Payitaht Abdülhamit’in İrena’sı ve Ünlülerin Menajerinden Özel Açıklamalar

Payitaht Abdülhamit’in İrena’sı ve Ünlülerin Menajerinden Özel Açıklamalar

Menajer, gazeteci, oyuncu, basın danışmanı, radyo programcısı…
Buket Kahraman. Özel açıklamalarıyla sizlerle…

HABERHAYAT: Sizi tanıyabilir miyiz? Biraz kendinizden bahseder misiniz?

BUKET KAHRAMAN: 27 yaşındayım, radyo, sinema ve televizyon okudum. İlk işim, bir TV programında evlilik programı sunmaktı. Daha sonra dizilerde oynamaya başladım. Ardından Buket Kahraman Talent adında, menajerlik ve PR danışmanlığı hizmeti verdiğim bir şirket kurdum. Mustafa Ceceli, Oğuzhan Koç, Cenk Erenin PR danışmanlığını yaptım. Nazan Öncel, Fuat Güner, Metin Özülkü, Reyhan Karaca, Burcu Güneş, Wilma Elles, Sinan Albayrak, Bülent Çolak, Murat Tavlı gibi çok özel oyuncu ve müzisyen arkadaşlarımınla çalışıyorum ve çalışmaya da devam ediyorum.

HABERHAYAT: Oyunculuğa olan ilginiz nasıl başladı?

BUKET KAHRAMAN: Üniversite eğitimim için İstanbul’a geldim ve sektöre atıldım. Hayatımın her geçiş evresinde çok değerli insanların desteğini gördüm. Okul yıllarımda bir hocamın yönlendirmesiyle ulusal bir kanalda program sundum. Biraz tanındığım evrelerde dizilerde rol aldım. Daha sonra gazeteci ağabeyim Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu ve eşi Deniz Kelkitlioğlu’nun hayatıma dokunması ile gazeteci kimliğimi kazandım. Ve ödüller… Magazin Gazetecileri Derneği’nden yılın en iyi gazeteci ödülü aldım. Magazin üzerine köşe yazıları yazdım. Müzik dünyasıyla tanışmamı sağlayan, PR danışmanı olmaya beni ikna eden Samsun Demir’dir. Bu özel insanların hayatıma değmesiyle kendime yeni bir alan açtım ve ilerlemeye çalıştım.
12 yaşındaydım oyuncu olmaya karar verdiğimde. Çok televizyon izlerdim. Dizi hatta magazin programlarını izler, kendimi oralarda hayal ederdim. Hayal dünyam çok ama çok kuvvetliydi. Kendime bir dünya kurardım, üç gün etkisinde çıkamazdım. Oyunculuk da o dünyanın bana yansıması oldu. Sonra bir tutkuya dönüştü. Kendime söz bile vermiştim. ‘Ne olursan ol ama oyuncu ol’diye.

HABERHAYAT: Payitaht Abdülhamid dizisinde İrena karakterine hayat veriyorsunuz. Filmin kadrosuna nasıl dahil oldunuz?

BUKET KAHRAMAN: Diziye İrena isminde Bulgar göçmeni bir karakter girecekti. Yapım şirketinin cast direktöründen teklif geldi. Karakter analizini okuyunca etkilendim. Bugüne kadar böyle bir karakteri hiç oynamadım. Tek bir şeyden tedirgin oldum. Diyarbakırlı biri olarak, Bulgar göçmeni karakterine görüntü olarak nasıl uyum sağlarım, inandırıcı olur mu diye düşünmüştüm. Ama aldığım yorumlar çok pozitif oldu. Hatta geçenlerde bir mesaj aldım, sosyal medyada şöyle yazıyordu: “Sizi yurt dışında görsem yabancı olduğunuzu sanırdım.” Bu mesajlar tabii ki motive ediyor. Önemli olan, rolün hakkını vermek. İrena’yı çok sevdim. Öncelikle bu rolü bana emanet eden, bana güvenen Es Film’e ve yapımcımız Yusuf Esenkal’a minnettarım.

HABERHAYAT: Payitaht Abdülhamit dizindeki rolünüz için nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz?

BUKET KAHRAMAN: Dönem dizisinde oynamak cidden bir ayrıcalık. Dönem kıyafetlerini üzerinize giydiğini zaman zaten hemen motive oluyorsunuz. Oynadığınız karakterle bütünleşiyorsunuz. Mesela; İrena bir şapka bir pelerin taktığı, krem papuçlarını giydiği zaman hemen Buket ile vedalaşıyor. Bunlar hazırlık sürecimde çok işime yaradı. Ama tabii ki tarihi çok sevmem en büyük avantajımdı. Tarihin en önemli dönem dizisinde oynuyorum. Dizide yer almaya karar verdiğimde hemen o dönemin kitaplarını karıştırdım. Nasıl konuşurlar, ne giyerler, nasıl düşünürler… Keşfettiğim ayrıntıları da İrena’da kullandım. Tarihsel araştırma dışında, çok çok sevdiğim kült filmlerden Amelie’den esintiler de kattım İrena’ya. Karakterin içindeki gizli çılgın enerjisi, heyecanı, Amelie’yi andırıyor.

 

HABERHAYAT: Bir dönem magazin gündemini değerlendirdiğiniz bir radyo programı yaptınız. Sizi yeniden bir radyo programında görecek miyiz?

BUKET KAHRAMAN:  Alem FM’de magazin gündemini değerlendiriyor ve çok keyif alıyordum. Hem akşam gazetesindeki köşemde magazin değerlendiriyordum hem de radyoda. Şu an vaktim olsa yine yapmak isterdim. Ama programı canlı yapıyorsunuz ve her canlı yayında bulunmak zorundasınız.  Hem set programım hem de menajerlik ile ilgili toplantılarım, günlük koşuşturmam o kadar yoğunki radyo programı yapacak vaktim yok. Öylesine yoğunum ki; alışveriş, kuaför ve özel ihtiyaçlarımı iki toplantı arasına sıkıştırmış durumdayım.

HABERHAYAT: Geçtiğimiz senelerde Fashion TV’nin düzenlediği bir güzellik yarışmasında birinci oldunuz. Ardından Fashion Friday Party`de defileye çıktınız. Sizin için nasıl bir deneyimdi?

BUKET KAHRAMAN: Çok enteresan bir deneyimdi. Yarışmaya neden katılmak istediğimi inanın hala bilmiyorum. Bir gün sabah kalktım ve yarışmaya gitmek istediğime karar verdim. Gazetede röportaj yapıyordum o dönem. Gazeteden ayrılıp yarışmaya katıldım ve birinci oldum. Yarışmanın kendi özel defilesine katıldım.  Ondan sonra hiç bir defileye çıkmadım, yani modellik de yapmadım. Zaten yarışmadan döndüğüm hafta müzik sektöründe PR danışmanlığı yapmaya başladım. O günlerden tek kalan birincilik ödülüm. Arada evde gözüme ilişiyor, gülüyorum, deneyimdi diyorum.

HABERHAYAT: Güzelliği Fashion TV 2014 Güzellik Yarışması`yla tescillenen Buket Kahraman’ın güzellik sırları nelerdir?

BUKET KAHRAMAN: Güzellik gören gözlerdedir derler. Öyle gördüğünüz için teşekkür ederim. Ben sade güzellikten yanayım. Günlük yaşantımda hiç makyaj yapmam. Saçımı  ve makyajımı yaptığımda da abartıya kaçmam. Mesela; kuaförüme: “Saçımı yapalım ama kuaförde yaptığım belli olmasın, evde yapılmış gibi doğal olsun” derim. Bunu ilk duyan, bana alışana kadar yadırgar ama beni tanıyan ne istediğimi anlıyor. Güzellik de benim için öyle bir şey. Ne yapıyorsanız yapın ama belli olmasın. Estetiğe de bakışım aynı şekilde ama size küçük birkaç sırrımı verebilirim. Avokado yağını, haftada bir kez gece yatmadan yüzünüze uygulayın, yumuşacık bir cildiniz oluyor. Badem yağını içtiğiniz suya bir kaç damla damlatıp için, bütün vücudunuza cildinize parlaklık veriyor. Bu karışımı kaşlarınızı da sürebilirsiniz, çok iyi kaş çıkartıyor.

HABERHAYAT: Çılgın Dersane 3’de oynadığınız başrolle kendinizi ispatladınız.  Sizi yeni bir sinema filmi ile beyaz perdede görecek miyiz?

BUKET KAHRAMAN: Çılgın Dersane 3 sinema filmi çok özeldi benim için. İlk sinema filmimdi ve başroldeydim. Dila karakteri, bugüne kadar oynadığım karakterlerin en saf olanıydı. Kötü karakteri oynamak kolaydır. Karakterin inişleri ve çıkışları size güç verir. Ama çok durağan, saf, hareketsiz bir karakteri oynamak gerçekten zor. Karakterde tutunacağınız şeyleri, sizin keşfetmeniz lazım. Dila, bana güzel bir deneyim kattı. Çılgın Dersane çekimlerimiz çok eğlenceliydi. Antalya’da bir sürü genç oyuncu…Çekimler sonrası çok eğleniyorduk. Özellikle Serenay Aktaş ile çok eğlenirdik. Tüm oyuncular çılgındı. Yapımcı Faruk Aksoy’u biraz çıldırtmış olabiliriz. Daha sonra Bodrum Günlüğü isminde bir filminde oynadım ama henüz vizyona girmedi. Baş Belası filmine de Mesut Yar ve Ömür Gedik ile birlikte konuk olduk. İstediğim ve isteyebileceğim bir rol olursa sinema filmi çok isterim. Hatta çok beğendiğim bir film olursa direk yapımcıdan rolü isterim. Bunun utanması olmaz bende.

HABERHAYAT: Hayalini kurduğunuz bir proje veya rol var mı?

BUKET KAHRAMAN: İstediğim bir rolde şu an oynuyorum. Dönem işinde yer almayı çok istiyordum. Payitaht benim için özel bir proje oldu. İrena karakteri, birçok duyguyu içinde barındıran bir karakter; hem kötü hem iyi hem arada kalmışlığı var ve ben hepsini aynı anda oynamaya çalışıyorum. Bazen karakter kaydığı anlar oluyor ama yönetmenimiz hemen müdahale ediyor. Zor bir karakter. Bunun üstesinden gelmeye çalışmak, çıkan sonuç hepsi beni çok mutlu ediyor. Herhalde daha sonra kötü ama melek bir kızı oynamak isterdim. İyi bir reaksiyon alacağıma eminim. Hatta Kafka’nın Dönüşüm, Küçük Prens, Don Kişot, Madame Bovary gibi eserlerin uyarlamasında yer almak isterim. Bir de Ceren Moray ile aynı projede yer almayı diliyorum. Ceren’e çok benzetiliyorum.  Hatta bir projede Ceren’le rol alacakken, dizinin yapımcısı benzerliğimizin fazla olması sebebiyle rolü bana vermemişti. O gün istedim Ceren’le beraber oynamayı. Olursa ilginç olabilir. Enteresan bir ikili oluruz gibime geliyor. Onun ünlü olduğu dönemlerde bana gelip imza istiyorlardı.

HABERHAYAT: Son olarak HaberHayat okuyucularına neler söylemek istersiniz?

BUKET KAHRAMAN: Tek söyleyebileceğim kalbinizin sesini dinlemeniz. Bazen gittiğiniz yol zahmetli olabilir ama gitmekten korkmayın, gidin. İstediğinizi yapın. Hata yapmaktan hiç kokmayın. Hatalar kendimizi bulmamızı sağlar.

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir