TEKNOLOJİ NE ZAMAN BAĞIMLILIK OLUR? – DR. GÜLAY OĞUZ

Davranışsal bağımlılık altı kriter içerir. Bunlar, dikkat çekme, duygu durum değişimi, tolerans gelişimi, geri çekilme belirtileri, çatışma ve nüksetmedir. Dikkat çekme; bir davranışın kişinin hayatındaki en önemli şey hâline gelmesi ve kişinin fiziksel ya da zihinsel olarak devamlı o davranışla meşgul olmasıdır. Duygu durum değişikliği; belli bir davranışın duygu durum değişimi için düzenli olarak kullanılmasıdır. Burada kullanım amacı bazen daha canlı ve heyecanlı hissetmek olabilirken bazen de aynı davranış tam tersi bir duygu durum için kullanılabilir. Tolerans; duygu durumun değişiminde aynı etkiyi sağlamak için kişinin her seferinde davranış sıklığını, süresini vs. artırmasıdır. Geri çekilme belirtileri ise davranış engellendiğinde ya da herhangi bir sebeple gerçekleşmediğinde kişinin fiziksel ve psikolojik zorlanmalar yaşamasıdır; baş ağrıması, kaygı hissedilmesi, terleme, baş dönmesi gibi. Çatışma; kişinin bir davranışı yüzünden devamlı olarak işinde ya da aile içi ilişkilerinde sorunlar, tartışmalar ve çatışmalar yaşamasıdır. Bu sorunlardan dolayı davranışı bırakmak istese bile hatta bunun için sözler verse bile bırakamaz. Nüksetme ise davranışı bırakmanın ardından yeniden başladığında bağımlı gibi/olarak kullanmaya başlamasıdır. Bireyin herhangi bir teknoloji aracını yukarıdaki kriterlere uyacak şekilde kullanması teknoloji bağımlısı olması demektir. Ancak meseleyi biraz daha somutlaştırmak ve daha netleştirmek için bu noktada teknoloji bağımlılığı alt grupları ve bu araçların ne zaman bağımlılık olabileceği ile ilgili ölçülere yer verilecektir.

Teknoloji Bağımlılığı Alt Grupları

ƒ İnternet Bağımlılığı

ƒ Problemli Online Kumar: Gelirine göre ciddi kayıplar olmasına rağmen oynamak için aşırı arzu ve istek duyulması ve bırakmaya çalışılmasına rağmen bırakılamamasıdır.

ƒ Problemli Online Cinsellik: Aşırı zihinsel meşguliyet ve aşırı zaman harcama ile seyreden online cinsel uğraşıdır.

ƒ Problemli Online Alışveriş: Alışverişin kendisiyle aşırı meşguliyet ve ihtiyaç dışı veya fazlası alışveriş problemlidir.

ƒ Problemli Online Gezinti: İnternetin denetimsiz, sınırsız ve amaçsız kullanımına problemli online gezinti denir. ƒ Problemli Sosyal Medya Kullanımı: Gerçek hayatının önüne geçecek ve günlük hayatını aksatacak şekilde sosyal medya kullanma, gerçek ihtiyaçlarını sosyal medya üzerinden karşılamaya çalışma ya da gerçek kimliğini sanal kimliğinin arkasında kalacak şekilde sosyal medyayı kullanma veya aşırı zaman harcama problemli kullanımdır.

ƒ Problemli Ekran Kullanımı: Gündelik yaşamını ve sorumluluklarını aksatacak şekilde ekran kullanımı problemli kullanımdır.

ƒ Problemli Dijital Oyun Oynama: Gündelik yaşamını ve sorumluluklarını aksatacak şekilde ekran kullanımı problemli kullanımdır.

ƒ Problemli Mobil Cihaz Kullanımı: Fiziksel, sosyal, psikolojik ve zihinsel gelişimi olumsuz etkiliyorsa buna problemli mobil kullanımı denir.

ADIM ADIM TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI:

İlk adım deneysel kullanımdır. Kişi herhangi bir şekilde bir site, bir oyun, bir uygulama vb. duyar ve onu merak eder. . İkinci adım sosyal kullanımdır. Kişinin çevresinde belli bir oyunu oynayan, belli bir siteye giren ya da belli bir uygulamayı devamlı ve düzenli kullanan bir arkadaş grubu varsa o gruba girmek için ya da o grupta kalmak için kendisi de o siteye girer, o oyunu oynar, o uygulamayı kullanır. Üçüncü adım bir amaca dönük kullanımdır. Bu amaçların birincisi zevk almak, diğeri problemlerden kaçmaktır. Boş zamanlarında yapacak çok fazla etkinlik bulamayan, aktif bir sosyal çevreye sahip olmayan insanlar can sıkıntısından kurtulmak için genellikle teknoloji kullanımını tercih ederler. Öte yandan kişi işinden, okulundan ya da kendinden kaynaklanan problemleri çözemediği, çözmek istemediği ya da çözmeye gücü yetmediği için problemlerini bir süre için bile olsa unutmak amacıyla teknoloji kullanımına yönelir. Böylece problemlerinin olduğu dünyadan sıyrılır. Kısa vadede çözüm gibi gözükse de uzun vadede çözülmeyen problemler varlığını devam ettirmekte, çoğu zaman da olduğu gibi kalmayıp büyümektedir.

Dördüncü adım ise bağımlı kullanımdır. Bu adıma gelindiğinde kişinin artık kullanmak için herhangi bir sebebe ihtiyacı yoktur. Merak etsin etmesin, sosyal çevresi bağımlı olsun olmasın, hayatında problemler olsun olmasın kişi artık bağımlısı olduğu teknoloji aracını kullanacaktır. Merak edecek bir şey yoksa arayıp bulacak, sosyal çevresinde kullanıcı yoksa kullanıcılardan oluşan bir sosyal çevre edinecek, bütün vaktini kullanımla dolduracağı için canı sıkılmayacaktır.

 

Aşağıdaki cümlelerin en az 5’ine katılıyorsanız bir cep telefonu bağımlısı olduğunuzu söyleyebilirsiniz:

  • Uyuduğumda cep telefonum ulaşabileceğim yerde durur.
  • Cep telefonumu her zaman yanımda taşırım.
  • Cep telefonumu sık sık kontrol ederim.
  • Cep telefonumu kullanmaktan günlük işlerime vakit ayıramıyorum.
  • Kendimi kötü hissettiğimde cep telefonumu kullanmak bana iyi gelir.
  • Başkalarıyla sohbette veya yemekte birlikteyken bile cep telefonumu sık sık kullanırım.
  • Cep telefonumu kullanmadığım zamanlarda kendimi kötü hissederim.

 

Teknoloji bağımlılığı belirgin psikolojik sorunlar oluşturur. Teknoloji kullanım süresi arttıkça çocuk ve gençlerde düşünce süreçleri bozulur. Kişinin duyarlılıkları azalır, genel sağlık düzeyi düşer. Bu kişilerde obsesif, depresif, kaygılı, düşmanca, korku dolu, şüpheci düşünceler artabilir. Yoğun bir şekilde internet kullanan ve bilgisayar oyunlarıyla zamanını geçiren gençlerin sosyal gelişimleri önemli ölçüde geriler. Özgüvenleri düşer, sosyal kaygı düzeyleri ve saldırganlıkları artar. Yapılan araştırmalar, internette fazla zaman geçiren çocuk ve gençlerin giderek yalnızlaştığını ve yüz yüze ilişki kurmakta güçlük yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Bilgisayar oyunları ise bağımlı kullanım olduğu takdirde zarar açısından internet kadar zararlıdır. Uzmanlar bilgisayar oyunlarının zihinsel fonksiyonlarda bozulmaya yol açtığını düşünmektedirler.

 

Teknolojinin yarattığı bir hastalık olarak görülen hikikomori, kişinin bilgisayar ekranı ile sanal alemde iletişim bağımlılığı geliştirip, kendini sosyal çevreye kapatmasıdır. Bu bağımlı iletişim öyle bir hale geliyor ki, kişi yaşamdaki tüm sorumluluklarını ertelemeye ve aksatmaya hatta temel fizyolojik ihtiyaçlarını bile bilgisayar karşısında karşılama başlıyor. İlk başlarda birçok ihtiyacı karşılar gibi görünen ve keyif veren insan doğasına aykırı olan bu yaşam biçimi zamanla karamsarlık, mutsuzluk, yaşamdan tat almama gibi depresif bir ruh halinin gelişmesine neden oluyor.

 

 

Teknoloji Bağımlılığı ile baş etme önerileri:

  • Güne pozitif ve sağlıklı şeylerle başlayın ve öyle sürdürün.
  • Yatağınıza gitmeden en son 30 dakika önce telefonunuzu kontrol edin. Eğer mesajlarınız, cevapsız aramalarınız varsa dönüş yapmak için ertesi günü bekleyin. Uyku düzeninizi korumayı önceleyin.
  • Cep telefonuyla yapmakta olduğunuz en önemsiz aktiviteyi azaltarak işe başlayın.
  • Bir kişiyle yüz yüze iletişimdeyken cep telefonunuzu uzak bir yere koyma veya kapatma konusunda kendinizle anlaşın.
  • Yemek yerken, arkadaşlarınızla gezerken, ders çalışırken, cep telefonlarınızı kullanmayın
  • Akıllı telefonlarda etkisizleştirmek için yapılabilecek öncelikli işlem telefonun ayarlar bölümünden her tür mobil bildirimi tamamen kapatmaktır
  • Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarının telefonun ana ekranından alınarak telefon menüsünde arka sayfalara mümkünse iç klasörlere taşıyın. Böylelikle aksiyon aşaması zorlaştırılarak uygulamaya giriş süresi uzatılmış ve dolayısıyla aktif bilinç devreye girmeden bireyin kendini teknolojik platformun içinde bulduğu sistem bozulmuş olacaktır
  • Bir içerik sitesindeyken ilgilenilen makaleleri telefonun okuma listesine ya da “Pocket” (https://getpocket.com/) benzeri bir uygulama ile okunacaklar listesine ekleyerek ve okuma işini başka bir zamana ertelemek tercih edilebilir
  • Uygulamaya mobil uygulama (app) üzerinden girmek yerine internet tarayıcı üzerinden girmek ve her kullanım sonrasında hesaptan çıkış (logout) yapmayı deneyin
  • WhatsApp mesajlarına çok acil olmadıkça anında yanıt vermeyin. Bunun aksi yapılarak hemen yanıt verildiğinde aynı şekilde karşılık alınmakta ve mesajlaşma, konuşma formatına girerek süreklilik kazanmaktadır.

 

Bağımlılık, hayatı daha iyi gösterirken, onun içini boşaltan her şeydir.

Clarissa P. Estes

 

DR. GÜLAY OĞUZ

 

 

 

Beğene bileceğinizi düşündüklerimiz...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir