenmişliği Babanın Kayıtsızlığı

Çocuk yetiştirme ve onun ihtiyaçları, sorumlulukları ile ilgilenme görevi tamamen annenin üzerine devredildiği, babanın bu görevlere çok uzaktan talip olduğu bir aile ortamında büyümek, çocuğu travmatik yaşam deneyimlerine açık hale getirir.

Sorumlulukları fazlası ile yüklenen annenin zaman içinde tükenerek, sabırsız ve tahammülsüz bir ruh haline dönüşmesi kaçınılmazdır. Dolayısıyla çocuğun her hareketine kızan, ufak hatalarında bile oldukça sert tepkiler veren anne çocuk için, travmanın ta kendisi haline gelir.

Baba, yoğun çalışıyor olmayı çocuğuna zaman ayıramamak için yeterli bir bahane olarak görmeyip, çocuk yetiştirmek gibi büyük bir sorumluluğu tek başına annenin üzerine bırakmadığında annenin tükenmişliği ve çocuğun olası travmatik yaşantılarının önüne geçilmiş olur.

Babanın Yoğun Çalışıyor Olması Çocuğuna Zaman Ayıramaması İçin Bir Gerekçe Olarak Görülemez

3.Ebeveynlerde Tedavisi Ertelenmiş Ruh Sağlığı Problemleri

Annede, babada veya anne babanın her ikisinde depresyon, kaygı bozukluğu, Obsesif Kompulsif Bozukluk gibi çözümü mümkün problemlerin tedavilerinin ertelenmesi, bozuk ve tutarsız ebeveyn tutumlarının en önemli nedenidir.

Ebeveyn çocuk ilişkisinde hakim iletişim şekli ‘telefonu bırak’, ‘ödevini yap’, ‘yemeğini ye’, ‘uyu’ şeklinde olmamalı.  Hem ebeveynin hem de çocuğun karşılıklı eğlendiği, mizahın işin içinde olduğu, karşılıklı doyum içinde sürdürülen bir ortamda kural ve uyarılar serpiştirilmelidir. Bu da ancak ruh sağlığına önem veren, kendini ihmal etmeyen ebeveynler sayesinde mümkündür.

Özetle; ebeveynler çocuklarına ne türden tepkiler verecekleri ve nasıl davranacakları konusunda bildikleri doğruları hayata geçirememe sorununu;

-Kendi ruh sağlıklarını önemseyerek,

-Çocukları ile sadece kuralların hatırlatıldığı bir iletişim kurma şekli yerine, mizahın içinde olduğu anlayışlı bir yaklaşımı benimseyerek,

-Çocuğun sorumluluklarını adil bir şekilde paylaşarak çözebilirler.

 

 

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir