REYHAN KARACA

Share

90’LI YILLARIN FARKI SAMİMİYETİ

90’lı yıllara damga vuran, Türk Pop müziğinin efsane ismi Reyhan Karaca HaberHayat’ın konuğu oldu. Başarılı sanatçı yaz aylarında klip çektiği Lagaluga şarkısından müzik kariyerine ve yeni projelerine dair birçok sorumuzu içtenlikle yanıtladı.

HABERHAYAT: Müzik eğitiminize çok küçük yaşta başladınız. Bu yeteneğinizi ilk kim ve nasıl keşfetti. Müziğe nasıl başladınız?

REYHAN KARACA: Benim yeteneğimi keşfeden ve beni müziğe teşvik eden kişi babamdır. Önce İstanbul radyosu çocuk korosu sınavlarına girmemi sağladı. İlkokulu bitirdikten sonrada İstanbul Teknik Üniversitesi Türk musikisi devlet konservatuarına da babamın teşvikiyle gittim. Yani benim bu konuda ki en büyük destekçim ve kahramanım babam olmuştu.

HABERHAYAT: Müzik öğretmenliği ve yorumculuğa geçiş, bu süreçler nasıl gelişti?

REYHAN KARACA: Daha Devlet konservatuvarında okurken Feyyaz Kuruş gibi önemli bir isimle tanıştım. Henüz konservatuvar okurken Zerrin Özer’e vokalistlik yapmaya başladım. Eğitim hayatım boyunca da hem okudum hem de müzik sektöründe çalıştım. Üniversite eğitimim bittikten sonra zaten pedagojik formasyon eğitimimde olduğu için öğretmenlik hakkı kazanmıştım. Üniversiteye öğretim görevlisi olarak atandım ve 3 yıl kadar kemane öğretmenliği yaptım. Halende Banu Noyan Artistik Sanatlar Akademisinde solfej öğretmeni olarak mesleğime devam ediyorum. Ne öğretmenlikten ne de şarkı söylemekten asla vazgeçmedim. Çünkü benim için ikisi de aslında her zaman vardı.

HABERHAYAT: İzel Çeliköz, Reyhan Karaca, Can Uğurluer üçlüsü olarak ‘’İki Dakika’’ isimli şarkı ile ülkemizi Eurovision’da temsil ettiniz. O süreçten bahsedebilir misiniz? Sizin için ülkenizi temsil etmek nasıl bir duyguydu?

REYHAN KARACA: Evet. İzel Çeliköz, Can Uğurluer ile birlikte 1991 yılında sözleri Aysel Gürel’e ait olan ‘’İki Dakika’’ isimli şarkıyı seslendirdik. Aynı isimler ile birlikte bu tarihten bir yıl öncede Eurovision’da farklı gruplarda şarkılar seslendirmiştik. İzel benim ayrıca okuldan da arkadaşımdı. Bir sene sonra bize Şevket Uğurluel’den böyle bir teklif gelince bizde Türkiye elemelerine katıldık. Türkiye elemelerinde birinci olunca da Avrupa’da Türkiye’yi temsil ettik.  O yıl o güne kadar gelen en iyi ikinci dereceyi almayı başardık. Tabi ki henüz 20’li yaşlarda üç gencin Şevket Uğurluel, Aysel Gürel gibi isimlerin ve TRT’nin kanatları altında Türkiye’yi temsil etmesi benim için inanılmaz bir duygu ve gururdu. Bugün aynı fırsat önüme tekrar gelse yine hiç düşünmeden evet derim.

HABERHAYAT: 90’lar pop müziğinin unutulmaz isimlerinden birisiniz. İnsanlar hala 90’lar pop müziğine karşı özel bir sempati ve özlem duyuyor sizce bunun nedeni nedir. Bugün yapılan pop müziğinden neden aynı tadı alamıyorlar?

REYHAN KARACA: 90’lar müziği her zaman moda olarak kaldı ama özellikle son iki yıldır özellikle bir geriye dönüş ve özlem olduğu radyolardan, gelen konser isteklerinden dizi ve film çalışmalarından oldukça ortada. 90’ların en şaşalı yıllarını yaşamış biri olarak bana göre o yılların en önemli farkı samimiyetiydi. Piyasada olan isimlerin hepsi gerçekten müzisyen altyapılı ve profesyoneldi. Birçok isim konservatuvar yıllarından birbirini tanır, sever ve birbirine destek olurdu. Çok güzel bir dayanışma ortamı vardı. Zerrin Özer’den tutun Mustafa Sandal’a Feyyaz Kuruş’a ve daha birçok isime kadar birlikte çalıştığım insanlar zaten benim tanıdığım ve arkadaşım olan isimlerdi. Bu yüzden bizde bir yarış, üste çıkma çabası ve kibir yoktu. Ama şuan bunlar çok fazla var. Bugün yapılan müziğin ve sektörün en büyük düşmanı kibir. Bizim dostluk ve samimiyet ortamımız çok farklıydı. Düşünün 90’lar kulisi diye bile bir kavram var ve bu kavram hala devam ediyor. Bence en önemli sebepleri bunlar.

HABERHAYAT: ‘’Sevdik Sevdalandık’’ albümünü çıkardığınız yıl aynı zamanda ‘’ En iyi çıkış yapan pop müziği kadın sanatçı’’ ödülünü aldınız ve hala bu şarkılarınız unutulmadı. Bu kadar kalıcı olabilmenizin sırrı nedir?

REYHAN KARACA: ‘’Sevdik Sevdalandık’’ 1997 yılında, 19 Mayıs tarihinde çıkmıştı. Çok uzun zaman oldu ama benim için sanki hiç geçmemiş gibi ve hala devam eden bir rüya gibi. Bugün bile konserlerde 7’den 77’ye herkesin bir marş gibi hep bir ağızdan okuduğu ve bildiği bir şarkı. Demek ki tarihe ölümsüz bir şarkı bırakmışız. Bana önemli yol aldıran ve müzik kariyerimde bir mihenk taşı olan bu şarkıdan sonrada her zaman belirli bir çizgide kalmaya ve müziğimle ön planda olmaya özen gösterdim. Benim için zor ama kalıcı bir yöntem olan bu yolun ne kadar doğru bir yol olduğu şimdi daha iyi görüyorum.

HABERHAYAT: Müzik piyasası digitalleşme sonucu albüm yerine single çıkarmaya başladı. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz. Sizce iyi bir durum mu yoksa kötümü?

REYHAN KARACA: Aslına bakarsanız bu 45’lik furyasının geri gelmesi bizden çok uzun zaman önce İngiltere’de ardından da Amerika’da zaten başlamıştı. Biz Türkiye’de albüm konusunda ısrarcı olduk. Bu sebeple de digital platformlarda gelişme konusunda geride kaldık. Bana göre şimdi bu single denilen olayın kötü tarafı şarkıların çok çabuk tükenmesi ve kaybolması. İyi tarafı ise bir albüm çalışmasına göre daha hızlı çalışmalar ortaya çıkabiliyor. 10 şarkılık bir albüm için 2 sene uğraşıp içlerinden en fazla 5 tanesine klip çekebilirken şimdi sadece bir şarkıyı kısa sürede çıkarıp klip çekebiliyoruz. Yani iyi tarafları da kötü tarafları da var.

HABERHAYAT:  Müzik piyasasında iyi dostumdur diyebileceğiniz isimler var mı?

REYHAN KARACA: Sadece müzik piyasası olarak ayıramam. Hayatımızda zaman zaman görüşüp zaman zaman koptuğumuz arkadaşlıklarımız olabiliyor ama önemli olan tekrar görüşüp kaldığınız yerden devam edebilmek. İsim vermemi isterseniz Mustafa Sandal, Feyyaz Kuruş, Berksan, Ayla çelik, Sibel Alaş ve aslında daha çok isim var. Bu isimler ile ya da şuan sayamadığım isimlerle de sürekli görüşemesek bile dostluğumuz her zaman devam eder her fırsatta görüşürüz ve görüştüğümüzde aradan ne kadar zaman geçmiş olursa olsun aynı şekilde devam ederiz. Bence önemli olanda bu zaten.

HABERHAYAT: Uzun süren müzik kariyeriniz içerisinde her zaman sesinizle ve şarkılarınızla gündem oldunuz asla magazinsel bir yanınız olmadı bunu nasıl başardınız?

REYHAN KARACA: Aslında 90’lı yıllarda birçok magazinsel haberim patlamıştı. Ama ben daha çok içe dönük yaşadığım için birçok kişiye haber olacak şeyleri dışarıya yansıtmadım. Herkesin her şeyi bilmesi gerektiği düşünmüyorum. Asla gittiğim yerlere basın çağırmadım. Yakalandığım zamanlarda bile evet böyle bir şey var veya yok dedim. Doğal olarak da her zaman güvenilir bir kişi olarak görüldüm. Bunları yapan ve magazini kullanan, kendi fotoğrafını gizlice çekilmiş gibi çektirenler var. Ben bunları asla tercih etmedim. Sonuçta herkes kendi tercihlerini yaşar. Benim tercihim her zaman müziğimle anılmak oldu.

 

HABERHAYAT: ‘’Lagalua’’ şarkınız bu yaz en çok dinlenilen ve beğenilen şarkılardan biri oldu. Bu şarkının hikâyesi biraz bahsedebilir misiniz?

REYHAN KARACA:  ‘’Lagaluga’’ bana Sadettin Dayıoğlu tarafından getirildiğinde sözleri de, ismi de, melodisi de farklıydı. Aranjörümüz Emre Gören, Sadettin Dayıoğlu ve ben üçümüz bir sacayağı olduk ve birlikte çok güzel şarkılar yapmaya başladık. Bu şarkıda onlardan bir tanesiydi. Şarkının hikâyesine gelince ben bu şarkıya biraz Türk motifleri eklemek istedim. Karadeniz horon ekibinde beş yıl oynamıştım ve Türk Halk Müziği mezunuyum. Bu özelliklerimi kullanarak şarkıya ekledim ve yaza çok uygun sıcak bir şarkı oldu. İnsanlar tarafından da sevildi. Klipi de Miami’de çelmemizde bana ayrı bir güzellik kattı.

 

HABERHAYAT: Klipiniz oldukça keyifli ve renkliydi. Neden Miami’de çektiniz?

REYHAN KARACA: 2014 yılından itibaren başlayan ‘’Sobe’’, ‘’Şans’’ ve ‘’Kelebek’’ ile başlayan süreçte çalıştığım çok başarılı ve güzel bir ekibimiz var. Bu şarkımızda da Umarsız klipimi de çeken aynı zamanda sanat yönetmenimiz olan Isaac Angel yine hem klip yönetmenliğini hem de sanat yönetmenliğini üstlendi. Şarkıyı dinleyince bu şarkıya renkli görüntülerden oluşan hareketli bir klip çekmeliyiz dedi ve yer olarak Miami’ya önerince bizde öyle karar verdik. Klipte iki bana iki Amerikalı dansçı kız ve Miami’de yaşayan oyuncu arkadaşımız Kaan Sevinç eşlik etti. İlk üç gün hava fırtınalı geçti ve açıkçası klipi çekemeyeceğiz diye korktuk. Sonra oranın havasını bilenler hava yarından itibaren açacak dediler ve öylede oldu. Çekimlerimiz son derece keyifli geçti ve ortaya güzelde bir klip çıktı. Emeği geçen bütün arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ediyorum.

HABERHAYAT: Yeni single ya da proje düşünceniz var mı?

REYHAN KARACA: Yeni single çalışmamız için start verdik. Şarkı için en kısa zamanda da stüdyoya giriyorum. Sözler yine Sadettin Dayıoğlu’na, aranjesi Emre Gören’e müziği ise bana ait. Yine enteresan ve güzel bir şarkı geliyor.

HABERHAYAT: Yeni nesil sanatçılara vermek istediğiniz tavsiyeler olur mu?

REYHAN KARACA: Yeni nesil arkadaşlarımıza verebileceğim en güzel tavsiye şöhretin zehirli bir yılan olduğunu unutmamalarıdır. Bu yılan sizi soktuğunda zehirleyebilir hatta öldürebilir. O yüzden bu basamakları yavaş yavaş ve sindirerek çıkmakta, kazanırken akıllı davranmakta ve kalitelerinden kişiliklerinden ödün vermemelerinde fayda var.

HABERBAHAT: Sosyal medya ile aranız nasıl. Sizi takip etmek isteyen dinleyicileriniz sizi nasıl takip edebilir?

REYHAN KARACA: Sosyal medyada oldukça aktifim. Facebook hesabım reyhankaracaofficial, Twitter hesabım reyhan_karaca, İnstagram hesabım reyhankaracaofficial. Takipçilerim beni bu hesaplarımdan takip edebilir ve bana ulaşabilir. Sosyal medyadan mümkün olduğun sorulara cevap vermeye çalışıyorum.

HABERHAYAT: Reyhan Hanım sorularımızı içtenlikle yanıtladığınız için teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

REYHAN KARACA: Bu keyifli sohbet için bende size çok teşekkür ediyorum. Buradan bütün HaberHayat okuyucularına ve sevenlerime selamlar, saygılar. Yeni single çalışmamız ile tekrar birlikte olana kadar hoşçakalın.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir