Muharrem Öztürk , Müzik Sektörünü Yak’tı

Muharrem Öztürk , Müzik Sektörünü Yak’tı

Türkiye’nin Emre Altuğ’un veliahtı olarak tanıdığı Muharrem Öztürk, ilk teklisi ‘Yak’ ile müzik dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Sözü ve müziği kendisine ait olan ve müzikseverlerin büyük beğenisini toplayan şarkının düzenlemesi ünlü aranjör Selim Çaldıran tarafından yapıldı. Poyraz Şaroğlu tarafından gerçekleştirilen klip çekimlerinde, genç şarkıcıya ağabeyi Ziya Öztürk ve çocukluk arkadaşları eşlik etti. Müzik hayatı ağabeyinin müzik sektörünü seçmesi ile çok küçük yaşlarda başlayan, şimdilerde ilk teklisi Yak’ı müzikseverlerle buluşturan Öztürk, HaberHayat’a özel açıklamaları ile sizlerle…

HABERHAYAT: Sizi tanıyabilir miyiz?

MUHARREM ÖZTÜRK: 27 yaşında, Alaçatılı, her türlü üretim faaliyetinin içinde bulunan, müzik aşığı bir adamım. Kendine has huyları olan, yaşamayı seven ve her gününü dolu dolu geçirmeye çalışan biriyim.

HABERHAYAT: Müzik hayatında tam olarak ne zaman başladı?

MUHARREM ÖZTÜRK: Müzik hayatım ağabeyimin müzik hayatının başlamasıyla birlikte yani 10 ya da 12 yaşlarımda başladı. Ağabeyim benden 9 yaş büyük olmasına rağmen arkadaş gibiyizdir. Beraber kurduğumuz orkestramızda, ağabeyimin şefliğinde birçok organizasyonda sahne alıyoruz.

HABERHAYAT: Neden müzik? Müzik sizin için ne ifade ediyor?

MUHARREM ÖZTÜRK: Müzik tabii ki benim için bir tutku. Müzik olmadan yapamıyorum. İnsan büyük zevk aldığı, kendini en mutlu hissettiği şeyden nasıl vazgeçer ki. Son günüme kadar müzik yapmaya devam edeceğim.

HABERHAYAT: Hayatınızda müzik olmasaydı ne olurdu?

MUHARREM ÖZTÜRK: Ben sadece müzik yapmıyorum aynı zamanda ticaretle de uğraşıyorum. Kunduracı adı altında Alaçatı’da bir dükkanım var. Dükkanın yarısında antikalarımı satıyorum, diğer yarısında el işi ile yaptığım deri çanta, cüzdan, bileklik ve takı işiyle uğraşıyorum. Dolayısıyla her şeyi bir arada götürmeye çalışıyorum. Müzik olmasaydı yine ticaret yapardım.

HABERHAYAT: 4 yıl önce katıldığın Veliaht yarışması sana neler kattı? Emre Altuğ’un veliaht’ı olmak kendisi ile çalışmak nasıldı?

MUHARREM ÖZTÜRK: Veliaht yarışması, hayatımın en büyük tecrübelerinden biriydi. Bana oldukça fazla şey kattı. 10 kişiye yakın değerli ustanın karşısındaydık ve hepsinden bir şeyler öğrenme fırsatım oldu. En önemlisi, onları yakından şarkı söylerken görmek bile kafamda çok fazla şeyi değiştirip taşlara yerine oturttu. Emre Altuğ ile birlikte çalışmak ayrıca güzeldi.

Emre ağabey hem müzisyen hem şarkıcı hem tiyatrocu hem de bir aktristi. Dolayısıyla şarkı söylememden sahne duruşuma, mimiklerimden şarkıların duygusunu karşıya geçirebilmeme kadar birçok alanda bana yardımcı oldu. Kendisinden tabii ki çok şey öğrendim ve bu benim için çok büyük avantajdı.

HABERHAYAT: Emre Bey şarkını nasıl buldu?

MUHARREM ÖZTÜRK: Şarkıyı elbette ki beğendi. O bana bir yol açtı ben de kendi çizgilerimi çizerek kendi yolumu ilerlettim.

HABERHAYAT: Şu an destek oluyor mu size?

MUHARREM ÖZTÜRK: Emre Altuğ’un desteği hiçbir zaman bitmedi. Her zaman yanımdadır, ne zaman başım sıkışsa yine ona danışırım. O bana çok güzel bir çevre sundu, ben de bu çevreyi değerlendirmeye çalışıyorum. Bundan daha büyük bir destek olamaz zaten.

HABERHAYAT: Gelelim yeni tekli çalışmanız Yak’a. Şarkının hikayesinden bahseder misiniz?

MUHARREM ÖZTÜRK: 2014 yılının bir kış akşamında, elimde gitarımla mırıldanırken bir anda dökülüverdi dizeler, melodiler… 2014 yılında yaklaşık 17 şarkı yazdım. Şarkılarım bir hikayeyi değil bir çok hikayeyi barındırıyor. 2-3 yıl şarkı yazamayıp bir anda 15-20 tane birden yazıyorum. Biraz dolmak gerekiyor. Toplamda 51 tane söz ve  bestem var. Yaklaşık 15 yaşımdan beri söz ve beste yazıp şarkılarımın kendimce aranjelerini yapıyorum.

HABERHAYAT: Yak’ın düzenlemesi Selim Çaldıran’a ait. Selim beyle çalışmak nasıldı?

MUHARREM ÖZTÜRK: Selim ağabeyim kütüphane gibidir. Onun yanına giden mutlaka bir şeyler öğrenir, tabii istekli olursa ve saygılı olursa. Selim ağabey tam bir müzik adamı. Zaten lakabı dede. Onunla çalışmak büyük bir zevkti, çok şey öğrendim ondan.

HABERHAYAT: Klibi nerede nasıl çektiniz?

MUHARREM ÖZTÜRK: Klibi kendi memleketim olan Alaçatı’da çektik. Aile yadigarı, 150 yıllık taş evimizi, bağımızı ve tabii ki Alaçatı’nın doğal güzelliklerini kullandık. Poyraz Saroğlu tarafından çekilen klipte aile dostlarım ve ağabeyim oynadı.

HABERHAYAT: Aynı sahneyi paylaşmak istediğiniz biri var mı?

MUHARREM ÖZTÜRK: Sezen Aksu ve Andrea Bocelli ile bir şarkı bile olsa aynı sahneyi paylaşmayı çok isterdim.

HABERHAYAT: 5 yıl sonra tam olarak nerede olmak istersiniz?

MUHARREM ÖZTÜRK: 5 yıl sonra sözü ve bestesi bana ait olan 15 şarkının klibini yayınlamış, birçok başarıya imza atmış olmak isterim.

Günümüzdeki müzik camiasını nasıl değerlendiriyorsun? Sence bu dönemde sektöre atılmak doğru bir karar mı?

MUHARREM ÖZTÜRK: Müzik, çok zor bir sektör. 90’lı yıllarda bir kişi albüm yapıldığında genelde tutardı, çünkü çok zor albüm yapılırdı ve herkese yapmazlardı. Eğer yapıldıysa güzel bir iş çıkar ve çoğu zaman tutardı. Şimdi her önüne gelen single albüm yapabilir, parası olan çok daha büyüğünü yapar. Her gün onlarca klip, şarkı çıkıyor. Fazla insan var ama kısıtlı bir sektör, sıyrılmak çok zor. Türkiye’de kolaylık dönemi yok, her dönem zor. O yüzden hazır oldukları zaman insanların bir şey çıkartması lazım. Çünkü bu işler biraz kısmet biraz şans işi. Benim de kaderimde varsa yaşarım yoksa kaybedecek bir şeyim yok zaten. Kendi küçük dünyamda masal gibi bir hayatım var. Sonuna kadar savaşıp, her şeyim bitse; her şeyim çok kötü gitse bile oluşturduğum küçük dünyamda düzenim hazır.

HABERHAYAT: Son olarak neler söylemek istersiniz?

MUHARREM ÖZTÜRK: Keyif aldığım bir röportaj oldu. Güzel röportaj için öncelikle size ve HaberHayat’a emek veren herkese çok teşekkür ederim. Herkese sevgiler…

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir