UMUT KUZEY: ANADOLU GENÇLİĞİNE GÜVENDİK

Share

Sokak çocuklarından kurduğu koro ile uzun süre etkinliklerde yer aldı. Adana 15 konserden oluşan bir yardım kampanyasını başlattı. Umut Kuzey bu çalışmaları sırasında sokak çocukları için bestelediği “sokak çocuğu” isimli şarkıda içinde olmak üzere 3 şarkılık CD hazırladı ve gelirini derneğe bağışladı. Umut Kuzey Sokak Çocukları Derneği ile çalışmalarına halen devam etmektedir. Bu ilk kayıt tecrübesini gerçekleştirdiği Cd Bölgesel olarak yüksek satış rakamlarını yakaladığı sırada İstanbul’dan gelen albüm teklifi ile profesyonel müzik dünyasına adımını attı.

O günden sonra 2002’de Çıkageldi Aşk, 2006’da Duvardaki Resimler, 2009’da Al Beni, 2012’de ise Sorma albümlerini çıkaran rock müziğin önde gelen ve sevilen isimlerinden biri olan Umut Kuzey Anadolu’da kaybolan festival kültürünü yaşatmak için Milyon Yapım olarak çalışmalara başladı ve bugün Türkiye’nin en kapsamlı festivallerinden birinin mimarı olarak çalışmalarını sürdürmekte.

Umut Kuzey Milyon Yapım olarak Samsun’da düzenlediği Samsun Gençlik Festivali kapsamında Samsun’a gelerek festivalde sahne aldı. Hayranlarına unutulmaz bir konser veren başarılı sanatçı sahne sonrasında HABERHAYAT’ın sorularını yanıtladı.

HABERHAYAT: Umut Bey sizi tanımayan okuyucularımız için müzik hayatınızın nasıl başladığından bahsedebilir misiniz?

UMUT KUZEY: Tabi ki. Marmara üniversitesi beden eğitimi bölümü mezunuyum. Beden eğitimi okuduğum dönemde ve sonrasında da müzikten de söz yazarlığından hiç kopmadım. Müziğe başlamamda yine üniversite döneminde Barış adındaki oda arkadaşımın ud çalması ve benim ona özenmemle oldu. Barış udunu dolabına saklardı bende oradan alır ve ud çalmaya çalışırdım. Ud perdesiz bir enstrüman olduğu için doğru sesi bulmanın zor olduğu bir enstrüman. Bu dönemde ud ile uğraşarak kulağımı geliştirme şansı yakalım. Sonrasında ise kendime aldığım bir gitar ile kurs falan almadan kendi çabalarımda İstanbul Beyoğlu tünelden aldığım kitaplardan akorlar öğrenerek gitar çalmaya ve kendi şarkılarımı yapmaya başladım.

HABERHAYAT: Peki yükselişiniz nasıl oldu?

UMUT KUZEY: Adana’da aktivite müdürlüğü yaptığım yerde bana bir yerel kanalda müzik programı yapar mısın diye teklifte bulundular. Bende kabul ettim ve hobi olarak televizyonda müzik yapmaya başladım. Bu süreçte kendiliğinden fanlarım oluştu. Aynı zamanda kimsesiz çocuklar yararına besteler yapıp sokak çocuklarından kurduğum koroyla konserler düzenlemeye de başlamıştım. Bir süre sonra bildiğiniz keşfedildim ve İstanbul’a geldim. 2002 yılında ilk albümümü yaptım ve bu zamana kadarda hep İstanbul’da yaşadım. Tabi festival ve turne zamanları uzun süre farklı şehirlerde oluyoruz. Sektörün içerisine girdiğim günden bu zamana kadar söz yazarlığı, beste, organizatörlük, televizyon programcılığı, yapımcılık klip ve film çekim şirketi gibi sektörün birçok alanında faaliyet gösterdim ve göstermeye devam ediyorum. Bütün bu süreç içerisinde edindiğimiz bilgi ve tecrübeler ışığında da Milyonfest ile Türkiye’nin birçok yerinde ve Anadolu da festivaller yapıyoruz.

HABERHAYAT: Bu festivallerin başlama süreci nasıl gelişti. Nasıl karar verdiniz böyle bir şeye?

UMUT KUZEY: 2014 yılında kendi turnemi yapmaya çalışırken Anadolu’da festival kültürünün bittiğini ve artık festival yapılmadığını fark ettim. Nedenini araştırırken turne kapsamında düşündüğüm Zeytinli’de bana yer vermek istemediler. Bir kez gittim vermediler, sonra gittim, bir daha istedim, yine vermediler derken kaçıncı seferde olduğunu hatırlamıyorum ama yaklaşık bir ay sonra bir konser alanı tahsis edilmesi konusunda kendileri ikna etmeyi zorda olsa başardım. Orada ilk yıl yaptığım etkinlik o kadar güzel oldu ki ikinci sefer yer konusunda sıkıntı çıkarmadılar. 3 yıl üst üste orada festival düzenledim. Zeytinli festivali o kadar güzel bir hal aldı ki ben bunu Anadolu’nun her yerinde yapmalıyım dedim. Herkes gibi İstanbul’da Ankara’da değil daha doğuda Adana’da Mersin’de Samsun’da, Kayseri’de, Eskişehir’de, Konya’da sırasıyla bu festivalleri yapmaya başladık. Tabi her şehirde ilk başlarda yer konusunda sıkıntılar yaşadık. Önümüze farklı farklı engeller koydular. Ama bir konuda önder olabilmek bir önderi örnek alabilmekten geçer. Bende öyle düşünerek yaptığım işin gelecek nesillere katkı sağladığına olan inancımla bu işi yapmaya devam ettim. Bazen zarar ettim ama yine de vazgeçmedim ve vazgeçmeyeceğim. Gittiğimiz yerlerde ki gençlerin enerjisi bize desteği ve oralarda yaşadığımız güzellikler bizim yılmamamız açısından her zaman bizi kamçıladı ve asla vazgeçmedik.

HABERHAYAT: Anadolu’da konser hele de festival düzenlemek riskli değil miydi?

UMUT KUZEY: Kesinlikle öyleydi ama cesaret gösterdik. Anadolu gençliğine güvendik. Mesela ilk kez Kayseri’de festival yapacağımız zaman bize Kayseri’de festival mi olur dediler. Ama oraya gittiğimizde gördük ki herkes yanılıyor. Gençliğin stresini atması, hayranı olduğu sanatçıları canlı izleyebilmesi ve moral motivasyon kazanarak enerji depolayabilmesi gerekiyor. Şu an bu gençlik buna aç. Bende genç yaşlardayken çok isterdim böyle birçok sanatçıyı birden uygun fiyata canlı olarak izleyebilmeyi ve festivaller düzenlenmesini ama bizim zamanımızda böyle bir şey yoktu. Bu yüzden yaptığımız işi ayrıca seviyoruz.

HABERHAYAT: Uzun süredir albüm yapmıyor olmanızda festivallerin etkisi var mı?

UMUT KUZEY: Festival işi o kadar yorucu ve yoğun ki bırakın albüm yapmayı tabiri caizse başımızı kaşımaya vaktimiz olmuyor. Şuan stüdyoda kaydedilmiş İskender Paydaş’ın davullarını çaldığı, Tarkan Gözübüyük gibi bir dev ismin basgitar çaldığı, Metin Türkcan’ın ellerini koyduğu şarkılarım var ama maalesef festival yoğunluğundan dolayı hazırlayamadığımız parçalarımız var.  Benim için yeni bir şarkı çıkarmak, yeni bir albüm yapmak, bunları gelecek nesillere aktarmak önemli olsa da genç, yetenekli ve yeni şarkıcıları Anadolu’da bulunan gençlerimize ulaştırmak ve onları buluşturabilmek şuanda çok daha önemli. Bu yüzden şuanda önceliğimiz festivallerimiz.

HABERHAYAT: Bu kadar ünlü ismi 4 günde ve art arda sahneye çıkarmak oldukça zor olmadı. Bunu nasıl başarıyorsunuz. Bu kadar önemli isimleri bir araya nasıl topluyorsunuz?

UMUT KUZEY: İlk başlarda çok zorlanmış olsak da birlikte çalıştığımız sanatçılar artık ailemiz gibi oldu. Her yıl birçok şehirde hep birlikte sahne alıyor aynı otellerde kalıyor ve bu yükü birlikte çekiyoruz. Hiçbir ayrı gayrımız yok. Mesela dün sabah Selda ablayla ( Selda Bağcan ) kahvaltı yaptık. Sanki aile kahvaltısındaymış gibi bir kahvaltı oldu. Öyle hissettim. Mor ve Ötesi Harun sahneden sonra yanıma geldi bana sarıldı. Sohbet ettik. Sanki teyzemin oğluyla sarıldı da onunla sohbet ettik. Yani artık bu konularda çok zorlandığımızı söyleyemem.

HABERHAYAT: Festivalin size göre bir fikri amacı var mı yoksa tek amaç eğlencemi?

UMUT KUZEY: Hayır. Bu bir kültür ve biz ulaşabileceğimiz kadar fazla şehre ulaşıp bu kültürü yayacağız. İstedikleri kadar engel olmaya çalışsınlar biz bu kültürü onlara anlatmayı başaracağız. Çünkü bunu alkolle ve farklı şeylerle bağdaştırmaya çalışanlar var. Sadece eğlence olarak görenlerde var. Ama kesinlikle öyle değil. Bakın bu kültürün özü şu; Hangi tercihlerin sahibi olursa olsun, ister alkol içsin, ister su içsin, ister tesettürlü olsun, ister dekolte giysin, ister Athena dinlesin, ister Selda Bağcan kim olursa olsun farklı düşüncelerden ve yaşayışlardan genç kardeşlerimizin bir arada eğlenebileceklerini aynı bayrak altında barış içinde yaşayabileceklerini gösteren ve ispatlayan bir kültür ve biz bunu yapmaya devam ettiğimiz sürece farklı görüşlerde de olsa herkes bir arada barış içerisinde birbirine anlayış göstererek yaşamayı öğrenecek. Bunu bu gençlerle birlikte bu insanlara anlatacağız ve kanıtlayacağız.

HABERHAYAT: Samsun’da da alan konusunda sıkıntı yaşadınız mı?

UMUT KUZEY: Samsun’da da konser alanını zaten kiralıyoruz ama kamp alanı için oldukça sıkıntı yaşadık. Son 2 güne kadar bize kamp alanı vermediler. Neredeyse festivali iptal etme durumuna geldik. Neyse ki son anda bize kumsal istememize rağmen zor da olsa bir çim alan tahsis ettiler. Zaten çadır sayımız için yetersiz bir alandı ve şanssızda bir durum oldu ve ilk gün yağmur yağdı. Kamp alanında bulunan gençler çamur içerisinde kaldı. Kumsalda olsa yağmur yağsa bile çok sorun olmuyor. Ama çimde sorun oldu. Bu şekilde olursa ve seneye yine kamp alanı konusunda sıkıntı yaşarsak, Samsun’da festival yapmayabiliriz. Çünkü bu yıl insanlar zor durumda kaldı.

HABERHAYAT: Bu yıl sahne alan isimler arasında Sena Şener’de vardı. Son zamanlarda oldukça popüler onun hakkında ne düşünüyorsunuz?

UMUT KUZEY: Sena Şener gerçekten Türkiye’nin önümüzdeki yıllarına damga vuracak çok başarılı bir ses. Büyük bir ses olması bir tarafa çok iyi aile terbiyesi almış, ne konuştuğunu, ne yaptığını bilen, yaptığı işleri ifade edebilen ama kibirlenmeyen, çok özel bir insan ve gerçekten gelecek vadediyor. Sanatçı seçimlerimizde de başarılı olmalarının yanı sıra festivallerimizin ana fikrine, kültürüne uygun bu şekilde sanatçıları seçmeye özen gösteriyoruz. Festivalde sahne alan bütün sanatçılarımız için bunları içtenlikle söyleyebilirim.

HABERHAYAT: Basma Sakın Toprağıma Dur Amerika! Adında bir şarkı yapmış hatta klip bile çekmiştiniz. O dönemde nasıl tepiler aldınız?

UMUT KUZEY: Nasıl tepkiler alabilirim ki? Hiçbir yerde çalmadılar, çalmak istemediler. Klibi bile birkaç yerde zorla yayınlatabildik. Korktular. Bende inadına her çıktığım konserde ve festivalde söyledim, söylüyorum ve söylemeye de devam edeceğim. Bizi eleştirdikleri şeylerin hepsi hikaye asıl çekindikleri şeyler bunlar. Bizim böyle şeyleri açıkça dile getirebiliyor olmamız. Biraz tarih bilgisi olan ve araştıran herkes neyin ne olduğunu gayet iyi görür ve anlar. Tepkiler umurumuzda değil.

HABERHAYAT: Sürekli sahnelerdesiniz. Sahnede yaşadığınız ve hiç unutamadığınız farklı bir anınız var mı?

UMUT KUZEY: Sahnede olmak, şarkı söylemek ve çalmak her an farklı sürprizlere gebedir. Yani çok fazla unutamadığım anım var. Ama bir tanesini anlatayım. Yanılmıyorsam 2007 yılıydı. Bolu Konuralp’te belediye konseri vardı ve organizatör beni zorla kabul ettirmiş. Çünkü belediye başkanı beni tanımıyormuş. Bu sebepten dolayı da sahne öncesinde bir takım zorluklar yaşadık. Bize prova şansı bile tanımadılar. Sadece sahneye çıktığımızda 5 dakika kadar line check yapabildik. Ama orada tarihi bir amfi tiyatro var ve atmosfer, seyirci muhteşem. Bir şarkı, iki şarkı, üç şarkı derken seyirci koptu. Eşarplarını sallayan teyzeler falan acayip bir ortam oluştu. Neyse sahne bittiğinde belediye başkanı bana plaket vermek için sahneye davet edildi. Ama ben bizi istemediğini bildiğim için kendisine uzak duruyorum. Mikrofonu eline aldı ve seyirciye eğlendiniz mi? diye sordu. Tabi konser harika geçti. Alkış kıyamet falan derken belediye başkanı sahnede mikrofon elinde bana dönüp bu var ya bu tam bir p…. Dedi. ☺

Dondum kaldım. Var mısınız yarında bu çıksın sahneye dedi. Tabi yine alkışlar falan ama ben hala söylediği sözün etkisinde şoktayım. Ne diyor bu, nasıl konuşuyor sahnenin ortasında falan diyorum. Kamera şakası olduğunu düşünüyorum. Tekrar bana dönüp söz mü lan… çıkacak mısın yarında dedi.☺

Herkes hem alkışlıyor hem gülüyor. Hayatımda ilk defa sahnede ve bu şekilde tabirlerle bir teklif almıştım. E orada olmaz deme şansınız zaten yok. Tamam dedim. Sahnede el sıkıştık ve ertesi gün tekrar aynı yerde sahne yaptık. Bu anımı hiç unutamam mesela. Meğer bana hakaret etmiyormuş. Sevgi sözcüğüymüş onlar. ☺

HABERHAYAT: Bizim için oldukça keyifli bir sohbet oldu. Sahne sonu röportajları genelde yorgunluk sebebiyle zor olur. Bu yüzden bize bu sohbet imkanını tanıdığınız için ayrıca teşekkür eder başarılarınızın devamını dileriz. Umarım bir dahaki yılda burada olursunuz.

UMUT KUZEY: Hislerimize aracı olduğunuz ve festivalimize ilgi gösterdiğiniz için biz teşekkür ederiz.

 

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir