ORÇUN KAPTAN “OYUNCU OLMAMAYI HİÇ DÜŞÜNMEDİM”

Share

‘’Babamın eve getirdiği ‘Devekuşu Kabare’ kasetleri ve ‘Ferhangi Şeyler’ oyunu dinleyerek uyurdum geceleri henüz 8-9 yaşlarımdayken. O alkışlar, kahkahaların çok etkileri olmuştur üzerimde…’’ diyen tecrübeli oyuncu Orçun Kaptan,  HaberHayat Dergisi’nin konuğu oldu.

Kaç Baba Kaç, Kadın Kafası ve Baş Belası adlı tiyatro oyunlarından oynayan; Hükümet Kadın, Sağ Salim ve Vezir Parmağı gibi çok sinemasever tarafından çok sevilen sinema filmlerinde rol olan ve son olarak Nöbet dizisinin kadrosunda bulunan Kaptan, sanat dünyasına, nasıl oyunculuğu tercih ettiğine ve yaşama dair özel açıklamalarda bulundu.

RÖPORTAJ: Yasir BABA

FOTOĞRAF: Derya KAPLAN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABERHAYAT:  Sizi daha çok komedi işlerinde görüyoruz ama kötü karakter canlandırdığınız da oldu. Hangisini tercih edersiniz?

ORÇUN KAPTAN: Aslında oyuncunun böyle bir ayrımı yoktur. Komedi bana yakıştırılan bir tarz oldu. İşin aslı drama göre komedi daha zordur. Bu yüzden sanırım özellikle komedi tarzı işler denk geliyor bana. Ama ‘Sonsuz Bir Aşk’ filmiyle kötü adam oynamanın da tadına vardım. Öz kardeşini para için istemediği biriyle evlendiren, bencil çıkarcı bir adamdı. Hatta filmin galasından sonra basından arkadaşlar çok inandırıcı oynadığımı ilk defa benden nefret ettiklerini söylediler. Bu benim için bir başarı. Bir daha olsun kötü bir karakteri canlandırmak isterim. Mesela şizofren bir seri katil oynama hayalim var. Türkiye’de henüz bu tarz bir film çekilmedi. Hâlbuki Amerikan sineması benzeri seri katil hikayelerimiz var.

HABERHAYAT:  “Kaç Baba Kaç” oyununuz çok beğeniliyor. Nasıl gidiyor, oyundan biraz bahseder misiniz?

HABERHAYAT: ‘Kaç Baba Kaç’ ikinci sezonunda yine kapalı gişe devam eden çok eğlenceli bir komedi. Kendini karmaşık olayların içinde bulan ve yavaş yavaş çıldırma noktasına gelen bir polisi oynuyorum. Hiç temposu düşmeyen ve seyirciyi iki buçuk saat güldürmeyi başarabilen bir oyun. Son dönem tiyatro seyircisinin salonları doldurması da ayrıca sevindiriyor beni. Biz de seyircinin taleplerini karşılamak için elimizden geleni yapıyoruz. Tiyatro Sevi ve Epizot Görsel Sanatlar olarak repertuvarımızdaki üç oyunla seyircinin isteklerini karşılamaya çalışıyoruz. Hala izlemeyen varsa çok şey kaçırıyor diyebilirim. ‘Kaç Baba Kaç’ dışında ‘Kadın Kafası’, ‘ Baş Belaları’ oyunlarımıza da bekliyoruz.

HABERHAYAT:  Oyunculuk çocukluk hayaliniz miydi? Bu mesleği seçmeye nasıl karar verdiniz?

ORÇUN KAPTAN: Evet, çocukluk hayalimdi. Annem öğretmen babam da asker olunca İlkokul çağlarım Adana’ya denk geldi. O dönemde bir öğretmenim 23 Nisan için beni sahneye atıverdi fakat oyun çok sevilince çocuk bayramı sonrasında da oynandı ve sahnede kalmış oldum. Babamın eve getirdiği Devekuşu Kabare kasetleri, film kasetleri ve elbette sonradan ustam olan Ferhan Şensoy’un ses kasetleri çok etkili olmuştur üzerimde. Ferhan hocamın “Ferhangi Şeyler” oyunu dinleyerek uyurdum geceleri henüz 8-9 yaşlarımdayken. O alkışlar, kahkahalar çok etkilerdi beni.

HABERHAYAT: Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?

ORÇUN KAPTAN: Çok renkliydi. İlkokul çağlarımda yazları Adana’dan Tekirdağ, Malkara’daki anneannemlerin evine gelirdik. Bahçeli iki katlı ahşap bir evdi. Bütün kuzenlerim birlikte yatar kalkardık. Rahmetli dedem, anneannem evde kahkahayı hiç eksik etmezlerdi. Ben de evin taklitçisiydim. İzlediğim filmlerdeki karakterlerin repliklerini ezberler, üstüme geçirdiğim aksesuarlarla taklitlerini yapardım. Şener Şen’in Züğürt Ağa’da canlandırdığı Ağa’yı taklidim aile içinde meşhurdu.

HABERHAYAT: Oyuncu olmasaydınız ne yapardınız?

ORÇUNKAPTAN: Çalışkan bir öğrenciydim. İlkokuldan liseye hep okul birincisiydim. Deniz Teknik Lisesi mezunuyum. Oyuncu olamamayı hiç düşünmedim ama sanırım denizci olurdum.

HABERHAYAT: Mesleki alanda şu anda bulunduğunuz konumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

ORÇUN KAPTAN: Henüz hiç bir şey yapmamışım gibi hissediyorum. Çok erken yaşta profesyonel olmama, tanınmama rağmen yapılacak daha çok şey var. Dolayısıyla asla emekli olamayacağım sanırım.

HABERHAYAT: Nasıl bir babasınız? Oğlunuz Eren’le ilişkiniz nasıl?

ORÇUN KAPTAN: Eren’le ilişkimiz hiç baba-oğul gibi olamadı. Altı yaşını yeni bitirdi. Daha çok birlikte oyunlar oynayan hoplayan zıplayan oyun arkadaşları gibiyiz. Baba olduktan sonra onun geleceği en büyük düşünceniz oluyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABERHAYAT: Oyunculuk sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Tiyatro mu sinema mı?

ORÇUN KAPTAN: Sektörü anlamakta zorlanıyorum. Eskiden bir dizi veya film için rahatlıkla tutar tutmaz yorumu yapabiliyorduk, artık neyin beğenileceği hiç belli olmuyor. Seyircinin beğenisini kazanmak zorlaştı. Artık çok fazla alternatifi var seyircinin. Bu sevindirici bir şey olmakla birlikte biz oyuncuların her zaman daha donanımlı olmasını gerektiriyor. Tiyatro vazgeçilmezim. Sahnede olmak bedenen,  zihnen oyuncuyu her zaman diri tutuyor. Ama sinemadan da çok keyif alıyorum. İkisinin de ortak tarafı yapılıp bittikten sonra direkt seyircinin beğenisine sunulması. Dizilerde kendini izleyip, bir sonraki bölümde yeni şeyler deneyebilirsin. Ama tiyatro ve sinemada öyle bir şansın yok. Dolayısıyla ikisi de heyecan verici.

HABERHAYAT: Birlikte çalışmayı, oynamayı istediğiniz isimler var mı?

ORÇUNKAPTAN: Meslekte 20.yılım bitiyor bu sene. Hem şans hem kader çok büyük ustalarla çalışma fırsatını tanıdı bana. Ama elbette birlikte oynamak veya aynı havayı bile solusam yeter dediğim isimler var. Mesela Şener Şen…

HABERHAYAT: Bir de günlük hayattaki Orçun’u merak ediyoruz. Neler yaparsınız boş bir gününüzde?

ORÇUN KAPTAN: Yürümeyi çok severim. Mümkün mertebe araç kullanmadan uzak yakın demeden yürürüm. Yirmi beş senedir İstanbul’dayım hala keşfedemediğim yerler var. Onun dışında her fırsatta Malkara’ya kaçıyorum. Evcimen biriyim. Evde vakit geçirmeyi çok severim. Güzel yemek yaparım. Elimin lezzetli olduğunu söylerler. Okumayı severim. Kafamda geliştirdiğim projeler için kendimce notlar alırım.

HABERHAYAT: Sosyal medya ile aranız nasıl? Kullanmayı sevdiğiniz uygulamalar neler?

ORÇUN KAPTAN: Sosyal medya konusunda çok başarılıyım diyemem. Çok geç keşfettim. Orta oyuncular Tiyatrosunda oynadığımız  “Pera’daki Hayalet” oyununda fazlasıyla sosyal medya konusu geçiyordu. Bende esprileri anlamakta zorlanıyordum. Instagram ile tanışmam bu oyun vesilesiyle oldu. İyi kullanan arkadaşlarımı takip edip öğrenmeye çalışıyorum hala. Instagram hesabımı aktif olarak kullanıyorum.

HABERHAYAT: Son olarak eklemek istediğiniz şeyler var mı?

ORÇUN KAPTAN: Haber Hayat Dergisi okuyucularına sevgilerimi iletiyorum. Geçen sene ‘Kaç Baba Kaç’ ekibiyle Samsun’a geldiğimizde gösterdiğiniz ilgiye çok teşekkür ediyorum.

 

Kısa Kısa…

Aldığı en yeni karar: Her şeyi akışına bırakmak

Bugüne kadar hayata dair aldığı en iyi tavsiye: Hiçbir şeyi kafana takma, hayırlısıysa olur

Kendini şımartma şekli:  Büyükada’ya gitmek

Bu sıralar en çok dinlediği şarkı: Scorpions Wind Of Chance

En son okuduğu kitap: Masum Adam / Yazarı; John Grisham

En sevdiği film:  İhtiras Rüzgarları

En çok ne sinirlendirir: Düşüncesizlik

En sevdiği renk: Parlement Mavisi

Olmazsa Olmazı: Oğlum

Burcu: Koç

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir