NE OLACAK BU MEDYA OKURYAZARLIĞI MESELESİ? – Yaşar Tuncel

Share

Aslında konu öyle karışık ki açıkçası nasıl bir başlık atacağımı bilemedim. Çünkü bir sorunun tartışılması için öncelikle soruna konu olan öğe hakkında bilgi sahibi olunması gerekiyor. O yüzden ilk sorumuz ve sorunumuz Medya Okuryazarlığı nedir? Olmalıdır diye düşündüm. Ama asıl sorun konunun ne olduğundan çok ne halde olduğu…

Kitle iletişim araçları yoluyla elde edinilen mesajları çözümleme, değerlendirme ve iletme becerisine medya okuryazarlığı deniliyor. Aslında genel manasıyla bilgiyi çözümleme, eleştirel ve objektif bir bakış açısıyla değerlendirme anlamı taşısa da günümüzde daha çok medyayı çözümleyebilme üzerinde duruluyor. Bunun temel sebebi ise dünya genelinde medya organlarının bir türlü objektif olamayışıdır.

Tarafsız medya anlayışı üzerinde yıllardır yapılan çalışmalar, eğitimler ve üretilen basın meslek ilkeleri anlayışının sektörün ekonomik nedenlerden dolayı bağımsızlığını koruyamamasıyla gündeme gelen medya okuryazarlığı yeni bir eğitim ihtiyacıdır. Yani tarafsız, objektif bir medya oluşturamıyorsak en azından medyayı takip eden ya da medya ya maruz kalanlar bu bilgileri tarafsız bir şekilde yorumlayabilsin. Çocuklar ya da bireyler medya yoluyla yönlendirilemesin ve etki altına alınamasın.

Ama nasıl?

Medya Okuryazarlığı eğitimdeki temel amaçlar; medyanın ilettiği mesajların doğru okunması, kişiye medyanın sunduğu dünyanın gerçek olmayabileceğini anlatması, medyanın yönetme fonksiyonun da olduğunun farkına varması gibi hedefleri içermektedir. Yani Medya Okuryazarlığı eğitimi medyayı doğru okuyan, çözümleyen, kitle iletişim araçlarından gelen iletilere eleştirel bakan bireyler yetiştirmeyi amaçlar.

Dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde medya eğitimi ya da medya okuryazarlığı dersleri farklı seviyelerde ders olarak okutulmaktadır. Bu dersler ya ABD, İngiltere, Fransa gibi ülkelerde olduğu şekilde direkt müfredata konulmakta ya da Kanada’da olduğu gibi müfredatla ilgili Edebiyat, Vatandaşlık gibi derslerin içerisinde okutulmaktadır. Ülkemizde ise Avrupa Birliği Uyum Süreci’nde gündeme gelen medya okuryazarlığı dersi MEB Talim ve Terbiye kurulunda görüşülerek 31.08.2006 tarihli kararla ‘‘İlköğretim Seçmeli Medya Okuryazarlığı Dersi Öğretim programı’’ olarak müfredata girmiştir. Doğal olarak ortada bir öğrenme olacaksa öğreticilerde olmalıydı.

Peki kimler?

Bu eğiticileri eğitim fakültelerimi eğitecekti, yoksa konunun asıl muhatabı iletişim fakülteleri mi?     Uzun süren tartışmalar ve çalışmalar sonrasında, sonuç olarak bir çok iletişim fakültesi kendilerine verilen yetki ve görevle öğrencilerine Medya Okuryazarlığı öğretmeni olabilmeleri için pedagojik formasyon denilen öğretmenlik yapabilme eğitimi vererek yeni öğretmenler çıkardılar.

Sonra ne mi oldu?

Avrupa birliği görüşmelerinin askıya alınmasıyla birlikte ilköğretim 6.7. ve 8. sınıf öğrencilerine sadece seçmeli olarak sunulmaya başlayan ve isteyen öğrencinin 1 yıl boyunca alabileceği Medya Okuryazarlığı dersi kendisi var olan ama öğretmeni olmayan bir ders olarak müfredatın ortasında kaldı. Çünkü ne yetiştirilen öğretmenlere atama açıldı ne de ders planlandığı gibi zorunlu hale getirilebildi.

 

Derslere kimler mi giriyor?

MEB’in yaptığı açıklamaya göre “Talim ve Terbiye Kurulunun 20.02.2014 tarih ve 9 sayılı kararına göre Medya Okuryazarlığı dersi; öncelikle Basın Yayın Yüksekokulları/letişim Fakültelerinden mezun olup halen Sınıf Öğretmeni olarak görev yapan Gazetecilik Alanı, Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri Alanı, Radyo-Televizyon Alanı Öğretmeleri olmak üzere Sosyal Bilgiler, Türkçe ve Bilişim Teknolojileri Öğretmenleri tarafından okutulabilmektedir.”

Buradan anlayacağınız üzere Medya Okuryazarlığı derslerine Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenleri giriyor.  Yani işte diğer derslerin öğretmenleri aralarında dönüyorlar…

Derslerde ne işleniyor diye soracak olursanız, maalesef birçok okulda öğrenciler bu dersi, boş ders olarak seçiyorlar.

Milli Eğitim Bakanlığı askıda kalmış bu konuya ne zaman el atar, ne olacak bu Medya Okuryazarlığı meselesi bilemem ama Medya Okuryazarlığı öğretmenlerinin bakanlığa ve yetkililere her fırsatta ve sürekli olarak sosyal medya, mail ve aklınıza gelebilecek her türlü yoldan ulaştığını, haklarının peşinde olduklarını söyleyebilirim.

Bu konuyla ilgili olarak şu anda verebileceğim tek olumlu gelişme bir özel okulun bu dersi bütün okullarında müfredatına almaya karar verdiğini açıklaması oldu. Bütün özel okulların bu bilince varmasını ve uygulamasını diliyorum.

Umarım kısa zaman içerisinde MEB tarafından da Medya Okuryazarlığı dersinin medya okuryazarlığı öğretmenleri tarafından okutulması yönünde bir karar alınarak hem hak sahiplerine verilir hem de çocuklarımız için son derece önemli olan bu ders gerçek anlamıyla öğretilmeye başlanır. Böylece medya tarafından yönlendirilemeyen ve medyayı objektif olarak yorumlayıp kendi kararlarını verebilen yeni bir nesil yetişir. Unutmayalım ki bizleri sadece ezberleyen değil, eleştirebilen ve yorumlayabilen bir eğitim sistemi ileriye taşıyacaktır. Bu yazım ise Medya Okuryazarlığı öğretmenlerinin haklarına kavuşabilmeleri adına atılmış sadece küçük bir çakıl taşıdır. Saygılarımla.

 

Yaşar Tuncel

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir