SAMSUN’DA TÜRK SANAT MÜZİĞİNİN SEVİLEN SESİ NAGEHAN COŞKUN

Share

Küçük yaşlardan itibaren müzikle uğraşan ve Samsun’da Türk sanat müziği dalında kendini geliştirerek sahne aldığı mekanlarda seslendirdiği eserler ile bir anda dikkatleri üzerine çeken, başarılı sanatçı Nagehan Coşkun HaberHayat’ın sorularını yanıtladı.

HABERHAYAT: Merhaba Nagehan Hanım öncelikle sizi tanımayan okuyucularımız için Nagehan coşkun kimdir. Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

NAGEHAN COŞKUN: Merhaba. Samsun doğumluyum. Türk sanat müziği ses sanatçısıyım. Ayrıca işletme bölümü mezunuyum. Sahne ve muhasebe iş hayatımı aynı anda devam ettirmekteyim. Biraz yorucu olsa da iki işimi de severek yapıyorum.

HABERHAYAT: Müziğe olan ilginiz nasıl başladı ve bu yeteneğinizi nasıl keşfettiniz?

NAGEHAN COŞKUN: Küçük yaştan itibaren müzikle iç içe büyüdüm. Annem ve babam yıllarca Türk sanat müziği ve Türk halk müziği korolarında yer aldılar ve evimizde daima Zeki Müren ve Müzeyyen Senar dinlenirdi. Televizyonumuzda sürekli Yeşilçam Türk filmleri açık olurdu. Bende de bu şekilde Yeşilçam hayranlığı başladı. Zaten Türkan Şoray’ın da büyük hayranıyım. Türkan Şoray filmleriyle büyüdüm diyebilirim. Bu süre zarfında nostalji eserlerini dinlemeye başlayınca ve annemin Türk sanat müziğine olan hayranlığını görünce bendede mırıldanmalar başladı. Dinleye dinleye kulağım aşina olmaya ve okumaya başladım. İlkokul döneminde musiki araştırmaya eserlerimizi daha çok keşfetmeye, dinlemeye ve öğrenmeye başladım ve segah makamı bir eserimiz olan “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” ile Türk sanat müziğine olan hayranlığımı ve bu eseri okumaya çalıştıkça sesimi, yeteneğimi fark ettim.

HABERHAYAT: Kendinizi geliştirdiğiniz ve seslendirmeyi sevdiğiniz bir müzik tarzı var mı?

NAGEHAN COŞKUN: Küçük yaştan itibaren Türk sanat müziğine olan ilgim çok büyüktü ve bu dalda kendimi geliştirdim. Makamlarımızın güzelliği, yaşanmışlığı, hayali değil. Her bir eserimiz gerçek yaşanmışlıkları anlatıyor ve bu beni çok etkilemişti. Uçsuz bucaksız öyle geniş okyanus gibi ki… Türk klasik müziği benim için ayrı bir dünya. Sürekli bir şeyler öğrenmeyi seviyorum. Tabi tüm tarzları seviyorum hatta sahne hayatımda sadece TSM/fasıl okumuyorum. Pop arabesk/fantezi alanlarında da eserler okuyorum. Sesimi her dalda kullanabiliyorum.

HABERHAYAT: Çalabildiğiniz bir enstrüman var mı?

NAGEHAN COŞKUN: Ud çalmayı çok seviyorum. Tam olarak profesyonel olmasa da ufak ufak çalıyorum ve kendimi bu konuda her geçen gün daha fazla geliştiriyorum. Neden ud diye soracak olursanız Türk sanat müziği denilince akla ilk olarak ud ve kanun gelir. Ama ben ud çalmayı daha çok seviyorum. Bu yüzdende kendimi bu konuda geliştirmeye çalışıyorum. Samsun’da ud çalabilen kadın solist yok denecek kadar az olduğu için sanırım bu durum dikkat çekiyor.

HABERHAYAT: Müzik kariyeriniz ile ilgili olarak planlamalarınız ve hayalleriniz nelerdir?

NAGEHAN COŞKUN:  Müzik kariyerim ile ilgili en büyük hayalim TRT sanatçısı olabilmek. Şuan da Sasad ailesinde TSM korosunda yer almaktayım ve bu konuda kendimi sürekli geliştiriyorum. Son 1 yıldır mekânlarda sahne almaya başladım ve bir bayan sesi ile fasıl okuma konusunda Samsun’da eksik olduğunu fark ettim. Fasıl ile başladım ve tüm dinleyicilerime beğenileri için çok teşekkür ediyorum. Mekânlarda sahne almaya başladıktan sonra ismim fasıl nagehan olarak anılmaya başladı ve bu beni çok mutlu etti. Çünkü Türk klasik müziğimizi temsil etmek buna layık görülmek benim için inanılmaz ve harika bir duygu. Şuan ki planlarımın en başında TSM/fasıl kültürünü daha geniş bir kitleye ve yeni nesle dinletmek, sevdirmek. Bu yönde yavaş yavaş ve kendimi geliştirerek ilerliyorum. Artık canlı performans olarak ta sahne almaya başladım. Müziğimi her anlamda ve sürekli yeni bir şeyler öğrenerek geliştirmekteyim. Şuan koro ve sahne hayatım devam ediyor… Müzik daima benimle olacak.

HABERHAYAT: Samsun müzik piyasası hakkında düşünceleriniz nelerdir?

NAGEHAN COŞKUN: Müzik piyasası Samsun’da bana göre daha çok rekabete dönüşmüş bir durumda. Ben kendimi asla bu rekabet içinde görmüyorum ve müziğin bir rekabet olduğunu düşünmüyorum. Hepimiz müziğe aşık insanlarız ve önemli olan duygularımızı, hislerimizi, eserleri seslendirirken dinleyicilerimize ne şekilde aktardığımızdır. Sen güzel okudun veya okumadın değil, dinleyicilerimiz bizden ne alıyor, nasıl bir duygu ve etki hissediyor. Ben önemli olanın bu olduğunu düşünüyorum. Mesela ben fasıl okuyorum ve benim için dinleyicilerimden Yeşilçam dönemini yaşattığım hissini duymak çok güzel bir duygu.

HABERHAYAT: En beğendiğiniz ve dinlemeyi sevdiğiniz sanatçılar kimlerdir?

NAGEHAN COŞKUN: En sevdiğim soru. Tabi ki Türk klasik müziğine gönülden bağlı tüm sanatçılarımızı seviyorum. Ama çok beğendiğim ve sürekli dinlediğim isimler Zeki Müren, Müzeyyen Senar, Muazzez Abacı ve Emel Sayın. Şuan da TRT sanatçılarımızdan ise Elif Güreşçi’yi çok beğeniyorum ve severek dinliyorum.

HABERHAYAT: Sosyal medya ile aranız nasıl? Okuyucularımız sizi nasıl takip edebilirler?

NAGEHAN COŞKUN: Sosyal medya ile aram çok çok iyi… Aktif bir Instagram kullanıcısıyım. Beni nagehan.cskn hesabımdan takip edebilirler. Sahne alacağım zamanlar daha çok bu hesabımdan duyuruyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir