SOKAĞIN SANATI GRAFİTİ VE SAMSUN SOKAKLARINI BOYAYAN ADAM MESKO

Share

Günümüzün popüler sanatlarından ya da, kimi kesimler tarafından vandalizm (kamu malına zarar verme) olarak tanımlanan graffiti, grafik sözcüğünden türetilmiştir.

Sanat olduğu yönünde tartışmalar halen devam etmektedir ancak yapılan çalışmaların kişinin zevk ve tercihlerine göre şekillenmesi, çalışmaların duygu ve düşünceleri yansıtıyor olması graffitinin sanat akademisyenlerinin çoğu tarafından tescillenmese bile sanat olarak kabul edilmesini sağlamıştır. Daha çok sokak sanatçıları tarafından illegal yöntemlerle yapılıyor olsa da bu sanatla uğraşanların ve lagal olarak icra edenlerin sayısı gün geçtikçe artmakta.

Samsun sokaklarında, özellikle tramvay yolu ve güzel sanatlar fakültesi etrafında sıkça görmeye başladığımız grafiti sanatıyla yazılan ‘’Mesko’’ yazıları oldukça dikkat çekti. HaberHayat olarak bu sanatı ve Samsun sokaklarını grafiti sanatıyla tanıştıran adamı merak ederek aradık ve bulduk. Mesko ile grafiti sanatı üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

İşte sokak sanatı… İşte Grafiti… İşte Samsun sokaklarını boyayan adam Mesko…

HABERHAYAT: Selam Mesko. Grafiti ile ilk olarak nasıl tanıştın ve bu işe olan ilgin nasıl başladı?

MESKO: Selamlar. Bu işi ilk olarak abim evde resim çizerken gördüm. Onun çizimlerini gördükçe daha çok merak ettim. Zamanla karikatür dergilerini incelemeye ve oradaki çizimlerin benzerlerini çizmeye başladım. Hatta derslerle de aram pek iyi olmadığından derste bile sürekli bir şeyler çizmeye çalışıyordum. O zaman İzmir’de yaşıyordum. Bir gün trende giderken İzban’da tünelde duvarlarda yer alan grafiti çizimlerini gördüm. Oldukça renkli ve başarılıydı. Buda benim ilgimi çekti. Daha sonra onlara benzer şekilde kendi adımı çizmeye başladım. Bu çizimlerimi gören arkadaşım yaptığım şeyin adının grafiti olduğunu söyledi. O zamanlar yapmaya çalıştığım şeyin adının grafiti olduğunu bile bilmiyordum. Bunun üzerine grafitiyi araştırmaya başladım. Henüz 14 yaşındaydım ve bu işi yapmanın cesaret istediğini gördüm. Çünkü sokakları boyuyorsun ve bunu genellikle geceleri yapıyorsun. İşi öğrendikçe spreyler almaya ve spreyle duvarlara çizimler yapmaya başladım. Spreyle duvara bir şey çizmek kalemle kağıda çizmekten çok daha farklı ve zordu. Ama zamanla onu da öğrendim ve kendime bir tag (lakap) bulma istediği doğdu. Daha sonra kendime Mesko demeye ve duvarlara Mesko yazmaya başladım.

HABERHAYAT: Lakabının yani grafiti’de tag olarak kullandığın Mesko’nun anlamı nedir?

MESKO: Benim çok sevdiğim Rasko adında Rus bir grafiti sanatçısı var. Her yere Ko yazardı ve idolüm oydu. Bu işe ilk başladığımda sürekli onun yaptığı çalışmalara bakar ve videolarını izlerdim. Mesko’nun sonunda ki ko, Rasko’dan geliyor. Mes kısmı da benim adımdan ki bazı harflerden geliyor. Bu şekilde birleştirerek kendime Mesko diye bir lakap yani tag oluşturdum.

HABERHAYAT: Grafiti sanatçıları neden bir tag ( lakap) kullanma ihtiyacı duyuyor.

MESKO: Aslında bunun iki sebebi var. Birincisi sanırım bu işte biraz gizemli olmak dikkat çekiyor. İkinci sebebi ise biz bu işi her zaman iş olarak yapmıyoruz. Sonuçta geceleri duvarları boyuyoruz. Boyadığımız duvarların hepsi için izin alamayabiliyoruz. Bazen sorun olabiliyor. Bu yüzden çok fazla para cezası almışlığımda var ve bazen kimin duvarını boyadığımızı da bilmediğimiz için gizli olmak daha güvenli geliyor. Bu sebeplerden dolayı grafiti kültürü içerisinde tag kullanılıyor.

HABERHAYAT: Kendini İzmir’de mi geliştirdin ve bu işi profesyonel anlamda yapmaya nasıl başladın?

MESKO: İzmir’de yaşarken sırf bu işte kendimi geliştirebilmek için İstanbul’a gittim. Orada bu işi yapan insanlarla tanıştım. Hem çalışıyor hem de geceleri duvar boyuyordum. Sonra karakterler çizmeye başladım. Önce kağıtta ve sonra duvarlarda denedim. Zamanla boyamaya başladığımız yerlerde gören insanlar bundan benim iş yerime ya da duvarıma da yapar mısın? Ne kadara yaparsın? diye sormaya başladılar. Özellikle gündüz boyamamıza izin verilen yerlerde bu tarz şeyler çok oluyor. İlk işimi de bu şekilde almıştım.

HABERHAYAT: Bu işi şuan neden Samsun’da yapıyorsun?

MESKO: Ailem vesilesi ile daha önce Samsun’a gelmiştim. Samsun’da bu işi yapan kimse olmadığını fark ettim ve grafitiyi Samsun’da sevdirebileceğimi düşündüm. Samsun’a gelerek duvarları boyamaya başladım.

HABERHAYAT: Samsun’da İlk nereyi boyadın.

MESKO: Samsun’da ilk olarak sanat sokağında kötü sözler yazılı bir duvar vardı. Oraya Mesko yazarak küfürleri kapatmıştım. Ama tabi zamanla yine üzerine yazılar ve küfürler yazdılar.

HABERHAYAT: Sonra nereleri boyadın peki?

MESKO: Daha sonra tramvay solu üzerindeki duvarları takip etmeye başladım. İlk başlarda onları da siliyor veya karalıyorlardı ama zamanla alıştılar. İnsanlar sevemeye başladı yani duvar gri duracağına ya da karalanmış olacağına renkli çizimler olsun. Artık duvarlara yaptığım çizimler daha uzun süre orada kalıyor. Hatta özel olarak bir yerleri boyamamız isteniyor.

HABERHAYAT: Peki, Mekanların dekorasyon çalışmalarında iş alıyor musunuz?

MESKO: Dekorasyon çalışmalarında genellikle duvar kağıdı vb malzemeler kullanılsa da daha profesyonel düşünen ve duvarında gerçek bir çizim isteyen mekanlar bize ulaşıyor. Onların istediği şekilde çizimlerini yapıyoruz. Tabi ki gerçek bir çizim olduğu ve kullandığımız spreyler pahalı olduğu için normal duvar giydirmelerine göre biraz daha maliyetli olabiliyor ama gerçek orijinal ve dayanıklı oluyor.

HABERHAYAT: Kullandığınız spreylerin farklı bir özelliğimi var?

MESKO: Evet. Kullandığımız spreyler yurt dışından geliyor. Hem duvar boyayabilmek için özel olarak üretilmiş hem de daha dayanıklı spreyler var. Yağmurdan, sudan etkilenmez akmaz.  Burada satılan spreylere benzemiyor. Ayrıca çizimde kullandığımız başlıklar var. Onlar ile de kalın ya da ince püskürtme imkanımız oluyor.

HABERHAYAT: Yaptığınız çizimin sizi temsil eden bir özelliği oluyor mu?

MESKO: Genelde yaptığımız çizimin altına kendi tag’imizi yazıyoruz ama yazamasak bile herkesin kendine has kullandığı bir stili var. Zaten bu işi profesyonel olarak çok fazla yapan insan olmadığı için ben altında tag yazmasa da bir çizimi kimin yaptığını stilinden anlayabilirim.

HABERHAYAT: Sipariş üzerine gelen bir çizimi yapmak için ön hazırlık yapıyor musun?

MESKO: Uzun bir ön hazırlık aşaması oluyor. Önce çizimin ya da karakterin kağıt üzerinde çalışmasını yapıyorum. Onu benim stilimde tasarlıyorum. Ebatları belirleniyor. Şeması çıkarılıyor. Duvarda nasıl duracağının çalışması yapılıyor. Yani geldim, çizdim, oldu, bitti olmuyor öyle.

HABERHAYAT: Bu spreyler pahalıysa bu işi öğrenmek için oldukça para harcamış olmalısın?

MESKO: Ben bu işi öğrenmeye ilk başladığımdan normal spreyi bile zor alıyordum. Lisede mobilya bölümünde okuyordum ve sanayide staj yapıyordum. Staj paramla kendime kıyafet, mont, ayakkabı almam gerekirken gidip sprey alıyordum. Gece sokakta sabaha kadar sadece bir polarla yaz kış demeden çizim yaptım. Üstelik normal ve ucuz spreylerle yaptım. Hatta bazen bildiğiniz kireçle boyadım. Yani acemiyken zor olandan başladım.

HABERHAYAT: Boyayacağın duvarı neye göre seçiyorsun, kriterlerin var mı?

MESKO: Benim için ilk önceliği görünen ve insanların kullandığı bir yer olmasıdır. Çünkü sonuçta yaptığım işi birilerinin görmesi gerekiyor. İkinci önceliğimde eski, kirli ve küfür falan yazılmış bir duvar olması. Sonuçta kötü görünen bir yeri güzelleştirmekte sanatımızın bir parçası.

 

HABERHAYAT: Kötü bir yeri güzelleştirmek için bile olsa boyayıp tepki aldığın yerler oldu mu?

MESKO: Belli olmuyor bazen iyi bazen kötü tepkiler alabiliyoruz. Biz sokakta sanat yapıyoruz ama insanlar nedense bunu sağ, sol döneminde olduğu gibi siyasi içerikliymiş gibi düşünebiliyor. Aslında çizdiğimiz şeylerin bununla hiç alakası yok ama sonuçta duvar boyadığımız için böyle bir algı oluşmuş. Mesela bir gün liman mahallesinde duvar boyarken yanımıza biri geldi ve ne yaptığımızı sordu. Bizde duvarın kötü yazılarla dolu olduğunu ve onu güzelleştirmek için grafiti sanatı yaptığımızı anlattık. Uzun süre sohbet etmemize ve adama yaptığımız işin duvarı güzelleştirmek adına yapılan bir sanat olduğunu anlatmamıza rağmen polis çağırdı.

HABERHAYAT: Grafiti bir özgürlük ya da kendini ifade etme şekli olabilir mi?

MESKO: Grafiti zaten genelde sprey boya ile duvarlarda yapıldığı için ister istemez sokakta oluyorsunuz. Böyle bir yeteneğiniz ve ilginiz varsa bunu gösterebilmek içinde en iyi yol duvarları boyamak. Doğal olarak bir şehirden kurtulmak, çıkmak ve duygularınızı ifade etmek için bir çeşit kendini ifade etme yolu olduğunu söyleyebilirim.

HABERHAYAT: Sokakları boyamak için tercih ettiğiniz bir saat var mı?

MESKO: Yerine göre değişiyor. Genelde daha kalabalık yerleri boyamak için geceyi tercih ediyoruz. Geceleri de daha çok kısa sürecek çizimler tercih ediyoruz. Ama bazen duvar geniş oluyor ve oraya çizmek istediğiniz şey zaman alabiliyor. Bu yüzden sabah hava aydınlanana kadar sokakta duvar boyadığımı ve hiç uyumadan işe gittiğimi biliyorum. Ama hava kararırken kirli kötü yazılarla dolu bir duvarın sabah hava aydınlandığı zaman güzel bir çizimle renklenmesi ve insanların bunu gördüğündeki şaşkın bakışlarını görmek bizim için paha biçilemez.

HABERHAYAT: Şuan bu işi Samsun’da en profesyonel yapan kişi sensin ve mekanların dekorasyon çalışmalarında çizimler yapıyorsun. Samsun’da bu işe talep var mı?

MESKO: İnsanlar grafitiyi tanıdıkça ve her geçen gün talep artırıyor. Tabi bunda bizim sokakta boyadığımız duvarların ve her yaptığımız mekan dekorasyonunun da etkisi var. Ayrıca işletmelerinde dekorasyon anlamında görselliğe artık daha fazla özen gösteriyor olmasının da etkisi var.

HABERHAYAT: Meydan’da bulunan bir otelin yan duvarına üniversite ve valilik ortaklığında yapılan projede gönüllü olarak yer aldın. Bu süreç nasıl gelişti?

MESKO: Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Metin Eker tarafından düşünülen bu proje Samsun valiliği ile birlikte başlatılma kararı alınmış. Projeyi yürütmek içinde Sayın Metin Eker hoca Ankara’da bu işi yapan ve Türkiye’nin grafiti sanatında en profesyonel isimlerinden biri olan Atione’a ulaşmış. Beni de güzel sanatlar fakültesinin çevresindeki duvarları boyadığım için zaten tanıyordu. Böyle bir mural projesi olduğundan bahsetti. Mural demesinin sebebi binaların dış duvarlarına yapılan geniş cepheli işlere mural deniyor. Ben Samsun’da grafiti ile ilgilenen 2 kişi daha buldum. Atione’da Ankara’dan yanında biri getirdi ve toplamda 5 kişi ile bu işe tasarımından sonucuna kadar her şeyiyle gönüllü olarak yaptık. Amacımız sanat yapmak ve duvarları güzelleştirmek olduğu için bu tarz projelerde gönüllü olarak yer almaya her zaman hazırım.

 

HABERHAYAT: Şuanda sadece bu işten mi para kazanıyorsun?

MESKO: Evet. Artık sadece bu işten para kazanıyorum ve insanlar grafitiyi hala tam olarak anlayabilmiş ve tanıyabilmiş değil ama ben zamanla grafitinin sokaktan mekanlara girdiği gibi evlere her yere gireceğine inanıyorum. Çünkü insanlar artık gri duvar görmekten sıkıldılar. Kendilerini tarzlarını duvarlara yansıtmak ve duvarları daha renkli görmek istiyorlar. Bu şehirde böyle güzel bir şeyi başlatmış olduğum için gurur duyuyorum. Duvarlarım silinmesine rağmen asla pes etmedim ve etmeyeceğim. Bunun bir iş ve sanat olduğunu herkese göstereceğim.

HABERHAYAT: Grafiti olarak özel bir eğitim yok. Sen bu işi öğrenmek isteyenlere ne tavsiye edersin?

MESKO: Eğitim olarak öğrenmek isteyenler resim bölümüne gitsin ama spreyle duvar boyamak kağıda boyamaktan çok daha farklı. Hem yetenek istiyor hem de çalışma istiyor. En önemlisi de çizecek çalışacak alan bulması gerekiyor. O yüzden bu işi yapmak isteyenlere verebileceğim en güzel tavsiye korkmasınlar boyasınlar. Sonuçta boyamak için seçilecek olan duvarda aradığımız kriterler belli. Görünen bir yerde ki kötü görüntülü duvar.

HABERHAYAT: Az bilinen bu sanatı Samsun’la tanıştırdığın ve sorularımızı içtenlikle yanıtladığın için teşekkür eder çalışma hayatında başarılar dileriz.

MESKO: Hayatımızı adadığımız ve bin bir türlü zorluklar içerisinde legal bir sanat olarak icra etmeye çalıştığımız grafitiyi anlatabilme imkanı sunduğunuz için ben teşekkür ederim.

 

 

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir