SUSKUNLUK SARMALI VE KİTLE MEDYASI – Yaşar Tuncel

Share

Suskunluk Sarmalı demokratikleşemeyen, iktidar ve toplumsal baskının hüküm sürmekte olduğu toplumlarda varlığını sürdürmekte olan ve kabul görmüş, en belirgin iletişim kuramları arasında yer almaktadır.

İletişimin önündeki en önemli etkenlerden biri olan ve bireylerde önemli psikolojik etkilere neden olabilen suskunluk sarmalı kuramı 1974 yılında Meinz’da bilim insanı Elisabeth Noelle Neumann tarafından ortaya koyulan ve toplumsal kabul durumuna açıklık getirmeyi amaçlayan bir kitle iletişim modelidir. Suskunluk sarmalı basit anlamıyla bireyin toplumdan dışlanma ya da yadırganma korkusuyla düşüncelerini dile getirmemesi ya da ertelemesi olarak tanımlanabilir. Bu durum genelde kişinin görüşünün toplumun ya da içerisinde bulunduğu ortamın genel yargısına aykırı olduğu durumlarda gerçekleşmektedir.

Noelle- Neumann’ın bir grup asistanı ile gerçekleştirdiği deney sonrasında ortaya çıkan sonuca göre modelin genel kabulü ”Eğer bir ortamda bir grup içinde çoğunluk aynı fikirdeyse, karşıt görüşlü olanlar düşüncelerini ifade etmeye çekinir. Böylece herkes aynı fikirde olmasa bile öyleymiş gibi bir ortam doğar ve oluşan suskunluk sarmalı herkesi sarar.” şeklinde özetlenebilir.  Bahsedilen ortam ve grup çok küçük çaplı olabileceği gibi, sınıfsal farklar da bireylerin fikirlerini beyan etmesinde rol oynayarak üst sınıfın fikirlerinin alt sınıfça kabul edilmese bile alt sınıfa ait bireylerin bunu dile getirmekten çekineceği varsayımını da kapsar. Daha sonra model kitle iletişimine de uyarlanmıştır.

Peki bireyler suskunluk sarmalına nasıl dahil oluyor?

Suskunluk sarmalı, bireyin toplum tarafından kabul görmek için kendi düşüncelerini bir kenara bırakıp suskunluğa bürünmesidir. Toplumda güçlü olan görüşler ana akım kitle iletişim araçlarıyla sıkça beslendiği için çoğu birey içinde bulunduğu durumu sağlıklı şekilde değerlendirememekte ve “korku” güdüsüyle içinde bulunduğu koşullara tepkisizleşmektedir. Suskunluk sarmalı kavramına en uygun örnek belki de Hitler’in yaptığı iletişim çalışmalarının sonucunda iktidara gelmesi ve bu süreçten sonra yaşanan olgulardır. Hitler, yoğun propaganda ve diğer kitle iletişim çalışmalarıyla birlikte toplumun büyük kısmı üzerinde etkili olmuş ve kitleleri peşinden sürüklemeyi başarmıştır. Dünya tarihi açısından pek çok dramatik vakaya imza atan Hitler’in bu kadar güçlü olmasına ve toplum tarafından sorgulanmamasına yol açan durum suskunluk sarmalıdır. Hitler elindeki tüm “fiziki” ve “iletişim” gücünü kullanarak toplum üzerinde kendi egemen görüşünü sağlamıştır. Hitler gibi düşünmeyen veya ona muhalefet etmek isteyen kişiler ise ya büyük cezalar ya da toplumdan dışlanma korkusu ile suskunluk sarmalının içine sürüklenmiştir. Bu örnek tabi ki demokrasinin olmadığı toplumları yansıtsa da suskunluk sarmalı yine de hayatımızın içinde etkisini farklı boyutlarda göstermeye devam etmektedir.

Bireyleri suskunluk sarmalına sürükleyen nedenler olduğu gibi bu durumdan kurtulmak için gerekli etkenlerde vardır. Mesela birey ne zamanki kendi görüşlerinin kitle iletişim araçları tarafından dile getirildiğini görürse, kendi düşüncelerini dile getirebilmek için daha cesur davranabilmekte ve suskunluk sarmalının içinden çıkabilmektedir. Bu nedenle demokratik ve modern toplumların en önemli argümanlarından olan “muhalefet/eleştirel bakış açısı” toplumun suskunluk sarmalına girmesini engellemeye ve demokratik zemini korumaya katkı sağlamaktadır.

Kitle Medyası ve Sessizlik Sarmalı ilişkisine bakacak olursak…

Kitle iletişim araçları elitlerin görüşlerini bildirir, burada bildirilen görüş çoğunluğun görüşüne zıt olsa bile medya etkisi ile çoğunluğun görüşünün yansıtıldığı algısı yaratılır ve böylece toplumda bir suskunluk sarmalı doğar.  Medyada yansıtılan görüşün çoğunluğun görüşü yani ”toplumsal algı” olduğuna ikna edilen birey ait olduğu toplumun değerlerinden sapma göstermemek için, eğer genel kanıyla uyuşmuyorsa kendi görüşlerini bildirmeyecektir. Çünkü genel kanaatin dışında olan bu görüşler benimsenmeyecek ve destek görmeyecektir.

Birey Neden Sessizleşir?

İnsan sosyal bir varlıktır ve bu yüzden çevresi tarafından dışlanmaktan korkar. Doğası gereği çevresinden onay ve kabul bekleyen insan çevresini gözlemleyerek çevresinin geçirdiği değişim ve kabullere uyum sağlar. Toplum sapkınları dışlamakla tehdit eder ve bu tehdit sosyal bir varlık olan insanda savunma mekanizmasını işleyişe geçirir. Toplumun değişmezlerine (töre/adet/ritüel) karşı gelmeyen birey (geliyorsa dışlanma riskini göze almıştır) değişebilir olan durumlarda ise toplumsal kabul adına dışlanmasına sebebiyet vermeyecek görüşün yanında durmayı seçer. Yani çoğunluğun görüşüne uyar. Eğer aynı toplumda kişinin kendi görüşünü sesli olarak dile getiren birileri varsa, bu bir tetik yaratır ve kişi artık kendi fikirlerini daha öz güvenli ve korkmadan dile getirir. Yani sarmal sürekli bir değişim içindedir ve toplum dinamizmi ile yeniden şekillenebilir.

Çoğunluğun düşüncesinin her zaman doğru olduğu kanısı ve toplumsal dışlanma korkusu suskunluk sarmalının en güçlü sebepleridir. Suskunluk sarmalına kapılmamak için bireylerin kendini ifade edebilme, iyi iletişim kurabilme, özgürlükçü düşünce ve saygı gibi görüşleri benimsemesi ve kişiliklerine bu özellikleri kabullendirebilmesi gerektirmektedir. Sizlerde kendinizi suskunluk sarmalının içerisinde buluyorsanız bütün korkularınızdan arının ve doğru ya da yanlış düşüncenizi en azından ifade edin. Fikirleriniz sizi siz yapan birincil etkenleriniz. Fikirlerinizi saklamanız kendinizi saklamak demektir.

Size ilham olması açısından fikirleri için savaşan bir adamın hikâyesini anlatan V For Vendetta filmini izlemenizi öneriyor ve bu ayki yazımı filmden iki efsane replikle bitiriyorum. Kendinize iyi bakın.

V FOR VENDETTA

“Bir adam yenilebilir, yakalanabilir, öldürülebilir, unutulabilir. Fakat bir fikir 400 yıl sonra bile hala dünyayı değiştirebilir. Fikirlerin gücüne ilk elden tanık oldum. Fikirler uğruna ölen ve öldüren insanlar gördüm. Ama bir fikre dokunamaz, tutamaz hatta öpemezsiniz. Fikirler kanamaz, acı çekmez ve sevmezler.”

Creedy

– öl! geber!

– niçin gebermiyorsun?

– niçin gebermiyorsun?

V For Vendetta

+ bu maskenin altında etten daha fazlası var.

+ bu maskenin altında bir fikir var, bay creedy.

+ ve fikirlere kurşun işlemez.

 

 

 

Yaşar Tuncel

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir