TİCARİ DAVALARDA ZORUNLU ARABULUCULUK – Burcu Turgut Kestek

Share

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olan arabuluculuk, ülkemizde kabul edildiği tarihten bu yana kısa sürede etkili bir şekilde uygulanmaya başlamıştır. Arabuluculuk yönteminin kısa sürede benimsenmesinin önemli sebeplerinden biri, şüphesiz arabuluculuğa başvurmanın bazı uyuşmazlıklar bakımından ‘dava şartı’ olarak düzenlenmesi. Bunun anlamı, bazı uyuşmazlıklar söz konusu olduğunda, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının zorunlu olması. İlk olarak, 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3.maddesi ile bireysel ve toplu iş sözleşmelerinden doğan işçi ve işveren alacakları ile tazminatları ve işe iade talepleri ile ilgili dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu hale getirilmiştir. İkinci olarak ise, 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle yürürlükte olmak üzere, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi ile ticari uyuşmazlıklar bakımından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartı haline getirilmiştir. Ticari uyuşmazlıklar bakımından da arabuluculuğa başvurunun dava şartı haline getirilmesiyle, zorunlu arabuluculuk geniş bir uygulama alanı bulmuştur.

HANGİ TİCARİ DAVALAR İÇİN ARABULUCULUK DAVA ŞARTI?

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.5/A’ya göre, Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda ‘ticari dava’ olarak tanımlanmış olanlardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi veya tazminat talebine ilişkin olanlar hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Getirilen düzenleme uyarınca her ticari dava değil, para alacağı veya tazminat talebini içeren ticari davalar bakımından arabuluculuğa başvuru zorunluluğu getirilmiştir. Türk Ticaret Kanunu 4.maddesi, ticari davaları ikiye ayırarak tanımlamaktadır:

 1) Mutlak Ticari Davalar: Türk Ticaret Kanunu 4.maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen hususlardan, Türk Ticaret Kanunu 4. Maddesinin birinci fıkrasında sayılan ve Türk Borçlar Kanunu ve Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen hususlar ile diğer bazı özel kanunlarda ve mevzuatta ticari dava olarak tanımlanan hususlardan doğan uyuşmazlıklar mutlak ticari davadır. Örnek olarak, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiş olan, anonim şirketler, limited şirketler, bono, çek, eşya ve yolcu taşıma sözleşmelerinden doğan davalar mutlak ticari dava olmakla, davanın konusu bir para alacağı veya tazminat talebiyse dava şartı arabuluculuk söz konusu olacaktır. Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmemekle birlikte, başka kanunlarda düzenlenmiş olan ve Türk Ticaret Kanunu 4.maddesinde sayılan davalar da mutlak ticari dava olarak kabul edilmiştir. Bunlar;

 

  • Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen rehin karşılığı ödünç verme işinden kaynaklanan davalar,
  • Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen malvarlığı veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi ile ilgili davalar,
  • Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen rekabet yasağına ilişkin uyuşmazlıklar,
  • Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen yayım sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklar,
  • Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen kredi mektubu veya kredi emrinden doğan davalar,
  • Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen komisyon sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklar,
  • Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcılarına ilişkin uyuşmazlıklar,
  • Fikri Mülkiyet Hukukuna ilişkin mevzuatla ilgili uyuşmazlıklar,
  • Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar,
  • Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve diğer kurumsal firmalara ödünç verme işi ile ilgili düzenlemelerden doğan davalar,
  • Özel hükümler gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklar mutlak ticari davadır.

 

 2) Nispi Ticari Davalar: Her iki tarafın tacir olduğu ve ticari işletmesiyle ilgili olan hususlardan doğan davalar nispi ticari davadır. Bununla birlikte, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olmak koşuluyla havale, saklama ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar da nispi ticari davadır. Yine nispi ticari davanın bir para alacağı veya tazminat talebi içermesi halinde dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması zorunlu olacaktır.

Belirtmek gerekir ki, ticari dava tanımına dâhil olan bir alacak talebiyle ilgili icra takibi yapılması ve takibe itiraz edilmesi halinde, itirazın iptali davası dava şartı arabuluculuk kapsamında olacaktır. Yine, ticari dava tanımına dâhil olan bir borçla ilgili, borçlu olunmadığına ilişkin açılacak menfi tespit davası için de arabuluculuğa başvurulması dava şartı olacaktır.

Arabuluculuk sürecine başvurma, süreci devam ettirme ve sonlandırma konusunda taraf iradeleri esas olmakla birlikte, dava şartı arabuluculukta sürece başvuru zorunlu, süreci devam ettirmek ve sonlandırmak ise taraf iradelerindedir.

Ticari davalar için zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunda, arabulucu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmalıdır. Bu süre, arabulucu tarafından gerektiğinde en çok iki hafta daha uzatılabilir.

 

 

 

Burcu Turgut Kestek

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir