Varis Tedavasinde Modern Yöntemler

Share

Kadınlarda erkeklere oranla çok daha fazla görülen varis, en sık görülen damar hastalığıdır. Yaşın ilerlemesi ile beraber artış gösteren varis; ağrı, kaşıntı, ayak bileğinde şişme, gece krampları, yüzeysel tromboflebitler, venöz, ayak bileğinde cilt değişiklikleri ve kanama gibi şikayetlere neden olur.
Medicana Samsun Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Bölümünden

Op. Dr. Murat Küsdül, varis tedavisinde modern yöntemler konusunda bilgi verdi;
VARİS NEDİR?

Varis, toplardamarların organik bir sebep olmadan genişlemesi, uzaması ve kıvrımlı hal alması olarak tanımlanır.
EN FAZLA HANGİ YAŞ GRUBUNDA GÖRÜLÜR?

Variköz venler, önemli bir sağlık problemidir. Erişkinlerdeki sıklığı değişik coğrafi varyasyonlar göstermekle beraber yaşın ilerlemesi ile giderek artar. Bacak varisleri, muayenehane pratiğinde en sık karşılaşılan damar hastalığıdır. Yetişkin nüfusun yüzde 15-20’sini etkiler. Kadınlarda erkeklere oranla 2-4 kat daha fazla görülürken ailesel geçiş oranı yüzde 50’den fazladır.

VARİSLER KAÇ TÜRLÜDÜR?

Varisler, primer veya sekonder olabilir. Primer varisler konusundadır. Günümüzde en çok kabul gören teori, kalıtımsal ven duvarındaki zayıflık ve venlerdeki kapakçık yetmezliği, venöz hipertansiyondur. Sekonder veya edinsel variköziteler, venöz kapakçıkların travma, derin ten trombozu veya enflamasyon gibi nedenlere bağlı hasar alması sonucu meydana gelir. Bir ekstremitede kıvrım yapmış belirgin variköz oluşumlarının yanında daha küçük çaplı telenjiektazik, retiküler tarzda oluşumlar da bulunabilirler. Bu oluşumlar elle hissedilemeyen, ciltte yüzeysel yerleşim gösteren 1 milimetre veya daha küçük çaplı mavi veya kırmızı çizgisel renk değişiklikleri olarak görülürler.
Bölgesel olarak yıldız şekilli veya örümcek ağına benzer yaygın yaygın çizgisel oluşumlar olup tüm bacağı sarabilirler. Hastadan hastaya değişmekle birlikte bir ekstremitede bu oluşumlar, birlikte veya ayrı ayrı yerleşim gösterebilirler.
Bölgesel olarak yıldız şekilli veya örümcek ağına benzer yaygın yaygın çizgisel oluşumlar olup
tüm
bacağı
sarabilir.

VARİS OLUŞUMUNU
KOLAYLAŞTIRAN
FAKTÖRLER

Epidemiyolojik çalışmalarda
varis patofizyolojisinde rol
oynayan birçok etken öne
sürülmüştür. Bu çalışmalarda
aile öyküsü (kalıtım), riskli yaşam
tarzı ve sigara kullanımı, venöz
yetmezlik tespit edilen hastalarda
daha yüksek oranlarda saptandığı
için önde gelen risk faktörleri olarak
gösterilmiştir. Aile öyküsünün pozitif
olduğu hastalarda, varis görülme riski
4.4 kat daha fazladır. Uzun süre ayakta
kalmak ya da uzun süre oturarak iş yapmak
bir risk faktörü olduğu gibi, günde 4 saatten
fazla ayakta kalanlarda yüksek grade venöz yetmezlik
gelişme riskini 2.7 kat artırır.
•Uzun süre ayakta durmak
•Hamilelik
•Şişmanlık
•Oturarak çalışmak
•Hareketsizlik
•Yaşlılık
•İlaç kullanımı (Doğum kontrol hapları, menopoz
döneminde kullanılan hormon replasman tedaileri)

VARİS HASTALIĞI VE SIK KARŞILAŞILAN
ŞİKAYETLER

Hastaların en yaygın semptomları bacaklarının görüntüsünün
bozulmuş olması ile uzun süre ayakta durunca ortaya çıkan
bacak ağrısı ve bacaklarda ağırlaşma hissidir. Semptomlar
anatomik defektin derecesiyle ili olmayabilir. Bazen hasta
variköz damarı zedeleyebilir. Bu durumda belirgin bir
kanama görülebilir. Bacak varislerinin bir komplikasyonu
yüzeysel tromboflebittir, ciddi bir ağrı ve hareket kısıtlılığına
yol açabilir. Uzun süreli bacak varislerinde kronik ayak
bileği şişliği, staz dermatiti ve bacak ülserleri gelişebilir.
Uzun süre ayakta durma veya obezite (şişmanlık) tüm bacak
varislerinin daha semptomatik hale gelmesine neden olurlar.
•Ağrı
•Kaşıntı
•Ayak bileğinde şişme
•Gece krampları
•Yüzeysel tromboflebitler
•Venöz ayak bileği cilt değişiklikleri (pigmentasyon, egzama,
lipodermatoskleroz ve açık yara)
•Kanama

VARİS TEDAVİSİ

Varis tedavisinde amaç; yaşam kalitesini artırmaktır. Hastalık
genellikle iyi huylu seyir gösterip hastaların çoğunda
ameliyat gerekmez ve konservatif tedavi yöntemleriyle
iyi sonuçlar alınır. Bu nedenle semptomlar, çok ciddi
değilse girişimsel tedavilerden kaçınılmalıdır. Semptomlar
hastanın yaşam kalitesini ciddi olarak etkiliyorsa tedavi
düşünülmelidir. Bazen büyük varisleri bulunan hastalarda,
kanama veya ülserasyon gibi komplikasyonlar gelişirse daha
agresif cerrahi tedavi yöntemleri denebilir.
Etken sebepler ortadan kaldırılmadıkça (fazla kilo, uzun süre
ayakta durma, östrojen kullanımı) variköz ven oluşumunun
belirli bir süre sonra tekrarlayacağı unutulmamalıdır.
Tedavi İki Başlık Altındadır
İlk olarak görünen varislere dışarıdan uygulanan lazer veya
köpük tedavisidir. Bu tedavi genellikle kozmetik amaçlıdır ve
derindeki damar yetmezliğine katkısı yok denecek azdır.
Asıl tedavi yukarıda belirttiğimiz derindeki ve yetmezliğe
sebep olan damarlara yönelik müdahaledir. Bunu tedavi
etmeksizin sadece dışarıdan görünen varisleri yok etmek asla
kalıcı bir çözüm olmaz ve hastalık ilerlemeye devam eder.
Daha önceleri spinal anestezi ile yani belden uyuşturma
sonrasında, kasık ve diz kapağı bölgesine yapılan açık
ameliyatla tedavi sağlanırken, günümüzde bu tedavinin
yerini kapalı yöntemler almıştır. Kapalı yöntemler olarak,
lazer veya radyo-frekans yöntemi ve sonrasında geliştirilmiş
olan ‘embolizasyon’ yöntemi ile hastalarımız sağlığına daha
kolay kavuşmaktadır.

VARİS TEDAVİSİNDE KAPALI YÖNTEM;
EMBOLİZAN AJAN TEDAVİSİ

Hastanemizde başarılı şekilde uygulanan embolizasyon
yöntemi ile herhangi bir anestezi yani narkoza gerek olmadan
işlem yapılmaktadır. Bacakta herhangi bir kesi olmaksızın,
bir iğne ile ultrason eşliğinde diz kapağı üstünden derindeki
hasta damara girilmekte ve damar içinden kasık bölgesine
kadar ulaşılmaktadır. Embolizan ajan dediğimiz bir sıvının
damar içine uygulanması esasına dayanan bu yöntem 10-
15 dakika sürmekte ve hasta müdahale sonrası yarım saat
içinde yürüyerek taburcu olmaktadır.

VARİSLERDE EMBOLİZAN AJAN
TEDAVİSİNİN ÜSTÜNLÜKLERİ NEDİR?

-Genel veya spinal anestezi gerektirmez.
-Isıya bağlı deri, sinir hasarı ve uyuşma riskini ortadan
kaldırır.
-Hasta aynı gün işine ve günlük hayatına geri dönebilir.
-İz bırakmaz.
-İşlemden 30 dakika sonra hasta rahatlıkla ayağa kalkabilir.
-İşlem yapılan damar bölgesinde kalıcı sertlik ve germe hissi
kalmaz.

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir