NEDEN BİR PSİKOLOĞA GİTMELİYİM ?

Özel Medibafra Hastanesi Psikiyatri Polikliniğinden Psikolog Güloya Şahika Bülbül “Psikoloğa neden gidilir?” , “Psikoloğa gitmem gerektiğini nasıl anlarım?” soruları, sıkça sorulan soruları sadece bir kaçı… Herkes hayatının bir bölümünde stres, üzüntü keder ve çatışma dönemleri yaşayabilir ve bir profesyonelden yardım alıp alamayacağı konusunda zorluk çekebilir. Ülkemizde bazı terapötik müdehalelerden faydalanmaya ihtiyacı olanlar bunu anlayabiliyor veya geçiştirebiliyor. Bazıları ise sadece “deli” olanların psikoloğa gidip yardım almasını ve bu yardımı kabul etmelerinin bir zayıflık göstergesi olduğunu ya da tedavi seçeneklerinin zaman alıcı ve pahalı olabileceği düşüncelerini savunmaktadırlar. Fakat insanlar gün geçtikçe bu konu hakkında bilinçlenerek bu önyargılı düşüncelerden arınıyorlar. Bir psikolojik rahatsızlık veya bunalım/çatışma anı yaşayanlar dışında psikoloğa gidenlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır ve bu terapi süreci “sağlıklı” bir birey içinde son derece faydalı olabilir.’ dedi.

‘’Psikoterapi’’ sözcüğü Eski Yunancadan gelmektedir. Ruh, can, nefes anlamına gelen ‘’psyche’’ sözcüğü ile tedavi, iyileştirme anlamına gelen ‘’therapia’’ sözcüklerinin birleşimi sonucu oluşmuştur.

GÜNLÜK HAYATLA BAŞA ÇIKMAK İÇİN
Psikoterapi çeşitli zihinsel hastalıklara ve duygusal zorluklara sahip insanlara yardım etmenin bir yoludur. Psikoterapi, rahatsız edici semptomları ortadan kaldırmaya veya kontrol etmeye yardımcı olabilir ve ilaç tedavisinin yanında iyileşmeye yardımcı olur. Psikoterapinin yardımcı olduğu sorunlar arasında günlük yaşamla başa çıkmada meydana gelen zorluklar; travmanın, tıbbi hastalığın veya kaybın ortaya çıkardığı durumlar( sevilen birinin ölümü; depresyon veya anksiyete gibi spesifik zihinsel bozukluklar).

Birkaç farklı psikoterapi türü vardır ve bazı türler bazı problemler veya sorunlar ile daha iyi çalışabilir. Psikoterapi, ilaç veya diğer terapilerle kombinasyon halinde kullanılabilir. Psikoterapinin ne kadar sürdüğü, çeşitli faktörlere bağlıdır. Problem ya da bozukluğun türü, hastanın özellikleri ve geçmişi, hastanın hedefleri, hastanın psikoterapi dışındaki yaşamında neler olup bittiği ve hastanın ne kadar hızlı ilerleme gösterdiği vb. faktörler psikoterapi sürecini değiştirebilmektedir. Bazı insanlar sadece tek bir psikoterapi seansından sonra rahatlama hissedebilirler ve bir psikologla görüşmek yeni bir bakış açısı kazandırabilir, durumları farklı şekilde görmelerine yardımcı olabilir ve bireyde kalıcı rahatlama sağlayabilir. Bireyler başka yardım aramadan önce psikoloğa gitmekte çok gecikmemişlerse, iyi tanımlanmış bir problem üzerinde çalışılıyorsa daha kısa sürede iyileşme belirtileri gösterebilirler.

Psikoterapiyi başlangıç, orta ve son olarak düşünmeyin. Bir problemi çözdükten sonra hayatınızda yeni bir durumla karşılaşabilir ve son tedavi süreciniz sırasında öğrendiğiniz becerileri biraz düzeltmeye ihtiyaç duyabilirsiniz ve sonrasında tekrar psikoloğunuzla iletişime geçebilirsiniz. Elbette, psikoloğunuzu tekrar görmek için bir kriz beklemek zorunda değilsiniz. Geçen sefer öğrendiklerinizi güçlendirmek için sadece bir “güçlendirici” seansa ihtiyacınız olabilir. Bunu bir zihin sağlığı güncellemesi olarak düşünün. Sonuçta, o zaten hikayenizi biliyor.
Psikoterapiyi duyduğunuzda bir akıl hastalığı ile mücadele eden insanları düşünüp yoğun ve korkutucu bir süreç olduğunu düşünebilirsiniz ama psikoterapi herkes için sayısız stil ve yöntemler barındırır. Psikotrerapi, psikoloğa gittiğinizde o koltukta oturmaktan çok daha fazlasıdır.
Bir uzmanla görüşülmesi ve yardım alınması hakkında birçok damgalanmış önyargılar vardır. Duygularınız hakkında konuşmaya duyulan ihtiyaç bazen zayıf ve utanç verici bir şekilde dalga geçilecek bir şey olarak görülebilir.
Bu damgalama çoğunlukla insanların ilk etapta yardım istememesinin nedeni olabilmektedir fakat geçek şu ki terapi, kaygıdan uyuma, ilişkiden travmaya kadar birçok konuda yardımcı olan çok kullanışlı bir yöntemdir.

PSİKOTERERAPİ KENDİNİZİ TANIMANIZI SAĞLAR
Yapılan araştırmalar, terapinin insanların ruh sağlığı koşullarını yönetmelerine yardımcı olma konusunda oldukça etkili olduğunu göstermektedir ve uzmanlar tıbbı bir sorununuz olmasa bile buna yönelebileceğinizi belirtmektedir.

Kısa süreli bir psikoterapi, kişinin kendisini daha iyi tanımasına yardımcı olur.
Psikoloğun desteği ile birlikte birey, günlük hayatın sancıları, iş ve özel hayat dengesi, ilişkileri, hedef ve hayalleri ile ilgili pek çok konuda bir farkındalık kazanabilir.

‘Sorunlarımla kendimde başa çıkabilirim kendi kendimi dinlerim, psikoloğa ne gerek var?’ diyorsanız; kendinizi daha iyi anlamak için bu metotlar çok başarılı olmayabilir, yani yol kat edemeyebilir bir süre sonra tıkanma yaşayabilirsiniz.
Kim olduğunuzu görmek, anlamak için kendinize baktığınızda kendinizi yine kendi gözünüzden göreceksiniz ama bu bakış açısı kim olduğunuzu, neyi neden istediğinizi, verdiğiniz tepkileri, aldığınız kararları anlamanıza yardımcı olamayacak.
Bu konuda yapılabilecek en etkili şeylerden biri, aklınızdaki soruları, düşünce ve duygularınızı, güvendiğiniz birine açmanız ve bunları kelimelere dökerken kendinizi de duymanız.
Genelde ilk gidilen kişi aile, arkadaş, akraba hatta komşu ile bile olabiliyor.
Ancak çoğu zaman bu kişiler ya zaten sizin tarafınızdadır ve sizin duymak istediklerinizi söylerler ya da kendi telaşları içinde sizi can kulağı ile dinlemeyebilirler. Kısacası karşınızdaki kişiler öznel önyargılı olabilirler.
Bir psikoloğa gittiğinizde ise sizi özen ve dikkat içerisinde dinleyerek yargılamadan kendinizi anlama konusunda yardımcı olacaktır. Bu sebeple başka şeylerde çare aramadan, sağlıklı bir zihinle, daha anlamlı bir hayat için psikoloğa gidebilirsiniz.

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir