ZAMANA DİRENEN BAŞKENT HATTUŞA – Erkan Ayçam

Share

-Hatti nin büyük kralı Murşili nin oğlu, Hatti nin büyük kralı Muvatalli dedi ki!
Göğün güneş tanrıçası göğün kralı fırtına tanrısı Hatti ülkesinin koruyucusu olan tanrılar benim efendim olan siz beni Hatti ülkesinin hakimi yaptınız. Fırtına tanrısı efendim. Bana ışığını ver Güneş tanrıçası efendim bana sıcaklığını ver. Yanımda ol önümü aç…

 

 

 

 

 

 

 

Hititlerin ayakları altında eskimiş bir halı… Boğazkale
Ve Anadolu’nun en ince nakışlarıyla süslenmiş motifi HATTUŞA.
-Medeniyet beşiği
-Dünya Mirası
-Tanrının lütfü
BOĞAZKALE dünyanın en eski tarih ve kültür merkezlerinden biridir. İnsanlık tarihinin ilk çağlarından başlayarak günümüze kadar uzanan Hitit uygarlığı Boğazkale’yi zengin bir kültürün mirasçısı yapmıştır. M.Ö 1200 yıllarında Hitit egemenliği ve Hititlerin ortaya koyduğu uygarlık düzeyiyle Boğazkale uluslararası üne kavuşmuştur.
Anadolu’nun baştan çıkaran davetine kulak verdiğinizde sizi bekleyen soluk kesici duraklardan en önemlisi Hattuşa’dır. Topraklarında Hitit mucizelerinin cüretkarca sergilendiği adeta bir sanat galerisi görünümünde olan Boğazkale Anadolu kültür mozaiğinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Hattuşa gökte bir yıldız çölde bir vaha Anadolu’da bir şiirdir. Ve Hattuşa güzelliğini eşi bulunmaz Hitit kalıntılarından almaktadır. Ve araştırmacılara göre kazı çalışmaları en az 500 yıl daha sürecek uzun bir sürece ihtiyaç duymaktadır.
Günün her saati farklı renklere bürünen Yer kapı’dan Boğazkale yi seyretmek tepeleri ve küçük vadileri saran Hitit kalıntılarını izlemek insana bambaşka bir huzur veriyor. Bir zamanlar milyonlarca kilometre kare toprağa ve üzerinde yaşayan insanlarına hükmeden bir imparatorluk…
-zamanının en büyük askeri gücüne sahip bir imparatorluk
-Eski çağa damgasını vuran hala gizemli hala keşfedilmemiş bir imparatorluk/dönemin süper gücü HİTİT imparatorluğu…
Hayal ediyorsunuz kurulan pazarları, kervanları, tanrılarına kurban sunan insanları ellerini havaya kaldırarak tanrılarına yakaran kral ve kraliçeleri.
Neresinden bakarsanız bakınız doğanın tüm renkleriyle birleşen ve birleştiği yerde ziyaretçilerinin hayranlık içerisinde bırakan Boğazkale ilçesinin tarihi değeri ve ziyaretçi sayısı her geçen gün artmakta ve önem kazanmaktadır.
Hakkında her yıl ciltlerce kitap yazılan Hitit medeniyeti Boğazkale ve Çorum’a eşi bulunmaz bir nimet bırakmıştır. UNESCO’nun dünya kültür miras listesinde 176 sıra numarasıyla kayıtlı olan Boğazkale ‘de şehir surları içinde kalan kale, tapınaklar, saraylar ve yönetim binaları arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılmış ancak Hitit halkının oturduğu yerleşim mekânları şehir surlarının dışında olduğu için henüz gün ışığına çıkarılamamıştır.

 

 

 

 

 

 

VE TÜM SUR KALINTILARINA BAKINCA KALE KOMUTANININ SESİ SANKİ KULAKLARIMIZDA ÇINLIYOR….
– Gün batınca kent kapıları içeriden kapansın ve sürgüleri takılıp mühürlensin, gözcü kulelerinin kapıları kapatılıp sürgülenip mühürlensin. Surların üzerinde oturulmasın, duvarlarda ateş yakılmasın. Kalenin içine yabancı sokulmasın.

Güneşin bir başka battığı, güneşin batışını izleyenlerin kalplerinin bir başka attığı yer; HATTUŞA.
Doğanın ve Hititlerin elinden her köşesinde farklı fırça darbeleriyle süslenmiş iki tepe arasına serpilmiş enteresan bir tablo BOĞAZKALE.
4000 yıl karanlıkta kalmış bir kültürü yorumlamak ve her parçası bir yere dağılmış verilere ulaşıp Anadolu’nun büyük bir kısmından kuzey Suriye’ye kadar egemenlik kuran Hititlerden kutsal kitaplarda söz etmektedir. Hititlerin başkenti Hattuşa Boğazkale’de ören yerlerindeki kale surları, kale giriş kapıları ve duvar kalıntılarının arasında dolaştığınızda geçmişin tarihten gelen seslerini duyabilir; M.Ö 1200 lü yıllardan günümüze yansıyan sevinçleri kederleri savaşlardaki çığlıkları zafer nidalarını bu gün bile hissedebilirsiniz.
Ve Hattuşilinin,tanrıça İştarın 4000 yıl öncesinden sesini duyar gibi olursunuz…

Kardeşim Muvatalli tahta oturunca Hatti ülkesinin ordusunu ve arabalı savaşçılarını bana teslim etti ve yukarı ülkeyi de yönetimime verdi. Efendim tanrıça İştar beni koruması altına aldı ve karıma rüyada göründü… Şöyle dedi… Kocana yol göstereceğim ve tüm Hattuşa kocanın yanına dönecek.
Ben İştar ! Bütün Hatti topraklarını Hattuşili den yana döndürdüm…

Boğazkale nin her köşesi tabiat ananın ve Hititlerin ellerinde şekillenen vadilerle, Hititlerin kayaları oyarak oluşturduğu kale giriş kapıları, kabartma duvar resimleri ile nefes kesici bir yağlı boya tabloyu andırmaktadır. Boğaz kale’yi “bir varmış bir yokmuş diye başlayan masalların prenslere ve prenseslere ev sahipliği yaptığı bir rüya kenti olarak düşünebilir Hititler ile ilgili anlatılan hikâyeleri mistik birer öykü gibi dinleyebilirsiniz.

GİRİŞ/ALT SES/ERKEK SES

“Bir varmış bir yokmuş” zaman Hititler zamanıymış
Evlerden birinde kavga gürültü hiç eksik olmazmış…
-baba ile oğul
-koca ile karısı
-erkek kardeş ile kız kardeş her zaman kavga ederlermiş. Bu duruma çare bulamayınca bir büyücüye başvurmuşlar. Büyücü kadın onlardan kurban etmek için bir keçi istemiş… Keçiyi keserken şu sözleri söylemiş…

-“KAVGA ETTİKLERİ ZAMANKİ DİLLER, KÖTÜ SÖZLER BU KEÇİ GİBİ KESİLSİN, BU KEÇİ NASIL BİR DAHA GÖKYÜZÜNÜ VE YAVRULARINI GÖRMEYECEKSE, KÖTÜLÜKLER LANETLER BU KİMSELERİ GÖRMESİN”

İşte ondan sonra bir daha o evde kavga sesi duyan olmamış… Evet, bizler sizlere Hititlerin gizemini anlattık… Sizler izleyip dinlediniz.
ANCAK SİZLER HİTİTLERİN BAŞKENTİ HATTUŞA’YA GELEREK ANLATTIĞIMIZ BÜYÜYÜ HİSSETMELİ,TARİHİN GEÇMİŞTEN GELEN SESLERİNİ BOĞAZKALEDE DUYMALISINIZ….

BİTMEYEN VE ZAMANA DİRENEN ÖYKÜ….HATTUŞA

Erkan Ayçam

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir