Siyasilere İmaj Kazandıran Adam: Hakan Kalaycı

Share

Dünya tarihinde, günümüz çağını da kapsayan ve sonu uçsuz bucaksız olan iletişim, insanoğlunun her alanına yayıldı hatta vazgeçilmez unsuru oldu. Kitle iletişim araçlarıyla genişleyen bu yelpaze, insana konuşa konuşa var olduğunu ve insanın düşüncesinden çok kolektif imaj kimliğiyle iletişim zincirinde nefes aldığını hatırlattı. İmaj dünyasında yaşadığımız bu çağda Hakan Kalaycı, siyasal iletişimi davranışsal eğitime indirgeyerek bizlere sundu.

Siyasal iletişimde üslup

Siyasal davranış eğitmeni olan Hakan Kalaycı, toplumda iletişimin en önemli unsurlarından biri olan davranışsal güdü kavramını harmanlayarak, siyasi adaylara yaklaşık 3 yıldır eğitim veriyor. Adaylara uygulanan bu eğitim, iyi bir imaj yaratarak halkı hedeflemektir. İşinde büyük bir özveriyle çalışan Kalaycı, bir ay gibi kısa bir sürede adayı konuşmasından dış görünüşüne kadar eğitiyor. Bir nevi bir ay da bir siyasi yetiştirmek gibi. Bu davranışsal eğitimin sürecini Kalaycı şu şekilde konuştu; “Öncelikle gelen adayın kendi konuşmasına bakıyorum. Ona göre kafamda nasıl bir yol izleyeceğime karar verip eğitime başlıyoruz. Amacımız bir adayın seçim sürecinde başarılı olmasını hedeflemek. Seçimler de nasıl kadın seçmenlerin avantajları ses tonu açısından önemli oluyorsa biz de gelen her adayımızı üslup bakımından değerlendirip yönlendiriyoruz. Özellikle miting veya salon konuşmaları için ses tonu derslerini işliyoruz. Bu sayede seçmen, hangi ortamda nasıl vurgu yapabileceğini kavramış oluyor. Bir aylık olan bu eğitimde kişiye kendi evinde veya çalışma ortamında dersler veriyorum”

 

Kitlede Aday İmajı

Siyasal süreçte önemli olan kitleye aday tarafından lider imajı vermek olduğunu ifade eden Kalaycı, kötü bir imajında aynı şekilde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini, davranışsal tecrübenin hayatta ki yerine dikkat çekti “Siyasete yeni girmiş, tecrübe kazanmamış adayları geliştirmek üzere bir eğitim veriyorum. Amacımız iç ortam veya dış ortam siyaseti öğretmek ve bütün davranış; konuşma, üslup, oturup kalkma, jest-mimikleri bu adaylara endekslemektir. Böylece iyi bir eğitim alan aday seçimlerinde daha etkili ve başarılı olur. Ufak bir mimiğin bile önemli bir anlam arz ettiği çağda yaşadığımız için tokalaşmadan tutun, siyasilerin bile birbirlerine olan bakışları bir seçim arenasında gidilen yolun daha başarılı sonuçlara çıkacağını gösterir. Davranışsal tecrübe kazandırdığımız bu eğitimde, kişinin en ufak tecrübesizliği çok kötü sonuçlara yer açabilir. Günümüz de bile bazı siyasi liderlerin en ufak bakış eksikliği, kelime yanlışı veya mimikleri, halkı olumsuz etkiler. Örneğin genelde iç siyasette olan bu durum, adayın veya liderin parti içindeki duruşuyla parti dışında kitleyle olan duruşu yani dış siyaset konuşması aynı olursa kitle tarafından hoş karşılanmaz” şeklinde dile getirdi.

 

“Asker İçin Silah Neyse Siyasetçi İçin Takım Elbise O Dur”

Siyasal giyim ve siyasal diksiyonda, devlet ağırlığını kazanmak isteyen siyasilerin vazgeçilmez unsurlarından bir diğerinin de takım elbise olduğunu söyleyen davranış eğitmeni Kalaycı “Bir siyasi ne kadar ortama ayak uyduran bir kıyafet seçerse, o kadar kitlenin dikkatini çeker. Ne kadar vurgulu bir üslup kullanırsa halkta bir güven oluşturur. Siyasetçilerin gelişmiş ülkeler de tek silahı takım elbisesidir. Diğer yandan takımlarda pahalı ürünler kullanılmamalıdır çünkü bu halkta ters etki yaratabilir. Takım elbiseyi kendisi diktirirse daha da iyi olur. Sahneye çıkan aday veya lider kesinlikle düğmelerini iliklemelidir. Bunun sebebi gömleğin veya ceketin kırışmamasıdır. Bu durum adayın işine yarar. Belirlenen aksesuarlar, giyilen takımın rengi oldukça iyi seçilmelidir. Adaylara cep mendili önermiyorum ama onun yerine bir kol saati takabilirler. Aynı şekilde ortamına göre kravat kullanabilirler. Bunu bir tek seçim olarak düşünmekte yanlış olur. Örneğin bir siyasi evden çıkıp arabaya gidesiye kadar sanki bir kamera tarafından izlendiğini düşünmelidir böylece her an bir deklanşör patladığında kendini hazırlıklı bulur” diyerek vurguladı.

 

Merdivenden Kimliğe

Siyasal eğitimin dikkat çeken bir diğer konusu olan yürüme şekli, eğitilen adaylara hayatlarının her evresinde saygın bir görünüm sağlayıp, siyasal hayatlarında ilgi çekmelerine yardımcı oluyor “Karakterli yürüme, devlet ağırlıklı yürüme gibi verdiğim bazı yürüyüş derslerini müzik eşliğinde vermeyi tercih ediyorum. Böylelikle adayın kendini daha iyi hissetmesi, aynı şekilde seçim konuşması sırasında bir merdiveni bile nasıl inip çıkması gerektiğini öğretme amacı güdüyoruz. İş yoğunluğunu etkilemeyecek şekilde bir aylık sürede verdiğimiz bu eğitim, adayın ileri de her alanda nasıl fazla dikkat çekmesi konusunda yardımcı olur. Bir açık veya kapalı pazarda ekibiyle beraber yürüyen aday, asla onlarla eşit hizada yürümemelidir. Kendisi bir adım önde, ekibi ise bir adım geride olmalıdır. Amaç bu ortamda adaya lider imajı yüklemektir” anlatımına son veren siyasal davranış eğitmeni Hakan Kalaycı, aslında günümüzde nasıl bir imaj ve pazarlama algısının olduğunu ve olması gerektiğini gözler önüne serdi. Siyasetten güncel yaşama kadar saygın bir statü, eğitimli bir kimlikten geçer olgusunu da unutmamamız gerektiğini böylece vurgulamış oluyoruz.

 

 

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir